Silahlı çatışmalarda çocukların kullanılması yalnızca bireysel mağduriyetlerle sınırlı kalmazken bu durum, toplumların kalıcı barış ve istikrarını tehdit eden bir sorun olarak öne çıkıyor.

Uluslararası insancıl hukuk ve Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların çatışma ortamlarında istismar edilmesini açıkça yasaklarken sahadaki uygulamalar, bu hukuki çerçeve ile fiili durum arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor.

AA muhabiri, 12 Şubat Çocuk Askerlerin Kullanılmasına Karşı Uluslararası Gün kapsamında, çocukların silahlı çatışmalarda farklı biçimlerde kullanılmasına ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) verilerini derledi.

Ayrım gözetmeyen saldırılar, ateşkes ve barış anlaşmalarının hiçe sayılması ile derinleşen insani krizler, silahlı çatışmalarda en ağır yükü çocukların taşımasına yol açıyor.

Çocuklara yönelik ihlaller yüzde 25 arttı

BM Genel Sekreterliğinin Silahlı Çatışmalarda Çocuklar Özel Temsilciliği tarafından hazırlanan ve 23 Aralık 2025’te yayımlanan rapora göre, küresel ölçekte çocuklara yönelik ağır ihlaller 2024’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 25 artarak rekor seviyeye ulaştı.

BM’ye göre, silahlı bir güç veya grupla ilişkilendirilen çocuk tanımı, 18 yaşın altındaki bireylerin yalnızca doğrudan çatışmalara katılımını değil, silahlı yapılar tarafından herhangi bir kapasitede kullanılmasını da kapsıyor.

BM verilerine göre, tespit edilen ihlaller ve çocukların silahlı gruplarla ilişkilendirilmesi yalnızca cephede savaşmaya zorlanmalarıyla sınırlı kalmazken çok daha geniş bir istismar alanını kapsıyor. Çocuklar aşçılıktan mesaj taşıyıcılığa, casusluktan cinsel amaçlara kadar farklı şekillerde sistematik şekilde istismar ediliyor.

Çocuklar birden fazla ağır ihlallere maruz kalıyor

Devlet güçleri ve devlet dışı silahlı aktörler tarafından, 2024’te 7 bin 402 çocuk doğrudan silahlı çatışmalarda kullanıldı. Bu çocukların önemli bir bölümü aynı zamanda kaçırılma, yaralama ve cinsel şiddet gibi birden fazla ağır ihlale maruz kaldı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler kayıtları, silahlı gruplarla ilişkilendirilen çocukların tanık, doğrudan mağdur ya da zorla eyleme sürüklenen bireyler olarak yoğun şiddete maruz kaldığını, bir kısmının yaşam boyu sürecek yaralanmalar ve psikolojik etkilerle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

Öte yandan bu çocukların sivil yaşama yeniden kazandırılması, uzun soluklu ve çok boyutlu destek gerektiriyor.

Cinsel şiddet bilinçli ve sistematik bir savaş yöntemi

Cinsel şiddetin, silahlı çatışmalarda bilinçli ve sistematik bir savaş yöntemi olarak kullanıldığı görülürken çocuklara yönelik tecavüz ve diğer cinsel şiddet türlerinde 2024’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artış kaydedildi.

Bu yöntemin, toplumu sindirme, nüfusu yerinden etme ve kontrol sağlama amacı taşıdığına dikkat çekiliyor.

Kız çocukları, özellikle cinsel şiddete maruz kalırken damgalanma, misilleme korkusu ve hizmetlere erişim tehdidi nedeniyle bu ihlallerin büyük bölümü kayıt altına alınamıyor.

İhlallerin yoğunlaştığı bölgeler

Çocuklara yönelik en yüksek sayıda ağır ihlal, İsrail ve işgal altındaki Filistin toprakları (8 bin 554), Demokratik Kongo Cumhuriyeti (4 bin 43), Somali (2 bin 568), Nijerya (2 bin 436) ve Haiti’de (2 bin 269) tespit edildi.

İhlallerde en yüksek oransal artışın görüldüğü ülkeler arasında ise Lübnan (yüzde 545), Mozambik (yüzde 525), Haiti (yüzde 490), Etiyopya (yüzde 235) ve Ukrayna (yüzde 105) yer aldı.

Gazimağusa Belediyesi: “Mühürlü iş yerinin faaliyetine başka bölgede kaçak devam ettiği tespit edildi”
Gazimağusa Belediyesi: “Mühürlü iş yerinin faaliyetine başka bölgede kaçak devam ettiği tespit edildi”
İçeriği Görüntüle

Aynı dönemde çocukların öldürülmesi ve yaralanması, insani yardıma erişimin engellenmesi ile okullara ve hastanelere yönelik saldırılar da ciddi oranda artış gösterdi.

Cezasızlık sürüyor

Devletler ve silahlı gruplar tarafından çocuklara karşı işlenen ihlallerin büyük bölümü cezasız kalmaya devam ediyor. Bu durum, çocukların korunmasına yönelik uluslararası mekanizmaların etkisini zayıflatıyor.

Birleşmiş Milletler, 12 Şubat Çocuk Askerlerin Kullanılmasına Karşı Uluslararası Gün kapsamında, çocukların silahlı çatışmalarda yalnızca cephede değil, çatışmaların tüm aşamalarında maruz kaldığı ihlallere dikkati çekmek amacıyla düzenli raporlar yayımlıyor ve bu alanda yürütülen çalışmaları kamuoyuyla paylaşıyor.

Türkiye de çocukların silahlı çatışmalarda kullanılmasına karşı uluslararası girişimleri destekleyen ülkeler arasında yer alıyor.