RSV enfeksiyonu her yaşta görülebiliyor. Ancak bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş iki yaşın altındaki bebeklerde daha riskli. Bebekler gibi, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlarda da daha ağır seyrediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) doğum istatistikleri, uzman görüşleri ve bilimsel kaynaklar ışığında yapılan bir çalışmaya göre 2019-2023 yıllarında doğan 0-5 yaş arası 5 milyonu aşkın çocuktan 894 binden fazlası RSV’ye yakalandı. Çocukların 791 bin kadarı ayakta, 102 bini hastanede, 12 bine yakını da yoğun bakımda tedavi gördü. 952 bebek bu virüsle bağlantılı olarak hayatını kaybetti.
Nezle gibi başlıyor zatürreye çeviriyor
RSV enfekte kişilerin öksürük ya da hapşırığıyla havaya yayılan damlacıkların solunması veya doğrudan temas edilmesi, virüsle enfekte yüzeylere dokunduktan sonra ellerin ağız, burun veya gözlere sürülmesiyle bulaşıyor. RSV, sert yüzeylerde birkaç saat boyunca hayatta kalabiliyor. Kuluçka süresi iki-sekiz gün (genellikle dört-altı gün) sürüyor.
RSV, çoğu zaman basit bir nezle gibi başlıyor. Ancak özellikle ilk iki günden sonra hızla bronşit ve zatürreye ilerleyerek küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısına yol açabiliyor. Acil servislere başvurular artıyor, yoğun bakım desteğine ihtiyaç duyulabiliyor.
RSV geçirmek kalıcı bir bağışıklık anlamına gelmiyor. Aynı sezonda birkaç kez bile geçirilebiliyor. 0-2 yaş RSV açısından kritik. Çünkü vücut ilk kez bu virüsle karşılaşıyor. Hastaneye yatış ve ölüm oranları bu dönemde daha yüksek. Alt solunum yolu enfeksiyonu yükü yüzde 92,2 oranında yaşamın ilk iki yılında yoğunlaşıyor. Özellikle 0-3 ay arasındaki vakaların yüzde 61,4’ü hastaneye yatıyor.
Araştırma sonuçları
Enfeksiyonun toplumda bilinirliğinin artması için El Bebek Gül Bebek Derneği harekete geçti. İlk adım olarak RSV’nin toplumdaki bilinirliğini ölçmek için bir araştırma yaptı. ‘Ebeveynlerin Gözünden RSV: Türkiye’de Bebek Sağlığı ve Hasta Deneyimleri Anketi‘yle enfeksiyonun aileler üzerindeki etkisine bakıldı.
Dernek Başkanı uzman psikolog İlknur Okay, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca ve Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı hem 1061 anne-baba ve hamileyle Türkiye genelinde yapılan araştırmayı hem de hastalığın sonuçlarını paylaştı:
*Söz konusu araştırma kapsamında görüşülenlerin yüzde 18,5’i gebe anneler, yüzde 24,6’sı babalar, yüzde 3,6’sı 37 ay ve üzeri çocuğu olan anneler, yüzde 15,6’sı 25–36 aylık çocuğu olan anneler, yüzde 14,9’u 13–24 aylık çocuğu olan anneler, yüzde 11,0’ı 0–12 aylık çocuğu olan anneler ve yüzde 11,8’i prematüre bebeği olan annelerden oluştu. Ebeveynlerin yüzde 87’sinin bu virüsü daha önce hiç duymamış.
*Çocuğu olan katılımcıların üçte birinden fazlası, çocuklarının yaşamın erken dönemlerinde bronşiolit, zatürre, alt solunum yolu enfeksiyonları, astım veya RSV gibi bir hastalık geçirdiğini bildirdi. Hastalıkların büyük bölümü yaşamın ilk iki yılında ortaya çıkmıştı. Özellikle bronşiolit ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonlarının ayaktan tedavi gerektirecek yoğunlukta yaşandığı aktarıldı.
Kısa etkili antikor koruyor
*İki yaşın altındaki çocukları monoklonal antikorla korumak mümkün. Bu kısa etkili (beş ay) monoklonal antikorlar sadece prematüre doğan ya da ciddi hastalıkları bulunan sınırlı sayıdaki bir bebek grubunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanıyor. Ancak bu sebeble hastaneye yatırılan bebeklerin büyük bölümü zamanında doğmuş ve daha önce tamamen sağlıklı çocuklar. Bu nedenle RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebekleri etkileyebilen bir virüs olarak ele alınmalı.
