Sahte reçete yolsuzluğunda neredeyse sona yaklaşıldı...

Sistem daha tam oturmadı ama bu konuda hummalı bir çalışma var!

Bu sıralar hastaların ilaca erişiminde sıkıntı yaşansa da konuştuğumuz yetkililer kısa bir süre sonra yeni sistemin tam olarak devreye girmesiyle birlikte tüm sıkıntıların geride kalacağını söylüyorlar...

Krizin çözülmesi için serbest hekimler ile eczacılar sözleşmeye imzalarını atınca tünelin ucundaki ışık görüldü!

Sigortalar şu anda eczacılardan başvuru dilekçesi bekliyor ne kadar çok eczane o kadar rahatlama getirecek...

İsteyen ilacını alıp faturayı sigortalara verecek parasını alacak isteyen yine bunu eczaneler kanalıyla eskiden olduğu gibi yapacak!

Burada çok önemli olan yeni sistemin sekteye uğramaması...

Zira sisteme zaman zaman parmak atanları da bilmiyor değiliz!

...

Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar yetkileri olmayan bizim hekimler birliği de halen krizin devam etmesini isteyen açıklamalar yapıyorlar!

Bu bize göre iyi niyet gösterisi değil aksine çalışmalara takozdan başka bir şey değildir...

Resmen çağrıda bulunuyorlar, imza atmayın diye!

Çünkü onların dertleri bambaşka...

Soruşturmaların tamamen kaldırılmasını istiyorlar!

Bunun Türkçesi suç işleyenlerin dosyasının kapatılmasıdır...

Aksi varsa söylesinler!

Bazı hekimler işledikleri suçu itiraf ettikleri halde hekimler birliğini böyle bir istemi ancak abesle iştigalden öte bir şey değildir...

Kesinlikle kabul edilemez!

Hem kendi mesleklerine hem de ülkeye yazık ediyorlar...

...

Oysa biz sahte reçete skandalının yaşandığı ilk günlerden itibaren bununla birlikte artık bu ülkede temiz eller operasyonunun başlatılmasını bekliyorduk...

Ama ne yazık ki başaramadık!

Ve bu ülkede hala hırsızlığın ve yolsuzluğun bazı örgütlerin engeline katıldığına şahit olduk...

Hele de bunlar içinde hekimlik gibi çok onurlu bir meslek sahipleri olunca insanın inanası bile gelmiyor!

Hem suçlulara sahip çıkıyorlar çok daha önemlisi hasta haklarını dibine kadar ihlal ediyorlar...

Ettikleri Hipokrat yemini hak getire!

Tabipler Birliği ayıp ediyor, yazık ediyor, yaptıkları hiç de kendilerine yakışmıyor...

...

Gözbebeğimiz DAÜ konusunda nedense kimse konuşmuyor ya da onlar da neyin nasıl olacağını bilmiyor...

Bu derin sessizliğin ardından da özelleştirmenin geleceğini söyleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor, çalışanların endişesi de tavan yapmış durumda!

Bu arada ilgili bakanın geçenlerde bir TV programında özellikle akademisyenler için söyledikleri hoş olmadı...

Bazı hocaların standartların üzerinde maaş alması kesinlikle onların değil eski yönetimlerin suçudur!

Ayrıca bir devlet yöneticisi ortaya nifak tohumları atacağına aksine çözüm yolları bulup bunu uygulamaya sokmalıdır...

Bu kafayla gidersek başarılarıyla övüneceğimiz bir DAÜ kalmayacak, iş işten geçmiş olacaktır!

...

Çok büyük ihtimalle yaşanan mülteci dalgasında Akdeniz cansız bedenler denizine döndü...

Cesetler hem Türkiye hem de buzun kıyılarımıza vuruyor!

İsimleri yok cisimleri yok, birçoğunun kadın mı erkek mi olduğu bile bilinmiyor...

Bunlara bile ayıp ediyoruz!

Tek bir yetkilini bile olmadığı mekanlara gömülüyorlar...

Hadi canlıya yok da ölüye bari saygınız olsun!

Hele de devlet erkanı onların oyu yok diye mi cenaze törenlerine katılmıyorlar...

Olur mu olur!

...

MESAJ KUTUSU

Sayın Fikri ATAOĞLU, önceki gün ansızın Ankara’ya çağrılmanız partiniz içinde epey merak konusu olmuş ki yoğun mesajlarınız gelmeye başladı. Hatta bazıları çok yakın bir zamanda erken genel seçim olabileceği iddiasında bulunmaya başladılar hadi bakalım hayırlara vesile olsun...

...

Sayın Erhan ARIKLI, siz çok rahat bir kurultay beklerken bazı kurmaylarınız ise siyasi kulislerde başa baş bir seçim olacağını konuşmaya başladılar. Dönüşümlü başkanlık sistemi ise çok fazla ilgi görmedi. Bu arada bakanlık önündeki bayrak direklerinin boyası dökülmüş göze hoş gözükmüyor...

...

Sayın Ahmet ÖZANT, sözleşmeye imza atmama çağrınız ilaç krizini tırmandırmaktan öte bir şeye yaramaz. İnadı bırakın ve hasta haklarını da göz önünde bulundurarak uzlaşma için emek sarf ediniz. Bu arada Hipokrat yeminini de sakın unutmayınız olur mu?

...

Sayın Olgun AMCA, dar gelirli vatandaş madem ki marketlerde denetimleri sağlayamıyorsunuz o zaman ülke genelinde tanzim satış mağazaları için girişimde bulunmanızı isteyen mesajlar göndermeye başladı. Tabi ki büyük patronlar buna izin verirlerse...

...

Sayın Metin FEYZİOĞLU, bu sıralar bütün mesainizi mülk satışlarından dolayı yurt dışında başlanan tutuklamalar üzerine harcadığınızı duyduk. Umarız hükümet de bu çalışmanıza destek verir zira yatırımcının önünde çok büyük engel olarak görülmeye başlandı...

...

Sayın Ferhat SAKALLI, Atletizm Federasyonu Başkanı olarak özellikle davetler konusunda Türkiye’deki federasyona karşı dik duruşunuz kamuoyunda destek mesajları ile karşılandı. Bu arada aynı zamanda siyasilerin yapamadığını da yapıyorsunuz...

...

Sayın Durali GÜÇLÜSOY, hem başbakana en yakın hem de iş bitiren başarılı bir bürokrat olarak yakınlarınız artık aktif siyaset zamanının da geldiğini belirten mesajlar göndermeye başladılar. Şimdiden ekibinizi kurun zira baskın bir genel seçim bile konuşulmaya başlandı...

...

Sayın Cemal ARKAN, Tel-Sen genel başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Çok yakında özelleştirme sürprizi ile karşılaşacaksınız hatta yeni patronların belli bile olduğu söylenmeye başladı şimdiden sağlam basmakta yarar görüyoruz...

...

Sayın Ebru TÖREHAN, pek kıymetli babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma tanrıdan rahmet size ve tüm aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin...

...

Sayın Reşat AKAR, avucunuzun içi kaşındığı zaman para geleceği yorumunda bulundunuz ama gördüğümüz kadarıyla sizin sol eliniz kaşındı ve bu durumlarda para gelmez aksine para gider. Hatırlatalım dedik...

...