ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Üyesi Demokrat Robert Garcia, Jeffrey Epstein'a ilişkin belgelerin tamamının açıklanmamasını "akıl almaz ve son derece endişe verici" şeklinde niteledi.
ABD Adalet Bakanlığı, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanırken 2019’da hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla yeni belgeyi kamuoyuyla paylaştı. Belgelerin açıklanmasının ardından ABD’de ve uluslararası kamuoyunda tartışmalar alevlenirken, siyasetçiler, iş insanları ve kraliyet üyelerinin isimlerinin dosyalarda yer alması dikkat çekti.
Belgelerin yayımlanmasının ardından Demokrat Kongre Üyesi Garcia ile Alexandria Ocasio-Cortez, sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarda dosyaların yalnızca küçük bir bölümünün açıklandığını savunarak tüm belgelerin sansürsüz biçimde paylaşılması çağrısında bulundu. Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie ile Demokrat Ro Khanna da Adalet Bakanlığı’na resmi dilekçe göndererek Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamında tüm belgelerin Komite’ye teslim edilmesini istedi.
ABD’li milyarder Elon Musk, yayımlanan belgelerin “hiçbir anlam ifade etmediğini” belirterek, en az bir şüpheli tutuklanana kadar kısmi açıklamaların kamuoyunu tatmin etmeyeceğini söyledi. Belgelerde Musk’ın, 2013 yılında Epstein ile Karayipler’deki adalara olası bir ziyaret için e-posta yazışmaları yaptığı ortaya çıktı. CNN, yazışmaların Musk ile Epstein arasında daha önce bilinmeyen bir iletişim düzeyini gösterdiğini aktardı. Musk ise Epstein’in adasına gitmediğini ve bu yöndeki iddiaları reddetti.
Belgelerde Bill Gates hakkında da çeşitli iddialar yer alırken, Gates’in sözcüsü suçlamaların “asılsız ve uydurma” olduğunu açıkladı. Sözcü, söz konusu e-postaların Epstein’in kişisel kurgularından ibaret olduğunu savundu.
Epstein dosyalarında İngiltere’de ‘Prens’ ünvanı geri alınan Andrew Mountbatten-Windsor’un fotoğrafları ve e-posta yazışmaları da yer aldı. İngiliz basını, Andrew’un Epstein ile temaslarını yeniden gündeme taşırken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bilgi sahibi olan herkesin ABD Kongresi’nde ifade vermesi gerektiğini söyledi.
Açıklanan belgelerde Norveç, Danimarka ve İsveç kraliyet ailelerinden isimler, eski ve mevcut siyasetçiler ile diplomatlar da yer aldı. Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, Epstein ile geçmişte temas kurmuş olmaktan pişmanlık duyduğunu açıklarken, Slovakya’da adı geçen bir diplomat istifa etti. Bazı ülkelerde yeni soruşturma çağrıları yapıldı.
Belgelerde ayrıca ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, eski ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi Hillary Clinton gibi isimlere ilişkin iddialar da yer aldı. Trump, belgelerin kendisini suçlamadığını, aksine akladığını savundu. Clinton çifti ise Kongre’de yürütülen soruşturma kapsamında ifade vermeyi kabul etti.
Epstein mağdurları, yayımlanan belgelerde kendi kimlik bilgilerinin yer almasına karşın, kendilerini istismar eden kişilerin isimlerinin gizli tutulmasına sert tepki gösterdi. Mağdurlar, “failler hesap verene kadar mücadeleye devam edeceklerini” vurguladı.
ABD Adalet Bakanlığı ise mağdur bilgileri içeren bazı dosyaların geçici olarak erişimden kaldırıldığını, bunun teknik veya insan hatasından kaynaklandığını açıkladı. Tüm gelişmelerin ardından, Epstein dosyalarının tamamının ve sansürsüz şekilde yayımlanması yönündeki baskı hem ABD’de hem de uluslararası kamuoyunda giderek artıyor.


