Güncel

Meclis Genel Kurulu'nda ekonomi, sağlık, spor ve Kıbrıs konusu konuşuldu

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda milletvekillerinin güncel konuşmaları devam ediyor.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda milletvekillerinin güncel konuşmaları devam ediyor.

Milletvelkilleri güncel konuşmalarında, ekonomi, sağlık, Kıbrıs sorunu, spor konularında eleştirilerde bulundu.

-Uluçay

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Teberrüken Uluçay, “Çarşı, Ekonomi ve Siyaset” konulu güncel konuşmasında, Türkiye’de ocak ayı için açıklanan enflasyon oranının 2026 yılı için olumlu bir sinyal olmadığı görüşünü belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın 2026 yılı sonu itibarıyla hedeflediği enflasyon oranlarını güncellemek durumunda kaldığını kaydetti.

Türkiye’deki hane halkı beklenti anketlerine de değinen Uluçay, gıda, yakıt ve enerji rakamlarında artış beklendiğini ifade etti. Uluçay, İstanbul Sanayi Odası Başkanı’nın, “Türkiye’de gerçek enflasyon gıda enflasyonudur. Tarımsal üretime daha çok destek verelim” dediğine dikkat çekti. Uluçay, ekonomistlere göre, “beklentilerin yüksek olmasının enflasyonla mücadelede dezavantaj yarattığını” söyledi.

Öte yandan Münih Güvenlik Konferansı öncesinde yapılan kamuoyu araştırmasında, Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının ortalama yüzde 68 oranında güvenlik kaygısı olduğu sonucu çıktığına işaret eden Uluçay, AB ülkelerinin güvenlik konusunu ön plana çıkardığını söyledi.

Kıbrıslı Rumlar arasında yapılan kamuoyu yoklamasında yüzde 54 ile federal çözümün ön plana çıktığını ifade eden Uluçay, “Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması da Kıbrıslı Rumlar arasında bir güvensizlik sorunudur” dedi.

Bir süre önce Gazimağusa bölgesinde ortaya çıkan şap hastalığının, Larnaka’da da görüldüğüne işaret eden Uluçay, Kıbrıs adasında birçok konunun ortak mücadele istediğini vurguladı.

-Hasipoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu Uluçay’a yanıt verdi., Bugün liderler görüşmesi yapıldığına değinen Hasipoğlu, “Görüşme süreci Kıbrıs eksenine düşmüş vaziyette” dedi. Hasipoğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, 5+1 uluslararası toplantı oluşma sürecinin mümkün olmadığı görüşünü dile getirdiğini hatırlattı.

“Diyalog ve görüşmeler devam etsin. Buna bir itirazımız yoktur” diyen Hasipoğlu, siyasi eşitliğin ne anlama geldiği konusunda iki tarafın aynı noktada olmadığını söyledi. Hasipoğlu, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi şu pozisyonundan vazgeçmiş değildir, ‘Kıbrıslı Türkler sadece kendilerini ilgilendiren konularda karar alma süreçlerine katılabilecektir’ bu nokta yoruma açıktır, subjektif bir kriterdir” diye konuştu.

“Rum tarafının bizi müzakere masalarında uyutmasına izin vermememiz gerekiyor” diyen Hasipoğlu, sahadaki gerçeklik üzerinden iki egemen devlet olarak statüler eşitlenerek, görüşmelerin başlaması gerektiğini ifade etti.

Rum tarafının konfor alanı içerisinde masada görüşürmüş gibi yapmaya devam ettiğini dile getiren Hasipoğlu, Tufan Erhürman’ın, KKTC Cumhurbaşkanı olduğunu ve KKTC’yi uluslararası alanda daha da yükseltmek, yücelmek, hak ettiği yere getirmek için çaba göstermesi gerektiğini ancak bu şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin konfor alanının zayıflayacağını söyledi.

Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin Kıbrıs konusunda aldığı kararlar doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

Hasipoğlu, şap hastalığı ile ilgili aşıların Başbakan’ın Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı’na verdiği talimatla Güney Kıbrıs’a gönderildiğini ve sınırda hastalıkla ilgili önlemler alınması için adım atıldığını dile getirdi.

Hasipoğlu son olarak, Cumhurbaşkanı’nın dört maddelik öneri sürecine de doğal takvim koyması gerektiğini ifade etti.

CTP Milletvekili Sami Özuslu’nun yerinden soruları üzerine Hasipoğlu, “Şu an bir müzakere masası yok o yüzden müzakereci de yok” diyerek, metodoloji ve prosedürün görüşüldüğünü belirtti.

