Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni deniz altından birbirine bağlayacak doğal gaz boru hattıyla KKTC’nin enerji arz güvenliğinin güçleneceğini, enerji maliyetlerinin düşeceğini ve ekonomik rekabet gücünün artacağını belirtti.
Yılmaz, “Doğal gazın devreye alınmasıyla başta elektrik üretimi olmak üzere farklı kullanım alanlarında yeni bir döneme geçilecek. Enerji arz güvenliği daha da güçlenirken, ekonomik kalkınmaya ve rekabet gücüne önemli katkılar sağlanacak.” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında Doğal Gaz Boru Hattı Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı’nın imza töreninde konuşan Yılmaz, projenin halkın ve işletmelerin refahını olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.
Mutabakat zaptıyla doğal gaz boru hattının hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların başlatıldığını kaydeden Yılmaz, proje kapsamında doğal gaz iletim boru hatları, alım terminalleri ve yardımcı tesislerin inşa edileceğini belirtti.
Yılmaz, “Enerji alanında attığımız bu adımın, ülkelerimiz arasındaki güçlü iş birliğini daha ileri taşıyacak tarihi bir dönüm noktası olacağına inanıyorum.” diye konuştu.
-“ Bugün konuştuğumuz proje hem arz güvenliğini teminat altına alacak hem de daha düşük maliyet sağlayacak”
Enerjinin ülkelerin kalkınmasını, rekabet gücünü ve refahını doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Yılmaz, güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir enerji arzının güçlü ekonomilerin temel ihtiyaçları arasında bulunduğunu ifade etti.
“En pahalı enerji, olmayan enerjidir.” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Bir şekilde enerji arzı sağlayabiliyorsanız pahalı bile olsa buna katlanabiliyorsunuz ancak enerjinin olmadığı bir durumun maliyeti çok daha yüksek oluyor. Dolayısıyla hem enerji arz güvenliğini sağlamak hem de bunu mümkün olduğunca düşük maliyetle gerçekleştirmek gerekiyor. Bugün konuştuğumuz proje bu iki konuyla da ilgilidir. Hem arz güvenliğini teminat altına alacak hem de daha düşük maliyet sağlayacak.”
Projenin halkın ve işletmelerin refahına ve rekabet gücüne olumlu katkı sağlayacağını dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin, KKTC’nin enerji ihtiyaçlarının karşılanmasını Kıbrıs Türk halkının refahı ve ülkenin kalkınması açısından stratejik bir başlık olarak gördüğünü söyledi.
-“KKTC’deki istikrar uzun vadeli projelerin önünü açtı”
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin ortak tarih ve müşterek gelecekten güç alan sarsılmaz bir kardeşlik hukukuna dayandığını belirten Yılmaz, ulaştırmadan sağlığa, eğitimden tarıma, dijital dönüşümden enerjiye kadar birçok alanda projelerin hayata geçirildiğini kaydetti.
KKTC’deki siyasi istikrarın uzun vadeli projelerin uygulanmasında önemli rol oynadığını ifade eden Yılmaz, “Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmuyor, uzun vadeli projeler yapılamıyor. Daha uzun vadeli yönetimler olduğu zaman daha uzun vadeli projeleri hayata geçirme imkânı buluyorsunuz.” dedi.
Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi yerleşkeleri ile Millet Bahçesi’nin hizmete açıldığını, sağlık, ulaşım, tarım ve dijital dönüşüm alanındaki yatırımların sürdüğünü belirtti.
-“Adaya 330 milyon metreküp su ulaştırıldı”
Türkiye’den KKTC’ye Su Temin Projesi kapsamında bugüne kadar adaya 330 milyon metreküp su ulaştırıldığını söyleyen Yılmaz, Güzelyurt Ovası’nda bin 873 hektarlık alanın sulama suyuyla buluşturulduğunu kaydetti.
Türkiye’den gelen suyun içme suyunun yanı sıra tarımsal üretime de katkı sağlamaya başladığını belirten Yılmaz, Güzelyurt’ta güneş enerjisiyle çalışan modern bir soğuk hava deposunun tamamlandığını ifade etti.
Yaklaşık 28 milyar TL finansmanla 850 kilometreyi aşan yol ağının hizmete sunulduğunu söyleyen Yılmaz, Dağ Yolu’ndaki çalışmaların da yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.
-“Kıbrıs Türk halkının öncelikleri sağlık ve enerji”
Türkiye’nin KKTC’de hayata geçirdiği projelerin halkın ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda planlandığını belirten Yılmaz, yapılan saha çalışmalarında Kıbrıs Türk halkının öncelik verdiği iki temel konunun sağlık ve enerji olduğunun görüldüğünü söyledi.
Sağlık alanındaki beklentilerin karşılanması amacıyla birçok yatırımın başlatıldığını ifade eden Yılmaz, bu çalışmaların Lefkoşa’da yapımı süren yeni devlet hastanesiyle taçlandırılacağını kaydetti.
Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin inşaatının hızla devam ettiğini belirten Yılmaz, hastanenin tamamlanmasıyla KKTC’nin büyük ve kapsamlı bir sağlık tesisine kavuşacağını söyledi.
Yılmaz, yeni hastanenin hizmete girmesinin ardından mevcut Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin kapatılmayacağını, binanın restore edilip geliştirilerek iki hastanenin birlikte Kıbrıs Türk halkına hizmet vereceğini ifade etti.
Sağlık alanında daha küçük ölçekli yatırımların da sürdüğünü dile getiren Yılmaz, bu projelerin bir bölümünün tamamlandığını, bir bölümünde ise çalışmaların devam ettiğini belirtti. Yılmaz, yürütülen yatırımlarla önümüzdeki yıllarda KKTC’nin sağlık altyapısında önemli bir dönüşüm yaşanacağını kaydetti.
