ABD'li uzmanlara göre, Limasol’daki büyük yangın sigara izmaritinden çıktı
ABD'li uzmanlara göre, Limasol’daki büyük yangın sigara izmaritinden çıktı
İçeriği Görüntüle

Rum yönetiminin BM’deki Daimi temsilciliği, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Daimi Temsilciliğinin BM’ye gönderdiği 27 Mayıs ve 29 Temmuz 2025 tarihli Türkiye-Libya mutabakat zaptı ile ilgili yazısına cevap verdi.

Fileleftheros’un “Var Olmayan Deniz Sınırı İnşa Ettiler” başlıklı haberine göre, Rum yönetiminin 18 Ağustos 2025 tarihli “cevap” yazısında, Türkiye-Libya mutabakat zaptının “bölgedeki başka kıyı devletlerinin varlığını ve deniz haklarını kasıtlı olarak görmezden gelen, var olmayan bir deniz sınırı inşası olduğu” öne sürüldü.

Rum Daimi Temsilci Maria Mihail’in imzasını taşıyan yazıda, Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için 27 Kasım 2019’da imzalanan Türkiye-Libya mutabakat zaptının “Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uygun olmadığı” iddia edildi.

Yazıda mutabakat zaptının “üçüncü ülke için herhangi bir yasal sonuç üretmediği, herhangi bir üçüncü ülkenin deniz bölgelerindeki egemenlik haklarını etkilemediği” savunuldu. Türkiye-Libya mutabakat zaptının karşılıklı ya da bitişik kıyıları olmayan iki devlet arasında deniz yetki alanı sınırlandırılması olarak lanse edildiği, bu şekilde aralarında var olmayan bir deniz sınırı inşa edildiği ve Girit ve Oniki Adalar gibi Yunan adaları da dahil bölgedeki diğer kıyı devletlerinin varlığını ve denizdeki haklarının kasıtlı olarak görmezden gelindiği” iddia edildi.

“Sirti Körfezindeki kapatma çizgisi temel alınarak düz hat çekilmesinin de uluslararası örf ve adet hukukuna uygun olmadığı ve herhangi bir yasal sonuç üretmediği” öne sürülen yazıda, Rum yönetiminin “uluslararası hukuka mutlak saygı gösterilmesi talebine” de yer verildi.

Maria Mihail söz konusu yazının; BM Genel Kurulu’nun gündemine alınmasını, resmi belgesi olarak dağıtılmasını, Deniz Hukuku ve Deniz Konuları Dairesi’nin web sayfasında yayınlanmasını ve Deniz Hukuku Bülteni’nin gelecek sayısında yer almasını da talep etti.