Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine yönelik ''Karar Önerisi''ni Meclis Başkanlığı’na sundu. CTP milletvekillerinin imzasını taşıyan öneride, mevcut hükümetin ülkeyi yönetme iradesini ve kapasitesini yitirdiği savunularak, halk iradesinin yeniden Meclis’e yansıtılmasının zorunlu hâle geldiği vurgulandı.

CTP’nin sunduğu gerekçede, hükümetlerin temel görevinin kamu yararını gözetmek, halkın yaşamını kolaylaştırmak, ekonomik refahı sağlamak ve tüm bunları hukuka bağlı kalarak yapmak olduğu hatırlatıldı. Buna karşın UBP–DP–YDP Koalisyon Hükümeti’nin uzun süredir güvenilir kararlardan uzaklaştığı, sık sık hukuka aykırı ve kamu yararını gözetmeyen uygulamalara imza attığı ifade edildi. Alınan kararların ülkenin temel sorunlarını çözmeye yönelik olmadığı, bazı yanlış adımların geri çekildiği, bazılarının ise yargı organları tarafından iptal edildiği kaydedildi. Bu durumun, mevcut yönetimin hukuku ve kuralları tanımayan bir anlayışa sahip olduğunu açıkça ortaya koyduğu belirtildi.

Önerinin gerekçesinde ayrıca hükümetin, Anayasa’ya aykırı biçimde hareket ettiği, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelediği ve yasama organının yetkilerini fiilen kullanır hâle geldiği savunuldu. Yasa Gücünde Kararnamelerin, Anayasa’da öngörülen sınırların ötesinde ve alışkanlık hâline getirilerek çıkarıldığı, bunun da hukuksuzluğun yönetim anlayışının bir parçası hâline geldiği ifade edildi.

CTP, devletin üst kademelerine ilişkin yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile geçersiz diplomalarla ilgili dosyaların kamuoyunda büyük güvensizlik yarattığını da vurguladı. Ekonomik yıkımın derinleştiği, kurumsal yapıların ve toplumsal değerlerin aşındığı, hükümetin baskıcı ve otoriter uygulamalarının temel hak ve özgürlükleri tehdit ettiği kaydedildi. Bu koşullar altında halkın mevcut hükümetin sorunları çözebileceğine dair inancını tamamen yitirdiği belirtildi.

Karar önerisinde, ülkede artan huzursuzluk, umutsuzluk ve gelecek kaygısına dikkat çekilerek, toplumun geniş kesimlerinin hükümeti istifaya çağırdığı ifade edildi. CTP’ye göre, bu şartlar altında mevcut hükümetin ülkeyi yönetmeye devam etmesi mümkün değil ve halk iradesinin yeniden sandığa yansıtılması zorunlu hâle gelmiş durumda.

Bu çerçevede hazırlanan Karar Önerisi’nde, ''Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin Anayasa’nın 88’inci maddesi uyarınca yenilenmesi'' ve ''seçimlerin 26 Nisan 2026 tarihinde yapılması'' talep edildi.

SILA USAR İNCİRLİ'NİN MECLİS'TE ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI İSE ŞU ŞEKİLDE:

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, erken seçim çağrısını yineleyerek erken seçim tarihini 26 Nisan 2026 olarak sundu. Hükümetin görevde kaldığı sürede yaptıklarının ve yapacaklarının itibar suikastı olduğunu vurgulayan İncirli, “Gelin 26 Nisan’da bu ülkeyi erken genel seçime götürelim hükümet yenilensin, Meclis yenilensin, Meclis Başkanı yenilensin ve temiz bir sayfa açalım!” dedi ve erken seçimin halkın talebi olduğunu söyledi.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada Başbakanı ve hükümeti sert bir dille eleştirdi. Yolsuzluk, rüşvet iddialarına işaret eden İncirli, “Yolsuzluklar devletin en tepesinde, Başbakanın en yakınındaki insanlara, Meclis başkanına kadar geldi. Bu devlete yapılan bir itibar suikastıdır” ifadelerini kullanarak ülkenin, halkın hatta Ulusal Birlik Partisi’nin bile bu kadar çürümüşlüğü kaldıramayacağını vurguladı.

