Halkın Partisi (HP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi ve Enerji Komitesi Başkanı Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs Türk halkının enerji denkleminin merkezinde olması gerektiğini kaydetti.

Avcıoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin artık sadece hidrokarbon yataklarıyla sınırlı olmadığını, veri hatları, elektrik şebekeleri ve su iletim hatlarını da kapsayan çok boyutlu bir yapıya dönüştüğünü belirtti.

Avcıoğlu, bölgede jeopolitik ve jeoekonomik dönüşümler yaşanırken, Kıbrıs Türk tarafının edilgen yapıdan sıyrılarak, sahip olduğu coğrafi ve stratejik avantajlarla bölgesel krizleri çözebilecek aktörlerden biri konumuna yükselmesi gerektiğini ifade etti.

Bölgedeki altyapı projelerinin, küresel aktörlerin kıtalararası ticaret ve enerji koridoru stratejileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Avcıoğlu, “ABD’nin, Doğu Akdeniz’de istikrarlı bir veri koridoru istemesi, AB’nin enerji krizine ucuz çözümler araması ve İsrail’in gazını en güvenli yoldan batıya ulaştırma arzusu, en nihayetinde küresel sermayeyi en rasyonel rota olan Türkiye seçeneğine yönlendirebilir.” dedi.

Kumyalı’da çöken buğday silosundan çıkarılan Hacıhasanoğlu hastanede yaşamını yitirdi
Kumyalı’da çöken buğday silosundan çıkarılan Hacıhasanoğlu hastanede yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

Türkiye-KKTC arasında döşenmesi planlanan 2x55 santimetre çapındaki denizaltı doğalgaz boru hattının bağlanabileceği en uygun noktanın, BOTAŞ'ın ihale süreçlerini tamamladığı Silifke doğalgaz ana omurgası hattı olduğunu belirten Avcıoğlu, BOTAŞ’ın stratejik doğalgaz omurgasının, Kayraktepe Baraj projesiyle oldukça yakın bir konumda olduğunu ifade etti.

Teknik ve coğrafi açıdan bu kesişim noktasından Akdeniz’e doğru bir hat çekilmesi durumunda, rotanın Yeni Erenköy’deki İTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’ne ait 3 bin 500 dönümlük araziye ulaşmasının ihtimal dahilinde olduğunu belirten Avcıoğlu, gelecekte kurulması muhtemel entegre gaz, su ve veri koridorunda, Yeni Erenköy’ün bir lojistik üs olarak değerlendirilmesinin öngörülebilir bir senaryo niteliğinde olduğunu kaydetti.

Coğrafi gerçekler, pazar dinamikleri ve küresel güçlerin makro çıkarlarının er ya da geç adadaki tarafları ortak bir rasyonel paydaya zorlayacağı görüşünü belirten Avcıoğlu, “Kıbrıs Türk halkı olarak yapmamız gereken, yatırımları erteleyen vizyonsuz yaklaşımlara teslim olmayıp, kendi içimizde enerji mevzuatını, tarife yapılarını ve şebeke altyapısını hızla modernize etmektir.” dedi.

Doğalgaz boru hattı projesi öncesinde, üretim dönüşümü planlarının, yasal ve kurumsal altyapının eksiksiz tamamlanması gerektiğini kaydeden Avcıoğlu, “Uluslararası masaya, yönetiminde eşit söz hakkına sahip olacak şekilde, Su-Enerji-Veri entegre paketini rasyonel mühendislik projeleriyle koymalıyız. Eğer bu projeleri liyakatli kadrolar ile şekillendirecek hale gelemezsek, başkalarının çıkarlarına göre kurulan küresel koridorlarda sadece birer seyirci olarak kalacağız.” ifadelerini kullandı.