“Sayın Cumhurbaşkanı ‘Ben federasyonu görüşeceğim’ diyorsa biz bunu tasvip etmeyiz” diyen Hasipoğlu, seçim sürecinde Cumhurbaşkanı’ndan bu cümleyi duymadığını kaydetti.

Siyasi eşitliğin bir federasyon parametresi olduğunu dile getiren Hasipoğlu, “Demek ki Sayın Cumhurbaşkanı egemen eşitlikten vazgeçti siyasal eşitliğe geçiş yaptı” dedi.

CTP Milletvekili Özuslu ise yerinden söz alarak, Cumhurbaşkanı’nın, egemen eşitlik değil “siyasi eşitlik ve eşit egemenlik” dediğini belirtti.

Konuşmasına devam eden Bakan Hasipoğlu, görüşme masasıyla ilgili bir itirazları olmadığını ancak Cumhurbaşkanı müzakere masasında federasyonu görüşecekse buna destek vermeyeceklerini söyledi.

-Uluçay

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay ise yeniden söz alarak kürsüye çıktı. Kıbrıs meselesinin, Kıbrıslı Türklerin aleyhine işleyen bir mesele olduğunu söyleyen Uluçay, “İğneyle kuyu kazıyoruz biz” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın kat ettiği yolun çok önemli olduğunu ifade eden Uluçay, liderlerin Kıbrıs’ta buluşmasının yürütülen diplomasinin sonucu olduğunu dile getirdi. Uluçay, Kıbrıs sorununun çözümü için öngörülen modelin federasyon modeli olduğunu belirtti.

-Akansoy

CTP Milletvekili Asım Akansoy ise, “Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşmasına, Özdil Nami’nin babası Erdil Nami’nin vefatı nedeniyle aileye başsağlığı dileyerek, başladı.

Ortak akıl konusunun çok önemli olduğunu dile getiren Akansoy, Cumhurbaşkanı’nın yol haritasının stratejik temele dayandığını ve toplumun hassasiyetlerini gözettiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı’nın basın toplantısındaki açıklamalarını “talihsizlik” olarak niteleyen Akansoy, Dışişleri Bakanı’nın sözlerine çok daha fazla dikkat etmesi gerektiğini kaydetti. Akansoy, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun "ithamlarının ağır" olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımının ayakları yere basan ve sonuç alıcı olabilecek bir siyaset olduğunu kaydeden Akansoy, “Onurlu ve çözüm odaklı bir siyaset” dedi.

Varılan mutabakatlara bağlılık derken kastettikleri noktanın, iki tarafın mutabakat sağladığı bölümler olduğunu ve bunun Crans Montana’yı doğurduğunu ifade eden Akansoy, “Yeni bir süreç başlayacaksa Crans Montana’dan başlamayacak, yeni bir süreç başlayacaksa varılan mutabakatlardan başlayacak ama bunun için öncelikle siyasi eşitlik, dönüşümlü başkanlık da dahil olmak üzere Kıbrıslı Rumlarca kabul edilmesi gerekir” dedi.

“Kıbrıs sorununun çözümüne dönük deyim yerindeyse aklımıza başımıza toplamamız lazım” diyen Akansoy, dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelere dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan ve Meclis ile ilişkisini önemli bulduğunu ifade eden Akansoy, atılacak adımların birlikte şekillendirilmesini temenni etti.

-Hasipoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise Akansoy’a yanıt verdi. “Sayın Cumhurbaşkanı 100 günü geçti hala bu süreçle ilgili kıymetli Meclise bilgi vermedi” diyen Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı’nın, Meclis’i bilgilendirmesi için talebini yineledi.

Meclis’in oy çokluğuyla iki devletli çözüme destek belirttiğini hatırlatan Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşunun da iki devletli çözümden yana olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adanın yönetimini ve zenginliğini bizimle paylaşmak niyeti yoktur” dedi.

-Birinci

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Ceyhun Birinci ise, “Sağlıkta Kaos Devam Ediyor” başlıklı konuşmasında, kaosun sadece sağlıkta değil ülkenin her tarafında olduğu görüşünü belirtti.

Hükümetin halkla yüzleşmekten korktuğunu savunan Birinci, dört yılda ülkede "rüşvet, yolsuzluk, sahte diploma skandalları, adaletsizlikler yaşandığını, bürokratların tutuklandığını" savundu.

“Nerede yaşıyorsunuz anlamak zor. Her aldığınız karar halkımıza zarar vermektedir” diyen Birinci, sağlıkta halka yansıyan hiçbir iyileşme olmadığını söyledi.

