Streeting'den "savunmada korumacılıktan" kaçınma çağrısı
Streeting'den "savunmada korumacılıktan" kaçınma çağrısı
İçeriği Görüntüle

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) ‘Dönüş Noktası’ başlıklı Emisyon Açığı Raporu’na (EGR) göre mevcut politikaların devam etmesi halinde küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 dereceyi hayli aşması, hatta 2,8 dereceye ulaşması bekleniyor.

Ülkelerin emisyon hedeflerini içeren Ulusal Katkı Beyanları’nın (NDC) uygulanması ve benzer çabaların sürdürülmesi durumundaysa sıcaklık artışı 2,6 dereceyle ‘sınırlandırılabiliyor.’

Sıcaklık artışının mümkün en düşük düzeyde tutulduğu ‘1,5 derece senaryosu’ da ele alındı. Buna göre yüzyılın ortalarına doğru en yüksek sıcaklık artışının 1,7-1,8 dereceyle sınırlandırılması ve küresel sıcaklık artışının 2100’e kadar yeniden 1,5 dereceye veya bu seviyenin altına düşürülme olasılığı yaklaşık yüzde 50.

Fakat Guardian’ın haberine göre buzlu bölgeler büyük bir erime tehlikesiyle karşı karşıya. Bilim insanlarını yüzyıl sonu küresel ısınmanın 1,5 derecede tutulma mücadelesinde ufak bir başarısızlığın bile kaçınılmaz sonuçlara götüreceğini düşünüyor.

Fotoğraf: Unsplash

Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi (ICCI) ve UNEP’in ortak raporunda Dünya’nın sanayi devrimi (18’inci yüzyılın ikinci yarısı) öncesine kıyasla 1,3 derece ısındığı vurgulanıyor. Kriyosfer üzerindeki aşırı etki nedeniyle 2150’ye kadar atmosferden gezegeni ısıtan karbonun uzaklaştırılması gerektiği düşünülüyor.

Raporun baş yazarı ICCI’den buzul bilimci James Kirkham kriyosferin ‘iklim sistemlerinin en hassas bileşenlerinden biri’ olduğunu ve zararın tüm gezegeni etkileyeceğini vurguladı:

“Bu yıl Nepal-Çin sınırında şimdiye kadar kaydedilen en büyük ve ölümcül buzlu kaya çığlarından birini gördük. Tek olayda binlerce insan öldü. İsviçre son beş yılda buzul buzunun yüzde 20’sini kaybetti, dünyada binlerce buzulun on yıl içinde yok olması bekleniyor.”

Giderek artan erime belgelendi

Kriyosfer ve kutup okyanuslarının hızlı ve giderek artan erimesini de belgeledi. Erime, deniz seviyesinin yüz milyonlarca insanı tehdit edecek şekilde yükselmesine yol açan Grönland ve Antarktika buz örtülerinin kaybından, gezegeni ısıtıcı daha fazla gaz salan permafrostun (donmuş toprak) çözülmesine kadar uzanan hasarlara neden olmuş.

TRT Haber’in aktardığına göre buzulların uzun vadeli ısınması 0,8 dereceye düşürüse bile mevcut hacimlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 70’ini koruyabilecek.

Grönland ve Antarktika’yı kaplayan ve bugün 1990’lara kıyasla yaklaşık altı kat daha hızlı eriyen buz örtüleri, sıcaklık artışının 1,5 dereceye döndüğü senaryolarda bile erimeyi sürdürecek.

Kar ve buzun, ısınmanın her anlık artışına hızla tepki verdiğini belirten Kirkham, özellikle değişimlerin geri döndürülemez hale gelmesine neden olan devrilme noktaları aşıldığında, bu sistemlerin çoğunun aşım sonrası toparlanmasının yüzyıllar veya binyıllar alacağını söyledi.