Sağlık örgütleri, halk sağlığının tehlike altında olduğunu belirterek, ülkeye, doğru biçimde eğitilmiş, yetkin ve güvenilir hekimler kazandırmanın önemine işaret etti. Dört örgüt, yaptığı ortak açıklamada, “Ülkenin ihtiyacı, nitelikli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir” dedi.
Ortak açıklamaya, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası, Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası ve Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği imza koydu.
Ülkede tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimlerinin niteliğini, kalitesini ve denetlenebilirliğini artırmak amacıyla uzun süredir Sağlık Hizmetleri Dairesi bünyesinde Tıp ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Kurulu’nun (TDUK) kurulmasına ilişkin ciddi tartışmalar ve çalışmalar yürütüldüğüne işaret edilen açıklamada, ancak hazırlanmış yasa tasarısının, Meclis Genel Kurulu gündeminden geri çekildiği belirtildi.
Bu gelişmeler üzerine, tüm hekimlere açık bir toplantı düzenlenip, hekimlerin görüşlerinin alındığı ifade edilen açıklamada, tüm görüşmelere rağmen yine sınavsız yasanın savunulduğunu ve geçirilmek istendiğini gördükleri kaydedildi.
Uyarı, görüşme ve çabalarının dikkate alınmadığı, tüm hekimlerin ortak iradesinin çiğnendiği belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Kıbrıslı Türk hekimler olarak belirtmek isteriz ki; Uzmanlık eğitimi yalnızca kadro açmak ya da kurumsal acil ihtiyaçlara kısa vadeli çözümler üretmek amacıyla değil, hekimi kendi alanında yetkinleştirecek, zor vakalarla karşılaştığında en doğru kararı verebilecek ve en güncel tedavileri uygulayabilecek bir sistem üzerine inşa edilmelidir. Mevcut hasta sayısı ve vaka çeşitliliği dikkate alındığında, tıpta uzmanlık eğitiminin tüm eğitim süresi boyunca yalnızca ülkemiz sınırları içinde yürütülmesi mümkün değildir.
Bu nedenle tıpta uzmanlık eğitimi; yeterlilik esasına göre, yarı zamanlı ya da tam zamanlı olarak, Türkiye’de uzmanlık eğitimi veren ve yüksek hasta sayısı ile vaka çeşitliliğine sahip eğitim kurumlarıyla dönüşümlü ve entegre biçimde yürütülmelidir.
Uzmanlık kontenjanları; keyfî biçimde ya da belirli kurumların taleplerine göre değil, ülkenin gerçek sağlık hizmeti ihtiyaçları ve kurumların eğitim kapasitesi esas alınarak belirlenmelidir. Uzmanlık eğitimi alacak hekimler; merkezi bir sınav, ciddi bir planlama ve etkin bir denetim mekanizmasıyla saptanmalıdır. Hangi branşta kaç uzmana ihtiyaç duyulduğu belirlenirken; eğitim verecek kurumların hasta sayısı, vaka çeşitliliği, akademik kadrosu ve teknik altyapısı temel kriterler olmalıdır."
Ortak açıklamada, eğitim veren kurumların; düzenli, bağımsız, şeffaf ve siyasi iradeden arındırılmış bir uzmanlık kurulu tarafından objektif biçimde denetlenmesi ve denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği ifade edilerek, "Bu noktada ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Zira hâlihazırda verilmekte olan tıp ve diş hekimliği eğitimleri etkin bir denetime tabi değildir.
Biz Kıbrıslı Türk hekimlerin ısrarla savunduğu yaklaşım; daha çok uzman yetiştirmek değil, doğru biçimde eğitilmiş, yetkin ve güvenilir hekimler kazandırmaktır. Bu ülkenin ihtiyacı, nitelikli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemidir.”
Sağlık örgütleri, bu bağlamda yasa ile ilgili olmazsa olmazlarını da şu şekilde sıraladı:
“Tıpta Uzmanlık Eğitiminin Yapılandırılması: Ülkemizde hasta sayısı ve vaka çeşitliliğinin yetersizliği nedeniyle, tıpta uzmanlık eğitiminin tam zamanlı olarak yalnızca Kıbrıs’ta yürütülmesi mümkün değildir. Bu nedenle; Türkiye’de uzmanlık eğitimi veren ve Türkiye Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) tarafından yetkilendirilmiş kurumlarla resmî protokoller yapılmalı, bu protokoller kapsamında yürütülecek eğitim süreçleri düzenli ve etkin biçimde denetlenmeli, tıpta uzmanlık eğitimi, yarı zamanlı ve entegre bir model çerçevesinde sürdürülmelidir.
Uzmanlık Kontenjanları, Yerleştirme ve Eğitim Denetimi: Bu yasa tahtında yapılacak uzmanlık eğitimleri için adayların ilk başvurularını TDUK’a yapması esas olmalıdır. Tıp alanında Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS), diş hekimliği alanında ise Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) sonuçlarına göre, TDUK tarafından belirlenecek baraj puanını geçen adaylar üniversitelere bildirilmelidir. Uzmanlık kontenjanları; kurumların taleplerine göre değil, ülkenin sağlık hizmeti ihtiyaçları doğrultusunda, eğitim verecek kurumların kapasitesi ve altyapısı dikkate alınarak belirlenmelidir. Uzmanlık eğitimi kapsamındaki tüm ödemeler üniversiteler tarafından karşılanmalıdır. Sağlık Bakanlığı bünyesinden kurul temsilcisi olarak klinik şeflerinin de atanmasına olanak sağlanmalı. TDUK’taki YÖDAK üyeliklerinden en az iki üye KTTB’ye verilmelidir. Kapatılan programlarda eğitimleri devam eden asistanların, eğitimlerine hangi kurumlarda devam edecekleri açık ve net biçimde belirlenmelidir. Tüm uzmanlık eğitim programları düzenli, bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmelidir.”
Örgütler, ülkedeki halk sağlığı ve meslekleri ile mesleklerinin geleceğini önceledikleri talepleri kabul görmezse, bu uzmanlıkları onaylamayacaklarını vurguladı.