Hala depreme dayanıksız hastane binaları içerisinde personelin risk altında çalıştığını, yoğun bakım yataklarının yetersiz olduğunu ifade eden Birinci, hasta bakıcı sorununun da çözülmediğini ve o birimde “mafya” oluştuğunu belirtti.

Sağlıkta kaliteli hizmet vermenin dört şartının yerine getirilmediğini kaydeden Birinci, koruyucu hekimliğe önem verilmediğini, poliklinik hizmetlerinin yeterli olmadığını söyledi. Sağlıkta planlama niyeti olmadığını dile getiren Birinci, yatırım yapılmadığı için sorunlar yaşandığını kaydetti. Tıbbi araç-gereçte "geri kalındığını" ifade eden Birinci, eksik uzmanlıkların tamamlanmadığını söyledi.

Bütün bunlar yapılmazken sağlıkta çağ atlatan projelerin ne olduğunu soran Birinci, ilaç eksikliğinin çözülemediğini, randevuların erkene çekilemediğini dile getirdi. Hekimlik mesleğinin insan hayatıyla birebir ilgili olduğunu vurgulayan Birinci, hekimlerle ilgili gerçek dışı iddialara tepki gösterdi. Birinci, sağlığın hekimlerle kavga edilerek, yönetilemeyeceğini belirtti.

Sağlık Dairesi Yasası’nın Komiteden geçtiğini ve Genel Kurul’a geleceğini dile getiren Birinci, yasanın yeniden düzenlenmesini istedi. Yasa içerisinde ülkede tıpta uzmanlık belgesi verilmesinin önünün açıldığını ifade eden Birinci, verilecek belgenin geçerliliği olmayacağını söyledi. Birinci, “Bir üniversiteye rant sağlayacaksınız diye halkımızın, hepimizin sağlığı ile oynuyorsunuz” dedi.

-Özuslu

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Sami Özuslu ise, “Son Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşmasında, spor konusuna değinerek, tespit ve önerilerde bulundu. Bir ay önce kürsüde sporun ilgisiz kaldığını ve spor yönetiminin ne durumda olduğunu belgeleriyle anlattığını hatırlatan Özuslu, hükümet programında yer almasına rağmen Beden Eğitimi ve Spor Yasası’nın güncellenmediğini ve bu yönde çalışma yapılmadığını kaydetti.

“Kuzey Kıbrıs’ta şu an spor yönetimi diye bir yönetim yoktur. Çökmüştür” diyen Özuslu, sporun da bağlı olduğu müsteşarın görevden alındığını, ita amirinin olmaması nedeniyle de spor fonunu yöneten Spor Genel Yönetim Kurulu’nun toplanamadığını söyledi. Federasyonların bu yıl hala ne kadar katkı alacağını bilmediğini ifade eden Özuslu, “Belirsiz bir spor yönetiminden söz ediyoruz” dedi.

Spor tesislerinin büyük bölümünün bakımsızlıktan döküldüğünü dile getiren Özuslu, merkezi spor yönetimi ve planlamanın olmadığını kaydetti.

Türk Dünyası Spor Oyunlarının KKTC’de yapılması için girişimlerin başlatılacağının dört yıl önce hükümet programına yazıldığını ancak yapılmadığını ifade eden Özuslu, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerin dahi geriye gittiğini belirtti.

Atatürk Stadı’nda elektrik sorunu olduğunu ve gece maçı yapılamadığını dile getiren Özuslu, kulüplerin ve federasyonların mali sıkıntılarla boğuştuğunu söyledi. Özuslu, sporda şiddet konusunda da önlemler alınmadığını ifade etti.

Sporu gündeme getirmeye devam edeceğini kaydeden Özuslu, “Sporun herkese dokunabilen bir noktada olması gerekir. Spor devlet politikası haline gelmeli” dedi.

-Hasipoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise, spor konusunun önemli olduğunu dile getirerek, “Hükümetimizin gerek spor ve sporcuya gerekse altyapıya verdiği önem ortadadır” dedi.

Hükümetin çok ciddi yatırımlar yaptığını belirten Hasipoğlu, Esentepe’de temeli 2011’de atılan kapalı spor salonunun birkaç hafta sonra açılacağını kaydetti.

Uluslararası alanda spor konusunda ciddi haksızlığa uğradıklarını dile getiren Hasipoğlu, kısıtlama ve yaptırımların uygulanmaya devam ettiğini söyledi.

Bakan Hasipoğlu, “İslam İşbirliği Teşkilatı’na üyeyiz ama İslam Oyunlarına katılamıyoruz. Bu konuda evet Cumhurbaşkanlığı da çaba göstersin, bizler de katkı koyalım ve bu sorunu aşalım. Bunu diplomasiyle aşmamız lazım” dedi.