Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) hayat pahalılığı ile mücadelenin yalnızca ücret artışları üzerinden değil; piyasayı ucuzlatıcı yapısal politikalar, maliyet azaltıcı önlemler ve rekabeti artırıcı reformlarla desteklenmesinin önem arz ettiğini açıkladı.

Oda ayrıca işveren üzerindeki vergi, prim ve finansman yüklerinin hafifletilmesine yönelik tamamlayıcı tedbirlerin de eş zamanlı olarak hayata geçirilmesine vurgu yaptı.

KTTO tarafından yapılan açıklamada, KTTO, asgari ücretin belirlenmesine ilişkin sürecin çalışanların alım gücünü koruyacak ancak işletmelerin sürdürülebilirliğini ve çalışma barışını da gözetecek dengeleyici ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ülkede son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, artan döviz kuru, enerji, hammadde ve finansman maliyetlerinin başta mikro ve küçük olmak üzere tüm işletmeler üzerinde baskı yarattığı belirtilen açıklamada, “Bu ortamda, asgari ücretin yalnızca enflasyonun gecikmeli bir telafisi şeklinde ve yapısal sorunlar ele alınmadan değerlendirilmesi, ne çalışanlara kalıcı bir refah artışı sağlayacak ne de işletmelerin ayakta kalmasına katkı sunabilecektir.” denildi.

Asgari ücret uygulamasının mevcut koşullarda bir kısır döngüye dönüştüğü ve artan hayat pahalılığının asgari ücreti yükselttiği, yükselen asgari ücretin ise maliyetler yoluyla fiyatları yeniden artırarak enflasyonu beslediği iddia edildi. Bu döngünün istihdam üzerinde baskı yarattığı, kayıt dışılığı teşvik ettiği ve ekonomik kırılganlığı derinleştirdiği belirtildi.

KTTO, açıklamasında, ilgili tüm taraflarla yapıcı diyalog içinde, sürdürülebilir istihdamı, fiyat istikrarını ve ekonomik dengeyi önceleyen çözüm önerilerini paylaşmaya devam edeceğini de kaydetti.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) hayat pahalılığı ile mücadelenin yalnızca ücret artışları üzerinden değil; piyasayı ucuzlatıcı yapısal politikalar, maliyet azaltıcı önlemler ve rekabeti artırıcı reformlarla desteklenmesinin önem arz ettiğini açıkladı.

Oda ayrıca işveren üzerindeki vergi, prim ve finansman yüklerinin hafifletilmesine yönelik tamamlayıcı tedbirlerin de eş zamanlı olarak hayata geçirilmesine vurgu yaptı.

KTTO tarafından yapılan açıklamada, KTTO, asgari ücretin belirlenmesine ilişkin sürecin çalışanların alım gücünü koruyacak ancak işletmelerin sürdürülebilirliğini ve çalışma barışını da gözetecek dengeleyici ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ülkede son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, artan döviz kuru, enerji, hammadde ve finansman maliyetlerinin başta mikro ve küçük olmak üzere tüm işletmeler üzerinde baskı yarattığı belirtilen açıklamada, “Bu ortamda, asgari ücretin yalnızca enflasyonun gecikmeli bir telafisi şeklinde ve yapısal sorunlar ele alınmadan değerlendirilmesi, ne çalışanlara kalıcı bir refah artışı sağlayacak ne de işletmelerin ayakta kalmasına katkı sunabilecektir.” denildi.

Erhürman, Kıbrıs Türk Thalassaemia Derneği yönetimini kabul etti
Erhürman, Kıbrıs Türk Thalassaemia Derneği yönetimini kabul etti
İçeriği Görüntüle

Asgari ücret uygulamasının mevcut koşullarda bir kısır döngüye dönüştüğü ve artan hayat pahalılığının asgari ücreti yükselttiği, yükselen asgari ücretin ise maliyetler yoluyla fiyatları yeniden artırarak enflasyonu beslediği iddia edildi. Bu döngünün istihdam üzerinde baskı yarattığı, kayıt dışılığı teşvik ettiği ve ekonomik kırılganlığı derinleştirdiği belirtildi.

KTTO, açıklamasında, ilgili tüm taraflarla yapıcı diyalog içinde, sürdürülebilir istihdamı, fiyat istikrarını ve ekonomik dengeyi önceleyen çözüm önerilerini paylaşmaya devam edeceğini de kaydetti.