banner386
banner399

Arca: “KKTC’de de diyabet yaygınlığı yüzde 32”

12 Kasım 2021 Cuma 19:15
Arca: “KKTC’de de diyabet yaygınlığı yüzde 32”

KIBRIS TÜRK DİYABET DERNEĞİ BAŞKANI ARCA, 14 KASIM DÜNYA DİYABET GÜNÜ MESAJ YAYIMLADI
“DİYABET KADER DEĞİLDİR”
Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü, dolayısıyla yayımladığı mesajda, dünyada olduğu gibi KKTC’de de diyabetin yaygınlığının artmakta olduğunu belirterek, diyabetin önlenebileceğini vurguladı. 
KKTC’de de diyabet yaygınlığının yüzde 32 oranla, oldukça yüksek olduğunu ve hızla yükselmeye devam ettiğini belirten Arca, “Diyabetli sayısının artış oranı Avrupa ortalamasının üç katı yükseklikte” dedi. 
“Diyabet kader değildir. Herkesin başına gelecek bir rahatsızlık, hastalık değildir.” İfadelerini kullanan Arca, özellikle fazla kilosu ve aile geçmişinde diyabet bulunan yetişkinleri etkileyen Tip 2 diyabetin önlenebilir ve oluşmasının yıllarca geciktirilebilir bir hastalık olduğunu kaydetti. 
Arca, derneğin bu yıl 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kutlamaları çerçevesinde 21 Kasım Pazar günü “Sen Koş Diyabet Düşünsün” sloganını öne çıkararak “Diyabet Koşusu” ve “Siz Yürüdükçe Diyabet Uzaklaşır” sloganıyla “Diyabet Yürüyüşü”  etkinliği düzenleyeceğini belirtti. 
Arca mesajında, Diyabet Derneği’nin önerdiği koruyucu sağlık sisteminin Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirip devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti. 
“SEN KOŞ DİYABET DÜŞÜNSÜN”
Arca, derneğin bu yıl 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kutlamalarında “Sen Koş Diyabet Düşünsün” sloganını öne çıkararak “Diyabet Koşusu” ve “Siz Yürüdükçe Diyabet Uzaklaşır” sloganıyla “Diyabet Yürüyüşü”  düzenleyeceğini belirtti. 
Etkinlikler 21 Kasım Pazar günü saat 08.00’de “Diyabet Koşusu” ile başlayacak ardından saat 10.30’da diyabet yürüyüşüyle devam edecek. 
Her iki etkinlik de derneğin Ortaköy’de bulunan dernek binası önünde başlayacak. 
“KKTC’DE DE DİYABET YAYGINLIĞININ YÜZDE 32 ORANLA OLDUKÇA YÜKSEK”
Arca, IDF (Uluslararası Diyabet Federasyonu) Diyabet Atlası 9. baskısında 20-79 yaş aralığındaki yetişkinlerde diyabetli sayısı 463 milyon olarak hesaplandığını, bu rakamın bir önceki yıl 420 milyon olduğunu belirterek, 20 yaş altı çocuk ve ergen Tip 1 diyabetlilerin sayısının ise 1,1 milyon olarak hesaplandığını vurguladı. 

banner341
KKTC’de de diyabet yaygınlığının yüzde 32 oranla oldukça yüksek olduğunu ve hızla yükselmeye devam ettiğini belirten Arca, diyabetli sayısının artış oranı Avrupa ortalamasının üç katı yükseklikte olduğunu söyledi. 
Ülkede yaşanan ilaç eksikliklerine değinen Arca, “Rakamlar diyabetin ülkemizde ne denli büyük bir problem olduğunu gösterirken Covid 19 pandemisi bahane edilerek diyabetliler üvey evlat muamelesi bile görememektedir” ifadelerini kullandı. 
Hastanede ilaçların eksikliği, yapılması gerekli birçok testin kit noksanlığı nedeniyle aylardır yapılamaması, risk grubunda oldukları için korunmak amaçlı gerek resmi otorite gerekse yakınlarının baskısıyla eve kapanmalarının diyabet hastalarının sağlıkları ile oynama anlamı taşıdığını kaydeden Arca, “Devlet ve özellikle Sağlık Bakanlığı’nın icraatları, diyabetin önlenmesinde ve kontrolünde yeterli olmamaktadır. Bu durum bizleri tedirgin etmektedir” dedi
İnsanlarımız diyabeti; yaşlanınca herkesin başına gelebilecek ve yükselen kan şekerini hap içerek düşürülebilecekleri bir hastalık olarak görmektedir.
“DİYABET KADER DEĞİLDİR”
Arca açıklamasında “diyabet kader değildir” diyerek, bu hastalığın, herkesin başına gelecek bir rahatsızlık, hastalık olmadığını, özellikle fazla kilosu ve aile geçmişinde diyabet bulunan yetişkinleri etkileyen Tip 2 diyabetin önlenebilir ya da oluşması yıllarca geciktirilebilir bir hastalık olduğunu ifade etti. 
Arca şunları kaydetti: 
“IDF atlasına göre diyabetli kişilerin yüzde 79’u yani 4’te 3’ü düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Bu da gösteriyor ki diyabet fazla yemekten çok yanlış beslenme ile (karbonhidrat ağırlıklı beslenme ile) bağlantılıdır.
Koruyucu sağlık sistemi sadece diyabetle ilgili değil, birçok hastalığın önlenmesinde ve kontrolünde etkin olabilecek bir sistemdir. Ne yazık ki her şeyde parayı öne çıkaran sistemlerde insanların yararına olacak koruyucu sağlık sistemine önem vermezler. 
Diyabetin önlenmesi veya gelişmesinin duraklatılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için beslenme kadar hareketli yaşam ve egzersiz de önemlidir. Otoritenin insanların sağlığı konusunda ilgisiz kaldığı, sadece diyabet değil tüm hastalıklar için ilaç yokluğu yaşadığımız bu durumda, kendimiz bu çareleri öğrenmeli ve uygulamalıyız.”
 “DİYABETLİLERİ EVE KAPATMA KORONA VİRÜS SALGININDAN KORUYAMAZ”
Arca, diyabetin önlenmesi, komplikasyonların azaltılması ve insanların daha kaliteli yaşamaları için çalışan Diyabet Derneği’ne başta devletin ve Sağlık Bakanlığının sahip çıkması, maddi ve manevi teşvik etmesi gerekirken koronavirüs salgını gerekçesi ile Diyabet Merkezi’nde çalışma yapmasının engellendiğini savundu. 
Diyabetin birçok hastalığın temel ve tetikleyici sebebi olduğunun dikkate alınması gerektiğini belirten Arca, “Diyabetin önlenmesinde kişilerin eğitimi önemlidir. Sağlık Bakanlığınca Diyabet Merkezi’nin dağıtılmasına yönelik adımların atılmasına anlam vermek çok zor. Diyabetlileri eve kapatma korona virüs salgınından koruyamaz. Tam aksine uzun süreli eve kapanma bir taraftan stres yaratarak öte taraftan hareketsizlikle bu kişilerin bağışıklık sistemini kırarak onları Korona virüsüne ve birçok grip enfeksiyonlarına çok daha hassas duruma sokar.” ifadelerini kullandı. 
 

banner360
Son Güncelleme: 13.11.2021 01:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner398

banner361

banner357

banner363

banner403

banner324

banner226

banner301

banner290

banner320

banner406

banner331

banner184