CNN'in kıdemli Çin muhabiri Simone McCarthy, 13-15 Şubat'ta düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı hakkında bir analiz yayımladı.
"Rubio telafi çabasına girerken Çin, Avrupa'nın gönlünü kazanmaya çalışıyor" başlıklı yazıda, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun cumartesi günü yaptığı konuşmada "ABD ve Avrupa olarak birbirimize bağlıyız" demesine işaret edildi.
Sonrasında Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi'nin sahneye çıkarak şu ifadeleri kullandığı belirtildi:
Çin ve AB rakip değil, ortaktır. Biz bunu net bir şekilde anladığımız sürece zorluklar karşısında doğru tercihleri yapabilir, uluslararası toplumun bölünmemesini engelleyebilir ve insan medeniyetinin sürekli ilerleyişini teşvik edebiliriz.
Simone McCarthy, Donald Trump yönetiminin ABD'nin dış politikasını değiştirerek Batılı müttefikleriyle uzun süredir devam eden ilişkileri sarstığını hatırlatarak, yeni küresel düzeni şekillendirme yarışının başladığını söyledi.
54 yaşındaki Rubio'nun bir yandan "yeniden inşa" vurgusu yaparken diğer yandan "Avrupa'nın güçlü olmasını istiyoruz" gibi sıcak mesajlar vererek liderlerin gönlünü kazanmaya çalıştığı da belirtildi.
On yılı aşkın süredir Çin dış politikasının yüzü olan 72 yaşındaki Vang Yi'nin ABD'ye işaret ederek "Bazı ülkeler kendilerini önceleyen bir yaklaşım izleyerek farklılıkları büyütüyor, karşılıklı cepheleşmeye gidiyor ve Soğuk Savaş zihniyetini yeniden canlandırıyor" dediği anımsatıldı.
Şi Cinping yönetiminin cepheleşme karşıtlığı ve serbest ticaret vurgusuyla Avrupa'yla daha da yakınlaşmaya çalıştığı öne sürüldü.
CNN'in analizinde Çin'in verdiği mesajlar pozitif olsa da Avrupa'nın artan ticaret açığından ve Pekin'in stratejik tedarik zincirlerindeki gücünü artırmasından rahatsız olduğunu bildiriyor.
Amerikan medya devi, Çin'in Rusya'ya desteğinin ve Tayvan'a dair egemenlik iddiasının da taraflar arasındaki ilişkiyi gerdiğini anımsatıyor.
Donald Trump'ın ilkbaharda Çin'i ziyaret etmesinin beklendiği ve Pekin'in bu zirve öncesinde iki süpergüç arasındaki ilişkileri bozmamaya çalıştığı bildirildi.
Vang Yi'nin Münih'teki konuşmasında Çin-ABD ilişkilerinin geleceğine dair iki yol çizdiği hatırlatıldı.
Çinli bakan bunlardan birincisinin ABD'nin Çin'i akılcı ve objektif şekilde anlayarak buna uygun olumlu ve pragmatik bir politika geliştirmesi olduğunu söyleyip ekledi:
Diğer seçenek de ABD'nin Çin'le ekonomik ayrışma yolu seçip tedarik zincirlerini bozması, küçük dışlayıcı halkalar oluşturması ve Tayvan'ı Çin'den ayırmaya çalışarak Çin'in kırmızı çizgilerini ihlal etmesi ki bu, iki ülkeyi çatışmaya götürür.
Rubio da dünyanın iki büyük ekonomisinin iletişim kurma sorumluluğu taşıdığına işaret ederek, Çin'le uzun vadede üstesinden gelinmesi gereken zorlukların bulunduğunu da kabullenmişti.
Marco Rubio ve Vang Yi, cuma günü bir araya gelmişti. İkili, kameralar önünde el sıkışırken heyetleri konferansın düzenlendiği otelde hazırlanan salonda görüşme yapmıştı.
Bakanların görüşmesi, iki ülke liderinin bu ayın başında yaptığı telefon görüşmesinin ardından geldi.
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 4 Şubat'ta yaptıkları görüşmede, liderlerin bu yıl içinde karşılıklı ziyaretlerde bulunması gündeme gelmişti.
Trump kendisinin nisanda Çin'i ziyaret edeceğini, Çin liderinin de yıl sonuna doğru ABD'ye gideceğini ifade etmişti.
Çin lideri, görüşmede Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli meselenin Tayvan olduğunun altını çizerek, Washington yönetimine, egemenlik ihtilafı içinde oldukları Ada'ya silah satışı konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulunmuştu.