Güney Kıbrıs

Kıbrıs sorununda “sıfır noktasına” dönmeden aşamalı çözüm

Kıbrıs müzakerelerinin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması yönündeki açıklamaların, çözüm sürecinin yalnızca genel söylemlerle değil, somut bir müzakere çerçevesiyle ilerlemesi gerektiği tartışmasını yeniden gündeme getirdiği bildirildi.

Politis gazetesinde Dionisis Dionisiu imzasıyla yayımlanan makalede, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlamasını savunmaları halinde, bunun genel ve zamana yayılmış şekilde yapılamayacağı, kabul edilebilecek bir çözümün, aşamalı bir çözüm olabileceği ifade edildi.

Makalede, söz konusu çerçeveden bakıldığında, arzu edilen çözümün federal çözüm olduğu (Erhürman’ın bu çözüm modelinden iç siyasi sebeplerden ötürü kaçındığı iddia ediliyor), eğer müzakereler Crans Montana’da kaldığı yerden devam edecekse, bunun, sıfırdan başlanacağı değil, varılan uzlaşılar, askıda kalan konular ve malum ucu açık meselelerle devam edeceği anlamına geldiği ve sürecin belli bir takvime ihtiyacı olduğu kaydedildi.

Gazete, çözümün önündeki en büyük sorunun teknik konular değil, "siyasi ve psikolojik nedenler" olduğunu belirtirken, esas meselenin her iki toplumun müzakerelerdeki "şeffaflık ve çözümden bir sonraki gün ne olacağına dair bilinmezlik" olduğunu yazdı.

Gazete, Rumların hala 2004 yılından kalma “travmalarını” yaşadığını ve siyasi eşitlik ile ortak yönetimin hemen yürürlüğe girmesi, o dönemde Türkiye'nin Kıbrıs sorununda farklı bir politika izlemesi, Kıbrıslı Türklerin kurumlara ve federal yetkilere esaslı katılımı; buna karşılık olarak da toprak düzenlemeleri, mülkiyet ve güvenlik konularındaki kazanımların gecikmesi veya hiç gerçekleşmemesi gibi çekinceleri olduğunu kaydederken, Kıbrıs Türk toplumunun da federal çözüm sonrasında mevcut özerk yapının zamanla ortadan kalkması, AB içinde Rum çoğunluğunun siyasi ağırlığı nedeniyle anayasal haklarının aşındırılması ve 1963-64 dönemindeki deneyimlerin tekrarlanması gibi endişeleri olduğunu belirtti.

Makalede, tüm çözüm paketinin önceden müzakere edilmesi, ancak uygulamanın aşamalı olarak hayata geçirilmesi önerilirken, referandum öncesinde iki ila üç yıllık bir geçiş sürecinin öngörülebileceği ve bu süreçte tarafların anlaşmanın bazı hükümlerini uygulamaya başlayabileceği ifade edildi.

Gazete, aşamalı çözüm modeline örnek olarak, Maraş’ın Rum tarafına iadesi karşılığında Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması, Güzelyurt ve bazı bölgelerin iadesine karşılık Türk tarafının Avrupa Birliği hukukuna uygun şekilde limanlar üzerinden ticaret yapabilmesi, ara bölgede ortak ekonomik faaliyetlerin başlatılması, federal kurumların kademeli olarak oluşturulması, Türk askerinin aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı olarak siyasi eşitlik hükümlerinin uygulanması, uluslararası destekli bir mülkiyet tazmin fonunun kurulması, AB müktesebatının kuzeyde aşamalı olarak yürürlüğe girmesi ve 1960 Garanti Antlaşması'nın yerine İngiliz, Yunan, Türk ve Amerikalı yöneticilerin dönüşümlü görev yapacağı bir NATO mekanizmasının oluşturulması önerilerine yer verildiğini aktardı.

Haberde, makalede önerilen model sayesinde halkların referandumda karar verirken yalnızca vaatleri değil, uygulanmaya başlanmış bir anlaşmanın ortaya çıkardığı somut sonuçları değerlendirme imkânı bulabileceğinin savunulduğu belirtildi.