İran'da para birimi riyalin rekor düzeyde değer kaybetmesinin ardından Tahran'da kapalı çarşı esnafının 28 Aralık'ta başlattığı protestolar 13. gününde ülkenin büyük bir bölümüne yayılmış durumda.
Protestoların devam ettiği 8 Ocak akşamı İran'ın birçok şehrinde binlerce kişi yürüyüş yaptı. Kalabalık "Diktatöre ölüm" sloganları attı.
Tahran, Mazandaran ve Golestan illerinden gelen görüntülerde eylemcilerin 1979 öncesinde iktidarda bulunan Pehlevi hanedanının lehine sloganlar attığı görülüyor.
Hanedanın hayattaki üyesi oğul Rıza Pehlevi, bu gece halkın sokağa çıkması yönünde çağrı yapmıştı.
Videolarda, ülkenin batısındaki Lorestan ilinde eylemcilerin Farsça "Yaşasın Kral" sloganı atmaları ve aslan ve güneş figürlerini taşıyan eski İran bayrağını taşımaları dikkat çekiyor. Söz konusu bayrak ve simgeler, 1979 İslam Devrimi öncesinde kullanılıyordu ve bugün hâlâ monarşi yanlıları tarafından taşınıyor.
Öte yandan sürgündeki Rıza Pehlevi sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak, "Milyonlarca İranlı bu gece özgürlük istedi. Rejim ise tüm iletişimi keserek yanıt verdi. İnterneti kestiler" dedi.
Pehlevi ayrıca, "Özgür dünyanın lideri olan Başkan Trump'a, rejimden hesap sorma sözünü tekrarladığı için teşekkür etmek istiyorum. Şimdi daha kararlı destek verme sırası Avrupa liderleri dahil diğer liderlerde" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada bir kez daha, "Eğer İran'da hükümet eylemcileri öldürmeye başlarsa, onları çok sert şekilde vururuz" demişti.
Netblocks, Tahran ve İran'ın diğer bölgelerinde internetin tamamen kesildiğini duyurdu.
Güvenlik kaynaklarına yakın Tasnim Haber Ajansı, "evlerinden slogan atanların tespit edileceği, uyarılacağı ve tutuklanacağı" yönünde bir video yayınladı.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivist Haber Ajansı'na göre 7 Ocak itibarıyla protestolar 11 şehre ve 31 vilayete yayılmış durumda.
Sosyal medyadaki görüntülerde eylemcilerle güvenlik güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşanıyor ve silah sesleri geliyor.
İran'daki yarı resmi Fars haber ajansı, güneybatıdaki Lordegan kentinde silahlı kişilerin saldırısı sonucu iki polisin öldürüldüğünü bildirdi.
7 Ocak Çarşamba günü konuşan Yargı Erki Başkanı Kulam Hüseyin Muhsini Ejei, "İslam Cumhuriyeti'ne karşı düşmana yardım edenlere müsamaha gösterilmeyeceğini" söyledi.
Reuters haber ajansına göre, Ejei, İsrail ve ABD'yi ülkesinde iç karışıklık çıkarmak için hibrit yöntemler izlemekle suçladı.
Tahran, ABD Başkanı Donald Trump'ın protestocuların şiddetle bastırılmaması uyarısıyla birlikte uluslararası baskı altında.
Trump, 4 Ocak Pazar günü yaptığı açıklamada, İran için, "Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa Amerika Birleşik Devletleri'nin çok sert yanıtıyla karşılaşacaklar" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Trump'ın açıklamasına, "İran'ın iç meseleleri hiçbir yabancı ülkeyi ilgilendirmez" yanıtını verdi.
Çarşamba günü düzenlenen İran kabine toplantısının ardından konuşan Arakçi, ABD başkanının protestoculara verdiği desteği "müdahaleci" olarak nitelendirdi ve "herhangi bir sorun varsa, bunların çözüleceğini" umduğunu ifade etti.
Diğer yandan İran hükümeti geçmişte protestocuları genellikle "isyancı" olarak nitelendirirken, son protestolarda yetkililer protestocular ve "isyancılar" arasında ayrım yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
Çarşamba günü konuşan yardımcısı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın göstericilere müdahale edilmemesi emri verdiğini söyledi.
AFP haber ajansına göre, "Ateşli silah, bıçak ve pala taşıyan ve polis karakollarına ve askeri tesislere saldıranlar isyancıdır ve protestocuları isyancılardan ayırmalıyız" diye ekledi.
İran'da yönetim 2022'deki Mahsa Amini protestolarından bu yana en büyük kitlesel gösterilerle karşı karşıya.
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 42'ye yükseldiğini bildirdi.
Ülke genelinde toplam 2 bin 277 kişi gözaltına alındı.

