Obezite, fizyolojik, psikolojik, çevresel, sosyoekonomik ve genetik faktörler dâhil pek çok faktörden etkilenen ilerleyici ve ciddi bir kronik hastalık. Dünyada 2 milyardan fazla yetişkin aşırı kilolu, 800 milyondan fazlası obeziteli. Hastalık çocukları da giderek artan bir hızla etkiliyor.

Böyle gider ve önlem alınmazsa 2030’a kadar dünyadaki obeziteli kişi sayısının 1 milyarı geçeceği ve her iki kişiden birinin kilo sorunu yaşayacağı tahmin ediliyor.

"Sessiz katil"e karşı yeni umut: Mekanizma bozulunca tümörler küçüldü
"Sessiz katil"e karşı yeni umut: Mekanizma bozulunca tümörler küçüldü
İçeriği Görüntüle

Türkiye, obezitenin en hızlı artış gösterdiği ülkelerin başında geliyor. Her üç yetişkinden biri obeziteli, biri ise fazla kilolu. Bu bizi Avrupa sıralamasında birinci sıraya oturtuyor.

Yüzde 5–10’luk kilo kaybı bile çok etkili

Obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, kalp ve damar hastalıkları, kireçlenme gibi eklem hastalıkları, solunum ve sindirim sistemi hastalıkları, bazı kanser türleri, depresyon gibi pek çok sağlık sorununu tetikleyen ciddi bir hastalık.

Yüzde 5–10’luk kilo kaybı hastalıkların seyrini değiştiriyor.

Yeme ve yaşam tarzı değişiklikleri obezite tedavisinde hala ilk adım. Alınan toplam kalorinin azaltılması, daha sağlıklı besinlerin tercih edilmesi, çok geç saatlerde yememek, abur cuburdan kaçınmak, egzersiz yapmak gibi. Bunlara rağmen kilo verilemiyor, hatta alınıyorsa devreye başka tedavi seçenekleri giriyor.

‘Zayıflama iğneleri‘ olarak da bilinen GLP-1 reseptör agonistleri, son dönemin en çok konuşulan obezite tedavi yöntemi. Haftalık enjeksiyonlar ve ağızdan alınan formlarıyla kullanımı kolaylaşacak.

İştahı kesen ve hızla kilo verdiren bu iğnelerin uzun vadede handikapları olduğunu belirten Dişibeyaz şöyle devem etti: “Yüzde 10–15’e kadar varan oranlarda vücut ağırlığında kayba yol açabiliyorlar. Bırakamıyorsunuz çünkü etkisi ortadan kalktığı andan itibaren iştah, yeme alışkanlıkları geri geliyor. Verilen kilolar hızlıca geri alınıyor. Bunlar yüksek maliyetli ilaçlar ve sürekli kullanılması zor.”

Daha önce de zayıflama ilaçları geliştirildi. Onlar da iddialıydı. Ancak kullanıcı sayısı arttıkça ortaya çıkan yan etkiler hayal kırıklığı yarattı.

Zayıflama iğnelerinin kısa vadedeki yan etkileri biliniyor. Uzun vadedekilerse zamanla anlaşılacak. İntolerans gelişmesi bir başka sorun.

Aşırı kilolularda cerrahi seçenek duruyor

Zayıflama enjeksiyonları, obezite tedavisinde girişimsel ve cerrahi yöntemlere başvuruları azaltmaya başladı. Ancak seçenek olmaktan en azından henüz çıkarmadı.

Ağızdan girilerek mide yüzde 70 küçültülebiliyor

Endoskopik tüp mide işleminde, hasta derin sedasyondayken, ağızdan endoskopla girilerek mideye ulaşılıyor. Mide kesilmeden, içten dikiş atılarak, boyundan ve eninden yüzde 70’e varan oranda küçültülüyor. Midenin sadece baş kısmı bırakılıyor.

Geri dönüşü var. Dikişlerin açılması hâlinde mide eski hâline kavuşuyor.

Yöntem, ilaç tedavisine göre daha kalıcı ve yapısal. Mide genişlerse tekrarlanabiliyor. Bir diğer özelliği, ameliyata engel olmaması.

Tedavi kombinasyonları da mümkün

Öte yandan girişimsel yöntemlerin uygulanması ya da ameliyatlardan sonra kilo kaybı yavaşlayınca ya da durunca GLP-1 agonistleri eklenebiliyor. Yine cerrahi sonrası kilo alımı olan kişilerde de revizyon amaçlı tüp mide işlemi yapılabiliyor.