Dijital dönüşüm ve e-devlet alanında da önemli çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Yılmaz, trafik başta olmak üzere birçok kamu hizmetinin dijital ortama taşınmasına yönelik projelerin sürdüğünü ifade etti.
Telekomünikasyon altyapısının yenilenmesine ilişkin bürokratik sürecin henüz tamamlanmadığını belirten Yılmaz, sürecin sonuçlanmasıyla fiber altyapının yaklaşık bir yıl içerisinde ada genelinde yenilenmesinin hedeflendiğini söyledi.
Çalışmalarda nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bölgelere öncelik verileceğini kaydeden Yılmaz, fiber altyapının yenilenmesiyle işletmelerin ve hanelerin daha kaliteli ve daha düşük maliyetli haberleşme hizmetlerine kavuşacağını belirtti.
-Teknecik’e yedi mobil santral, enerji projelerine yeni kaynak
Enerji alanında bugüne kadar önemli yatırımlar yapıldığını belirten Yılmaz, elektrik arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla Teknecik Elektrik Santrali’nde toplam 175 megavat kurulu güce sahip yedi mobil elektrik santralinin devreye alındığını kaydetti.
Mobil santrallerin kalıcı bir çözüm olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Kalıcı çözüm oluşuncaya kadar sorunu olabildiğince rahatlatmaya gayret ediyoruz. Asıl kalıcı çözümü doğal gaz boru hattıyla hep birlikte gerçekleştireceğiz.” dedi.
Kıb-Tek’in akaryakıt temini, bakım ve onarım, navlun giderleri ve elektrik bağlantı altyapısı dahil ihtiyaç duyduğu alanlarda desteklendiğini ifade eden Yılmaz, son beş yılda enerji sektörüne sağlanan desteğin 8 milyar TL’yi aştığını söyledi.
Yılmaz, 2026 yılı içerisinde enerji projelerine 560 milyon TL’yi aşkın yeni kaynak tahsis edildiğini de belirtti.
-“Sürdürülebilir kalkınma açısından yeni ufuklar açacak”
Doğal gaz projesinin yalnızca elektrik üretimi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, projenin ulaştırma, tarım, turizm ve sanayi gibi birçok sektöre katkı sağlayacağını ifade etti.
Dünyanın karbonsuz ve yeşil ekonomiye geçişi tartıştığını belirten Yılmaz, “Bu doğal gaz projesi, çevre ve sürdürülebilir kalkınma açısından KKTC’ye yepyeni ufuklar ve perspektifler açacak bir projedir.” dedi.
Türkiye’nin KKTC’nin güçlü altyapıya sahip, rekabet gücü yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşması için enerji alanındaki desteğini sürdüreceğini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:
“Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün refahını artıracak ve kalkınmasını hızlandıracak stratejik projelere destek olmaya devam edeceğiz.”
-“Türkiye ile KKTC arasındaki bağlantısallık doğal gazla perçinlenecek”
Türkiye ile KKTC arasında güçlü ve sarsılmaz gönül bağları bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bu bağların ulaşım, enerji ve dijital altyapı yatırımlarıyla fiziki olarak da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Dünya ekonomisinde son dönemde en fazla üzerinde durulan kavramlardan birinin “bağlantısallık” olduğunu söyleyen Yılmaz, bunun yalnızca karayolu veya ulaşım bağlantısından ibaret olmadığını kaydetti.
Bağlantısallığın enerji, dijital altyapı, haberleşme ve ulaştırma başta olmak üzere birçok alanı kapsadığını dile getiren Yılmaz, bir ülkenin dünyayla ve çevresindeki ekonomik yapılarla bağlantısı güçlendikçe ekonomisinin de daha sağlam ve hızlı gelişen bir yapıya kavuşacağını ifade etti.
Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin ortak tarih, kardeşlik hukuku ve müşterek gelecek anlayışına dayandığını belirten Yılmaz, “Gönül bağlarımız zaten var. Gönüllerimiz arasında görünmez köprüler bulunuyor ancak fiziki olarak da ana vatan Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri her alanda geliştirmemiz gerekiyor.” dedi.
Doğal gaz boru hattının iki ülke arasındaki fiziki bağlantının önemli bir parçasını oluşturacağını kaydeden Yılmaz, projenin enerji arz güvenliğinin yanı sıra KKTC’nin ekonomik yapısının güçlendirilmesine de katkı sağlayacağını söyledi.
Yılmaz, “Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağlantısallığı doğal gazla birlikte daha da perçinlemiş olacağız. Bu proje iki ülke açısından da büyük önem taşıyor.” diye konuştu.
İmzalanan mutabakat zaptının Türkiye, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı için hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, projenin hazırlanmasına ve mutabakatın imzalanmasına katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür etti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakan Ünal Üstel’e, Enerji Bakanlığına ve sürece katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür eden Yılmaz, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile ekibinin proje için büyük emek harcadığını belirterek, çalışmaların yoğun şekilde sürdürüleceğini söyledi.
Bayraktar ve ekibinin KKTC’nin enerji ihtiyaçlarının karşılanması için birçok kez adaya gelerek yerinde incelemelerde bulunduğunu kaydeden Yılmaz, “Enerji Bakanımızı bundan sonra Kıbrıs’ta daha fazla göreceksiniz.” dedi.
Yılmaz, projenin hazırlanması sürecinde, kamuoyunun önünde yer almamasına rağmen teknik düzeyde çalışan ve katkı sağlayan tüm uzmanlara ve personele de teşekkür ederek, doğal gaz boru hattının iki ülkenin yanı sıra Doğu Akdeniz ve bölge için hayırlı olmasını diledi.





