9 Ocak 2014 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarihinin en ilginç siyasi davalarından birine sahne oldu. Duruşmada Polis Genel Müdür yardımcısı ve şu an vekaleten Polis Genel Müdürü olan Pervin Gürler savcılığın tanığı olarak mahkeme huzurundaydı.
Narktoik Şube Amiri Ali Adalıer’in dava için verdiği şahadet sırasında müdahale emrini veren kişi olarak işaret ettiği kişi olan Polis Genel Müdür yardımcısı ve şu an vekaleten Polis Genel Müdürü olan Pervin Gürler savcılığın tanığı olarak mahkeme huzurundaydı.
Pervin Gürler şahadeti sırasında şok açıklamalara yer verdi.
Gürler’in ilk beyanında, TC Başbakanı ile ilgili başbakanımız sayın Tayyip Erdoğan ifadesini kullandığı dikkat çekti.
Erdoğan’ın adamıza ziyareti esnasında Gürler, kendisinin o gün gerçekleşecek eylemler için kurulan acil işlem bölümününün başında olduğu iddiasında bulundu.
Olay anında Ali Adalıer’den telefoniyen eylem içerisinde tahrik edici niteliği olduğunu iddia ettiği “Emperyalist Kuşatmayı Reddediyoruz, Ne Paranı, Ne Paketini, Ne De Memurunu İstemiyoruz” pankartının açıldığı ve karşıt bir grubun da eylemcilere müdahale için orada olduğu bilgisinin iletildiğini söyleyen Pervin Gürler, dönemin PGM müdürüne durumu ilettiğinde pankartın alınması kararını aldıklarını söyledi.
Gerekçe olarak ise Gürler, pankartın karşıt bir grubu tahrik eder nitelikte olduğu ve karşıt grubun saldırmasının sulh ve sükunu bozacağı, polisin müdahalesi ile bu durumun engellenmeye çalışıldığını iddia etti.
Hırsızın hiç mi suçu yok?
Gürler’in beyanının ardından ise Avukat Öncel Polili tanık Pervin Gürler’i sorgulamaya başladı.
Polisin eylem esnasında neden barışçıl bir eyleme saldırmak isteyenlere değil de eylemcilere saldırdığı sorusu üzerine ise Gürler beyanını tekrar ederek, amaçlarının sulh ve sukunu korumak olduğunu, karşıt gruba mühadale etmelerinin eylem yapma özgürlüğüne aykırı olacağını iddia etti.
Gürler ayrıca iki grup arasında bir sorun çıkmasını önlemek için polisin eylemcilere müdahale ettiğini vurguladı.
Avukat Polili’nin müdahale edilen pankartın ifade özgürlüğüne girip girmediği sorusuna ise Gürler, bunun duruma göre değişeceğini, o an içinde bulunan durumda uygun olmadığı cevabını verdi.
Polili’nin karşıt grubun pankarta müdahale edeceği bilgisinin poliste olmasına, yani bir malın sahibinden alınacağı bilgisinin poliste olmasına rağmen neden polisin bu duruma müdahale etmediği sorusu üzerine ise Gürler bir malı sahibinden almanın her zaman suç teşkil etmeyeceği iddiasında bulundu.
“Or… Çocukları” ifade özgürlüğüne uygun mu?
Bunun üzerine Polili, Gürler’e Baraka Kültür Merkezi önünde “Or… Çocukları” diye bir pankart açıldığı, o gün bu pankartın arkasında polislerin de görüldüğü bir fotoğrafın yanında olduğu bilgisini verdi ve neden aynı hassasiyetin bu pankartla ilgili de gösterilmediği, bu pankartın tahrik edici olup olmadığı sorusunu yöneltti.
Gürler önce tahrik edici olmayabileceğini ve konu ile ilgili bir şikayetin olmadığını iddia etti, ardıdan ise Polili’nin şikayetin zorunlu olmadığını, ayrıca şikayetin de var olduğunu söylemesi üzerine ise bilgisin olmadığını, gerekli işlemlerin yapılmış olması gerektiğini söyledi.
Gürler: Şiddeti tavsip etmiyorum
Polili’nin o gün polisin uyguladığı şiddeti gündeme getirmesi üzerine ise, Gürler görüntüleri televizyonda izlediği bu tarz şeylerin tekrardan olmamasını dilediğini ve şiddeti tasvip etmediğini söyledi.
Şiddet uygulayan polislerin durumunun ne olduğu sorusuna ise Gürler, soruşturma dosyalarının hazırlandığı ve savcılığa iletildiğini, artık konunun savcılığın gündeminde olduğunu söyledi.
Polisin açtığı disiplin soruşturmasının da ancak, savcılığın bu davaları sonuçlandırması ile sonuçlanabileceği bilgisini iletti.
Gürler ile Polili arasında geçen sorgu diyaloğu dikkat çekti
Pervin Gürler: KTHY önündeki eylemcilere karşıt bir grubun müdahale edeceği bilgisini aldık. Böyle bir durumun oluşmaması için cefakar polisimize müdahale ettirdik ve eylemcilerin pankartlarını aldık.
Avukat Öncel Polili: Neden pankartı almak için eylemcilere müdahale etmek yerine, karşıt grubu durdurmadınız?
Pervin Gürler: Anayasamızın 32. maddesi eylem yapma özgürlüğünü güvence altına alır.
Avukat Öncel Polili: Karşıt grup eylemcilere saldırıp pankartını alma niyetindeydi diyorsunuz, birinin malını almak suç değil midir?
Pervin Gürler: Duruma göre değişir, her zaman değildir. Karşıt grup rahatsızlık vermiyordu.
Savcılığın son tanığını dinletecek...
Gürler’in ifadesinin ardından ise savcılığın son duruşmada hazır edeceğini beyan ettiği ikinci tanığını hazır etmemiş olması üzerine, dava mahkeme tarafından 15 Ocak 2014tarihine ertelendi.
Savcılık bu duruşmada tüm tahkikatı yürütmüş olan tahkikat memurunu son tanığı olarak çıkartacağını beyan etti.
Bu tanığın ardından ise mahkeme savunmanın tanıklarını dinlemeye başlayacak.
KAYNAK: Gazete 360
PERVİN GÜRLER MAHKEMEDE!!! ''OR... ÇOCUKLARI'' SUÇ DEĞİL!!!
9 Ocak 2014 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarihinin en ilginç siyasi davalarından birine sahne oldu. Duruşmada Polis Genel Müdür yardımcısı ve şu an vekaleten Polis Genel Müdürü olan Pervin Gürler savcılığın tanığı olarak mahkeme huzurundaydı.
Bunlar da ilginizi çekebilir