* Hastaneye yatış ağırlığı kamu kurumlarına olsa da düşük sosyoekonomik gruptaki ailelerin yüzde 85,7’si ek mali yüklerle karşılaştığını ifade etti.
*Virüsün ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bilenlerin oranı yalnızca yüzde 16,1.
*Hekim önerisi bağışıklama yöntemlerin seçimi kararlarında önemli bir rol oynuyor. Ancak araştırmaya göre ebeveynlerin yalnızca yüzde 7,4’üne RSV bağışıklaması önerilmiş.
*Katılımcıların yüzde 93,9’unun rutin çocukluk çağı aşılarını yaptırmış olması, RSV bağışıklamasına (monoklonal antikor) yönelik mesafeli tutumun bir ‘aşı tereddütü‘ değil, tamamen ‘tanımsızlık ve bilgi yoksunluğu‘ kaynaklı olduğunu gösteriyor.
*Bağışıklamanın reddedilme nedenlerinde ilk sırada yüzde 55,3 ile ‘bilinmeyen bir uygulama olması’ yer alıyor. Yan etki kaygıları yüzde 19,2 ile ikinci sırada.
Asıl sorun ekonomik
*Ailelerin sosyo ekonomik durumu rutin aşılama programının yanı sıra önerilen koruma yöntemlerinin (aşı ve antikor) uygulanmasında etkili. Yüksek sosyo ekonomik gruptaki ailelerde yaptırma oranı yüzde 47,7 iken, düşük olanlarda yüzde 14,7’ye kadar geriliyor. Bu durum, ebeveynlerin çocuklarını koruma isteğinden ziyade, finansal imkânların koruyucu sağlık hizmetlerini bir ‘ayrıcalık‘ haline getirdiğini işaret ediyor. Çocuk sayısı arttıkça tamamlayıcı koruma yöntemlerine eğilim azalıyor.
*RSV, sadece bir virüs değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından iyi yönetilmesi gereken hastalık yükü olarak değerlendirilmeli. Her yıl yüz binin üzerinde hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir
*0-5 yaş grubundaki hastaların toplam ekonomik yükü yaklaşık 24,2 milyar lira olarak hesaplanıyor.
*Bilgi eksikliğini gidermek için, sağlık profesyonellerinin ebeveynlere RSV hakkında düzenli bilgilendirme yapması, doğum sonrası bakım süreçlerinde standart bilgilendirme protokollerinin oluşturulması, aşı veya bağışıklama uygulamasının erişilebilirliğinin artırılması, ebeveyn eğitimini destekleyen kamu farkındalık kampanyalarının güçlendirilmesi önerildi.
Numune sonuçları
Sağlık Bakanlığı’nın ‘Haftalık Solunum Yolu Virüsleri Sürveyans Raporu‘nun sonuncusuna (12-18 Ocak haftası) göre aile hekimlerine grip benzeri hastalık belirtileriyle ayaktan başvuran hastalardan sürveyans (izlem) kapsamında alınan 150 solunum yolu numunesinde şunlar görüldü:
- 54 (yüzde 36) influenza (grip) A(H3N2) virüsü
- Sekiz (yüzde 5,3) influenza A (H1N1) virüsü
- İki (yüzde 1,3) influenza B virüsü
- 38 (yüzde 25,3) diğer solunum yolu virüsü (DSYV)
DSYV’lerde şunlar görüldü:
- 14 (yüzde 9,3) rhinovirts
- 10 (yüzde 6,7) koronavirüs
- Dört (yüzde 2,7) RSV
- Üç (yüzde 2) rhinovirüs–koronavirüs
Belirlenmiş hastanelere ağır akut solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle yatan hastalardan alınan toplam 132 solunum yolu numunesindeyse şunlar görüldü:
20 (yüzde 15,2) influenza A(H3N2) virüsü
Üç (yüzde 2,3) influenza A(H1N1) virüsü
36 (yüzde 27,3) DSYV
DSYV’lerde şunlar görüldü:
13 (yüzde 9,8) RSV
Sekiz (yüzde 6,1) rhinovirus
Üç (yüzde 2,3) RSV – rinovirüs birilkt
Üç (yüzde 2,3) RSV – rhinovirüs – adenovirün




