Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) göç ve sığınma mutabakat zaptı onaylanmasını “olumlu” bulduğunu belirtmekle birlikte “özellikle, şu anda gönüllülük esasına dayanan yer değiştirmeler konusunda daha fazlasını beklerdik” dedi.

Fileleftheros’un haberine göre, şu anda gönüllülük esasına dayanmakta olan yer değiştirmelerin mecburi olmasını istediklerini söyleyen Hristodulidis “bazı Avrupa Konseyi liderlerinin, (zaptı) kendi örneklerinde uygulamayacaklarını söylediklerini işittim.” ifadesini kullandı.  

Hristodulidis, buna rağmen gelişmenin olumlu olduğunu ancak bununla yetinmeyeceklerini belirtti. Suriye’nin bazı bölgelerinin “güvenli bölge” ilan edilmesini sağlamak üzere Rum İçişleri Bakanı Konstantinos Yoannu’nun Danimarka ve Çekya’yı ziyaret ettiğini, kendisinin de İtalya ve Yunanistan gibi AB üyesi ülke başkanları ile temas halinde olduğunu kaydetti. Hristodulidis, Suriye’nin bazı bölgelerinin güvenli bölge ilan edilmesine AB içerisindeki bazı büyük devletlerin itirazı olduğunu fakat meselenin ancak bu tür kararlarla göğüslenebileceğini savundu.

Sığınmacı Başvurularının İncelenmesinin Askıya Alınması Akışı “Bıçak Gibi Kesti” Sığınmacı Başvurularının İncelenmesinin Askıya Alınması Akışı “Bıçak Gibi Kesti”

Hristodulidis dün, Lübnan Başbakanı ile, Beyrut’ta yaptıkları görüşmelerin devamı niteliğinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini ve kendisine, AB düzeyinde yaptığı bazı temaslarla ilgili bilgi verdiğini söyledi. “Avrupa Komisyonu Başkanı ile orayı (Beyrut) ziyaretimle ilgili bazı tarihlere baktık.” diyen Hristodulidis, "çok somut açıklama yapma umudunu" dile getirdi.

Nikos Hristodulidis gelecek hafta Londra’ya giderek, Güney Kıbrıs’a yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılarla görüşeceğini, ardından da Brüksel’e gideceğini belirtti.  Bunu takiben, Suriye ve Türkiye-AB ilişkilerinin ele alınacağı Avrupa Konseyi toplantısına katılacağını belirterek “birçok gelişme yaşanacak yoğun bir hafta olacak.” dedi.

Türkiye-AB ilişkilerine değinirken daimi temsilciler komitesi düzeyinde görüşmeler yapıldığını, önlerine halen bir taslak bulunduğunu, ikincisinin de dağıtılmasının beklendiğini anlatan Hristodulidis “birçok ülkenin bizim yaklaşımımızı destekliyor olmasından mutluyuz, olumlu sonuçlanmasını umuyorum.” İfadesini kullandı.

Aynı gazete Rum İçişleri Bakanı Konstantinos Yoannu’nun, Avrupa üyesi devletlerin katılımıyla, Suriye meselesi başta olmak üzere göç meselesinin dış boyutu için bir grup oluşturulması önerisini götürdüğü Danimarka’da, Göç Bakanı Kaare Dybvad ve Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Vit Rakusan’dan olumlu yanıt aldığını yazdı.

Habere göre Yoannu ile muhatapları ortak bir heyet oluşturarak, Suriye’nin güvenli bölge olarak belirlenmesi için veri toplamak üzere Suriye’ye gitmeye karar verdi. Rum İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Konstantinos Yoannu’nun, Rum yönetiminin, Suriye’nin belirli bölgelerine güvenli bölge statüsü kazandırılmak üzere yeniden değerlendirilmesi inisiyatifini ileri götürmek üzere AB üyesi devletleri ziyaretleri çerçevesinde önceki gün ve Danimarka ve Çekya’da olduğu kaydedildi.

Yine Fileleftheros ELAM’ın göç sorununun göğüslenebilmesi için sığınma başvurularıyla ilgili yasada iki değişiklik önerisi sunduğunu bildirdi.

Habere göre ELAM’lı üç milletvekili Hristos Hristu, Linos Papayannis ve Sotiris Yoannu tarafından Rum meclisine sunulan yasa değişikliği önerilerinden birincisi “ülke güvenliği açısından çok acil ve öngörülemez tehdit durumlarında bakanlar kuruluna sığınma başvurularını askıya alma yetkisi verilmesini” öngörüyor.

İkinci yasa değişikliği önerisi ise Sığınma Dairesi ve Mülteci Araştırma Kurumu kararları aleyhine başvuru süresinin 30 günden 15 güne, bazı karar ve emirlere itiraz süresinin de 15 günden 7 güne indirilmesini öngörüyor.

Öte yandan Haravgi AKEL’in, sadece belirli hassas kategorideki kişileri kapsaması ve gönüllülük esasında olması nedeniyle, AP’nin onayladığı göç ve sığınma mutabakat zaptına karşı çıktığını bildirdi.

Habere göre AKEL Merkez Komite Üyesi Marina Savva dünkü açıklamasında mutabakat zaptının, sorumlu üye devlet olarak belirlenen Dublin’in Anayasasının ana ilkesini temel alarak düzensiz göçmenleri ve sığınmacıları Güney Kıbrıs gibi birinci saftaki ülkelerde mahsur bıraktığına işaret etti.

Savva, AB üyesi ülkelerin, düzensiz göçmenleri ve sığınmacıları ülke olanakları ve nüfus oranlarına göre konuk etmelerini sağlayacak bir mekanizma kurulması gerekirken yeni mutabakat zaptının üye devletlere, göç sorununu olanakları ve nüfusları oranında paylaşmaktan kaçma olanağı tanıdığına dikkat çekti.

EDEK, Rum tarafında kaçak ikamet eden bir yabancının (Bangladeşli) trajik ölümünün Rum  makamlarının denetimlerini ve etkin müdahalelerini yoğunlaştırması gereğini gündeme getirdiği görüşünü ortaya koydu, Ekologlar ise yeni mutabakat zaptını yok hükmünde ve etkisiz diye niteledi, “AB düzensiz göçü gündeme getiren durumları cesur adımlarla göğüslemelidir” görüşünü ortaya koydu.