İktisatçı Mahfi Eğilmez’e göre bunun nedeni ‘jeopolitik gelişmeler bu kez alışılmışın tersine çalıştı’.
Eğilmez’in sitesinde yayınladığı analizi şöyle:
* Bu hızlı değer kaybının, tıpkı hızlı değer kazanımında olduğu gibi, birden fazla nedeni var. Bazı güçlü dinamikler aynı anda yön değiştirince fiyatlar da sert şekilde aşağı geliyor. Yön değiştiren dinamikler arasında en kritik olanı faiz beklentileridir.
* Altın ve gümüş gibi varlıklar, faiz getirisi sağlamayan; yalnızca değer artışıyla kazanç sağlayan varlıklardır. Bu nedenle yatırımcılar bu varlıklara genellikle faizlerin düşeceği ya da en azından değişmeyeceği beklentisiyle yönelirler. Nitekim bir süre bu beklenti geçerliydi. Ancak son dönemde beklentiler tersine döndü. Petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, merkez bankalarının faiz indirmek bir yana, gerekirse artırabileceği konuşulmaya başlandı. Böyle bir ortamda yatırımcılar, getirisi olmayan varlıklardan çıkıp faiz sunan araçlara yönelmeye başladı. Bugün altın, gümüş ve diğer değerli metallerde görülen düşüşün temelinde bu beklenti değişimi yatıyor.
* Bu süreçte yatırımcılar ellerindeki altın, gümüş ve diğer değerli metalleri sattılar. Satışlar yalnızca değerli metallerle sınırlı kalmadı; özellikle bu varlıklara dayalı hisse senetleri ve yatırım fonlarında da geniş çaplı çıkışlar yaşandı. Borsalar geriledi. Bu satışlar, hem likit kalma isteği hem de portföy tercihini değiştirme amacıyla yapıldığı için dolara olan talebi artırdı.
* Bunun sonucu olarak, ABD savaşın taraflarından biri olsa bile dolar diğer para birimlerine karşı değer kazandı. İlk aşamada dolara yönelen yatırımcıların bir bölümü, yükselen faizlerin sunduğu çekici getiriler nedeniyle tahvillere geçti. Böylece tahvil talebinde de belirgin bir artış ortaya çıktı.
* Piyasalar dalgalandığında yatırımcılar, zararlarını sınırlamak ya da kaldıraçlı işlemler nedeniyle oluşan teminat çağrılarını karşılamak için elde bulunan altın ve gümüş gibi kolay paraya çevrilebilecek varlıklarını satar. Faizlerin yükseleceği beklentisiyle başlayan satış dalgası yayılınca, zararları sınırlama amacıyla değerli metallerdeki satışlar daha da hızlandı. Bu tür dönemlerde henüz zarar etmemiş olan yatırımcıların bile kâr realizasyonu amacıyla satışa yönelmesi yaygın bir davranıştır. Kâr satışları başladığında küçük yatırımcı da bu dalgaya katıldı ve düşüşü hızlandırdı.
* Özetle, jeopolitik gelişmeler bu kez alışılmışın tersine çalıştı. Normal koşullarda artan jeopolitik riskler altın fiyatlarını yukarı iter. Oysa bu kez mekanizma farklı işledi: Ortadoğu’daki gerilim petrol fiyatlarını yükseltti, bu da enflasyon beklentilerini artırdı. Enflasyon beklentilerindeki yükseliş ise faizlerin yüksek kalacağı ya da daha da artabileceği düşüncesini güçlendirdi. Böylece güvenli liman etkisi yerini faiz baskısına bıraktı. Bunu şematik olarak gösterebiliriz:
Petrol ↑ → Enflasyon Beklentisi ↑ → Faiz Beklentisi ↑ → Altın/Gümüş ↓
Altın fiyatları
An itibarıyla (16:43) düşüşte olan ons altın 4.422,25 dolar, gram altın 6.281,65 lira. Dolar 44,3259 lira; dolar endeksiyse 99,37 puan.
Gram altın geçen haftayı 6 bin 400 liradan kapatmıştı.
Gram altın fiyatı nasıl hesaplanıyor?
Ons bir İngiliz ağırlık birimi. Altın, gümüş ve elmas gibi değerli madenlerin hesaplanması sırasında kullanılıyor. 1 ons, 31,10 grama denk geliyor.
Gram altının Türkiye’deki fiyatı hesaplanırken o andaki 1 ons altın fiyatının değeri 31,10’a bölünüyor ve dolar/lira kuruyla çarpılıyor. Bu da lira bazındaki gram altın değerini veriyor.