"BU MECLİS'İ SİZE DAR EDECEĞİZ"

Sıla Usar İncirli, Meclis Başkanlığı koltuğunda olan Ziya Öztürkler’e görevden ayrılması çağrısında bulunduklarını hatırlatarak Öztürkler’i yine istifaya davet etti ve “Öztürkler’in orada oturmasını kabul etmiyoruz. Bugünden sonra bu Meclis’i size dar edeceğiz. Yaptıklarınız unutulmayacak ve hesabı da sorulacak. Her şey eskisi gibi olacak sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz” dedi.
“Ülkede güvenlik krizi var, çeteler bu hükümet döneminde türedi”

Hükümetin memleketi rezil ettiğini, insanların umudunu kırdığını ve halkta artık güven olmadığına da dikkat çeken CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Ülkedeki güvenlik krizi ortada… Siz hükümete geldiğiniz zamandan beri çeteler tetikçiler türedi. İş insanları, bütün sektörler tehdit ediliyor ve bundan siz sorumlusunuz” şeklinde konuşarak sadece yolsuzluk iddiaları ve güvenlik krizi nedeniyle bile hükümetin istifa etmesi gerektiğini söyledi. Sıla Usar İncirli, hükümetin sürekli borçlanmaya devam ettiğini de ifade ederek “Bu borç her yeni doğan çocuğun cebine yazılıyor. Doğan çocuklar sizin borçlarınızla doğuyor” dedi.

"GELİN 26 NİSAN'DA ÜLKEYİ ERKEN SEÇİME GÖTÜRELİM"

İncirli, halkın artık erken seçim istediğini, hükümetin bunu görmezden gelemeyeceğini söyledi. Ülkenin daha önce hiç bu kadar büyük çöküş yaşamadığını ifade eden İncirli, halkın hizmet alamadığını, bütün kurumların zayıfladığını belirtti ve erken seçim önerisini açıkladı. İncirli, “Gelin 26 Nisan’da ülkeyi erken seçime götürelim. Hem hükümet hem Meclis hem de Meclis Başkanı yenilensin. Yeni temiz bir sayfa açalım. Bu bizim değil halkın da talebi, halk erken genel seçim istiyor ve bunu kabul etmek zorundasınız bu kadar çürümüşlüğü ne bu ülke ne UBP kaldırır. Yeni, temiz bir sayfa açılması için Meclis’i erken seçim kararına “evet” demeye çağırıyorum. Erken seçimden artık kaçamazsınız, saklanamazsınız bu hükümetin artık gitmesi gerek” dedi.

"BU HÜKÜMET DEĞİŞMEDİĞİ SÜRECE YOLSUZLUKLAR VE USULSÜZLÜKLER DEVAM EDECEK"

Konuşmasının devamında Başbakan Ünal Üstel’in ‘ne yaptıysak yapmaya devam edeceğiz ve yapacak daha çok işimiz var’ sözlerini de eleştiren CTP Genel Başkanı İncirli, Ünal Üstel’in belirtmiş olduğu ‘bu işler’ ifadesinin yolsuzluk, hukuksuz, usulsüzlük olduğunu sıraladı ve “Sayın Üstel bu sözleriyle aslında yolsuzlukları kabul ediyor ve yapmaya da devam edeceklerini söylüyor” dedi.

"MADEM O KADAR TEMİZSİNİZ BU KADAR KİRLİLİK, ÇÜRÜMÜŞLÜK ETRAFINIZI NASIL SARIYOR?"

İncirli, hükümetin aslında yaptıklarının insanları ayırmak, güven sarsmak, gençlerin göç etmesinin yolunu açmak, nüfus üzerindeki hakimiyeti kaybetmek ve kurumları çökertmek olduğunu ifade ederek “Madem o kadar temizsiniz bu kadar kirlilik, çürümüşlük etrafınızı nasıl sarıyor? diye sordu. İncirli, hükümetin bu kadar yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve kirliliğe nasıl bulaştığının cevabını ve hesabını vermek zorunda olduğunu ancak bundan bile kaçtıklarını vurguladı.

Sunat Atun

UBP Milletvekili Sunat Atun ise, 2014’de 62. maddeyi yürürlüğe koyduklarını ve ve bu maddede cevabın nasıl verileceğiyle ilgili bir kısıtlama olmadığını anlattı.

Bundan sonra “siz konuşacaksanız ve biz cevap verirken bağrış çağrış olacaksa biz de yeni yöntemler buluruz” diyen Atun, "bu konuşmaları bir seviyede tutmayı öğrenmeliyiz” dedi.

ERKUT ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, Atun’un güncel konuşmalarla 62. maddeden konuşmanın aynı olmayacağını unuttuğunu, İncirli’nin ithamlarının göbeğinde Başbakan olduğunu bu nedenle de açıklamanın Başbakandan gelmesi gerektiğini savundu.

Güncel konuşmalara da çoğu zaman sorumlu bakanın değil nöbetçi bırakılan bakanın cevap verdiğini ifade eden Şahali, zaten diğer konularda da usule uygun davranılmadığı eleştirisinde bulundu.

Sahte diploma davası... Sanık F.Ü.’nün davası perşembe devam edecek
Sahte diploma davası... Sanık F.Ü.’nün davası perşembe devam edecek
İçeriği Görüntüle

Şahali, “cesaretiniz varsa gelin halkı birlikte gezelim, halkın ne dediğini kulaklarınızla duyun” diyerek, başbakanı kürsüye çağırdı.