Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (KTMMOB) bağlı Makina Mühendisleri Odası, trafiğin, bilimsel ve teknik esaslara göre değerlendirilmesi gereken bir mühendislik disiplini olduğunu belirterek, ölümlü trafik dosyalarında bilirkişiliğin yalnızca yetkin mühendislik disiplinlerine bırakılması ve bilirkişilik sisteminin yasal çerçevede yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

Bilirkişilik sisteminde zafiyet olduğu belirtilen açıklamada, Türkiye’den turistik girişle gelen, resmi bilirkişilik kaydı bulunmayan, trafik ile ilgili (yol – araç) alan mühendisliği disiplini eğitimi olmayan, ‘kaporta hasar eksperi’ unvanı ile hareket eden kişilerin para karşılığı taraf lehine şahadet vererek ülkeden ayrıldıklarının tespit edildiği kaydedildi.

Bu kişilerin çarpışma analizi konusunda yetkin olmadığı, mühendislik hesabı yapmadığı ve verdikleri teknik görüşten hukuken sorumlu olmadığı belirtilen açıklamada, “Buna rağmen teknik geçerliliği olmayan bu şahadetlerin yargı kararlarını etkilediği anlaşılmaktadır. Bu durum kabul edilemez bir sistem zafiyetidir” denildi.

Kimliksizler Derneği: Anne ve babası Kıbrıs’ta evlenip, Kıbrıs’ta doğan çocukların mağduriyeti devam ediyor
Kimliksizler Derneği: Anne ve babası Kıbrıs’ta evlenip, Kıbrıs’ta doğan çocukların mağduriyeti devam ediyor
İçeriği Görüntüle

Odadan yapılan yazılı açıklamada, son yıllarda ülkede meydana gelen ölümlü trafik çarpışmalarının yalnızca can kaybı ile değil, yargı süreçlerinde ortaya çıkan ciddi teknik ve yapısal sorunlarla da toplum vicdanını yaraladığı ifade edildi.

-"Trafik kazaları kader değil"

Mahkemelere sunulan dosyaların teknik açıdan yetersiz kalması, bilimsel temelden uzak şahadetlerin hükme esas alınması ve bilirkişilik müessesinin suistimal edilmesinin yakınlarını kaybeden ailelerin acısını daha da derinleştirdiği belirtilen açıklamada, “Trafik kazaları kader değildir. Trafik, bilimsel ve teknik esaslara göre değerlendirilmesi gereken bir mühendislik disiplinidir” denildi.

Bir ölümlü çarpışmada kusur belirlenirken; insan faktörü (reaksiyon süresi, dikkat, hız algısı), araç teknik durumu (fren sistemi, güvenlik donanımı, araç yaşı), yol geometrisi ve görüş mesafesi, çarpışma açısı ve hız hesapları, mevzuat ve denetim altyapısının bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi:

“Polis teşkilatımızın zaman zaman Oda’dan da destek aldıkları büyük emekle hazırladığı teknik çarpışma raporları; ölçüme, iz analizine ve fizik kurallarına dayanmaktadır. Ancak bazı yargı süreçlerinde bu raporların, teknik yeterliliği bulunmayan şahadetlerle zayıflatıldığı görülmektedir.”

-“Yargıya güven zedeleniyor”

Bilirkişilik sistemindeki zafiyet, yanlış veya yetersiz teknik değerlendirmeler sonucunda ailelerin adaletin tecelli etmediğini düşündüğü, yasaların yetersiz olduğu algısı oluştuğu ve yargıya duyulan güvenin zedelendiği ifade edilen açıklamada, bunun uzun vadede hukukun caydırıcılığını azalttığı ve trafik güvenliğini zayıflattığı kaydedildi.

“ ‘Ölümler azaldı’ söylemi bilimsel değil”

Yılın ilk iki ayındaki veriler üzerinden “aldığımız tedbirlerle ölümler azaldı” demenin teknik ve istatistiksel olarak doğru olmadığı savunulan açıklamada, gerçek trafik politikasının “sıfır can kaybı” vizyonu ile yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Araç ithal yaş sınırının kaldırılması, modern güvenlik sistemlerinden yoksun araçların sisteme dahil edilmesi ve yapısal risklerin artırılmasının gelecekteki ölümlerin zeminini hazırladığı kaydedilen açıklamada, “Bu kararlar yalnız bugünü değil, gelecek nesilleri de etkilemektedir” denildi.

Oda olarak Polis Genel Müdürlüğü’ne, Başsavcılığa bilirkişilik zafiyeti konusunda yazılı bildirim yapıldığı kaydedilen açıklamada, “Ancak uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu konu artık münferit değil, sistemsel bir sorundur” denildi.

-İvedilikle yapılması gerekenler…"Bilirkişilik sistemi yasal çerçevede yeniden düzenlenmeli"

Açıklamada, ivedilikle yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

“Ölümlü trafik dosyalarında bilirkişilik yalnızca yetkin mühendislik disiplinlerine bırakılmalıdır. Çarpışma rekonstrüksiyonu bilimsel yöntemlerle yapılmalıdır. Turistik girişle gelip para karşılığı şahadet verilmesi engellenmelidir. Bilirkişilik sistemi yasal çerçevede yeniden düzenlenmelidir. Teknik geçerliliği olmayan raporlar hükme esas alınmamalıdır. Çarpışmalarda ‘idari’ hatalar da raporlara dahil edilerek yargı önünde sorumluların hesap verilmesi sağlanmalıdır. Bu süreçte ‘dokunulmazlık’ da geçerli olmamalıdır.”

Açıklamanın sonunda, “Adalet doğru tecelli etmezse, trafik güvenliği sağlanamaz. Trafik kazaları kader değildir. Bilimden uzak kararlar ise kaderciliği besler” ifadelerine yer verildi.