Medya Etik Kurulu (MEK), silahlı saldırı olayıyla ilgili tutuklanan 16 yaşındaki çocuğun açık kimlik bilgileri ve görsellerin yayından kaldırılmasının hem hukuki hem de etik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Kurul, “Çocuğun kamusal alanda teşhiri, anayasal güvenceler ve uluslararası çocuk hakları ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” dedi.
Kurul, dün bir iş yerine gerçekleştirilen silahlı saldırı olayının ardından kamuoyunun gündemine gelen ve polis ekiplerince yakalanarak, yargıya sevk edilen 16 yaşındaki çocukla ilgili yayınlara ilişkin açıklama yaptı.
Eli silahlı bir bireyin kamu güvenliğini tehdit ettiği bir ortamda, bu kişinin kimliğinin ve görsel bilgilerinin kamuoyunu bilgilendirme ve olası zararların önlenmesi amacıyla paylaşılmasının anlaşılabilir bir durum olduğu ifade edilen açıklamada, “Nitekim, aranan kişinin yakalanmasına kadar geçen sürede yapılan yayınlar toplumun güvenliği açısından önemli bir işlev görmüştür” denildi.
-“Çocuğun kamusal alanda teşhiri, anayasal güvenceler ve uluslararası çocuk hakları ilkeleriyle bağdaşmamaktadır”
Ancak çocuğun yakalanarak, adli sürece dahil edilmesinden itibaren, artık önceliğin çocuk haklarının korunmasına verilmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, “Bu aşamadan sonra açık kimlik bilgileri ve görsellerin yayından kaldırılması hem hukuki hem de etik bir zorunluluktur. Çocuğun kamusal alanda teşhiri, anayasal güvenceler ve uluslararası çocuk hakları ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” ifadelerine yer verildi.
“Suça sürüklenmiş çocuk” kavramının, çocukların bireysel kasttan çok; yoksulluk, şiddet, ihmal, dışlanma ve eğitimsizlik gibi nedenlerle suçla temas etmiş olmasını ifade ettiği belirtilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Yakalanan kişinin 16 yaşında olması, onun ‘çocuk’ statüsünde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yaşta bir bireyin suça karışmış olması, onu otomatik olarak suçlu değil, toplumsal ve çevresel etkenlerle bu sürece sürüklenmiş bir birey olarak görmemizi gerektirir.”
Olayın haberleştirilmesinde özel bir hassasiyet sergileyen tüm medya kuruluşlarına ve medya profesyonellerine teşekkür edilen açıklamada, kamu yararını önceleyen yayıncılık anlayışının, birey haklarına saygı ile dengelendiği bir medya ortamının güçlenmesi temenni edildi.
-Yurttaşlara çağrı
Yurttaşlara da, medya çalışanlarına yönelik çocuğun kimliğini açıklamaya zorlayan taleplerden ve baskılardan kaçınma çağrısı yapılan açıklamada, “Basın mensuplarının görevi yalnızca haber vermek değil, aynı zamanda çocukların ve diğer savunmasız bireylerin haklarını korumaktır. Toplumsal sorumluluğun bir parçası olarak, herkesin bu hassasiyet çerçevesinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır” denildi.



