MISIR MEMLÜK TÜRK DEVLETİ VE KIBRIS

Kıbrıs’ta “Hilal ve Haç Kavgası” devam ediyordu. Kıbrıslı Hristi-yanlar kuzeyden Anadolu’ya, güneyden de Mısır’a hücum edip yağmalı-yorlardı.

Arap kaynaklarına göre Memlük Türk Sultanı, Suriye sahillerini Haçlılardan temizleyerek, Akkâ’yı kuşattı. Akkâ kuşatması sırasında, Haçlıların yardımına Kıbrıs kralı koşar. Bunun üzerine Memlük Sultanı on altı parçalık bir donanmayı Kıbrıs’a gönderir.

Büyük talihsizlik eseri olarak Memlük Türk donanması, Limasol a-çıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalanır. On bir gemi parçalanarak batar. Mürettebattan asker ve teknisyen, 1800 kişi, Kıbrıs’taki Lüzinyan Haçlı Devletince esir edilir. Diğer 5 gemi, hiçbir yara almadan Mısır’a geri dö-ner.(1)

Memlük Sultanı ve Kıbrıs kralı III.Hugo arasında savaş devam eder. Her ne kadar Memlük Sultanı, yeni bir donanma yaptırarak, Kıbrıs’ı işgal etmek istiyorsa da bir sonuç elde edememiştir.

Kıbrıs Lüzinyan Haçlı Devleti arka arkaya Anadolu, Mısır ve Suriye sahillerine vur-kaç taktiği ile çıkartma yaparak, Müslüman halkı kılıçtan geçiyor veya esir alıyor, mallarınıda yağmalıyordu. Avrupalıların bir üs-sü olan Suriye’deki Haçlıları sürekli takviye edip besliyordu. Anadolu ve Mısır arasındaki ticareti, Kıbrıs tehdit ederek engelliyordu.

Papa’nın baslı ve yönlendirmesiyle, o devirde güçlü olan Venedik ve Ceneviz donanmaları, Kıbrıs’a iltinak eder. Büyük bir Haçlı donanması, 1293’de Mısır Memlük Türk Sultanlığı üzerine yelken açar. Haçlı do-nanması İskenderiye ve Alâiye önlerinde görülür. Ancak Haçlı donanma-sı hiçbir asker hareket yapmadan, Memlük Türk Devletine göz dağı verip geri çekilir.

Kıbrıs kralı Pierre, Papa ve bütün Avrupa krallarını ziyaret eder. Pa-pa’nın yardımına karşın, ümit ettiği Haçlı ordusunu kuramadan Ada’ya geri dönmek zorunda kalır. Papa, Kıbrıslıları kıskanan Venedik ve Cene-vizlerin, Müslümanlarla ticarer yapmalarını yasaklayıp, kral Pierre ile birlikte Haçlı seferi yapmakla görevlendirir.

Kıbrıs, Venedik ve Cenevizlerden oluşan Haçlı donanması, Akdenize açılır. Donanmada 115 gemi ve 30.000 asker vardır. Haçlı donanması 1365’de İskenderiyeye ani bir hücum yaparak 4.000 Müslümanı şehit e-der. Kent yakılarak, yağma edilir.

Mısır Sultanı harekete geçince, Haçlı ordusu İskenderiye’den geri çekilmek zorunda kalır. Sultan Şaban Mısır’daki Cenevizler’in mallarına el koyup, ülkesinde Haçlılarla ticaret yapmayı yasaklar, Venedik ve Cenevizler, Sultan Şaban’ın huzuruna çıkararak, yeniden anlaşmak zo-runda kalır. Venedik ve Cenevizliler’in karşılaştığı ekonomik zorluklar, Haçlı amaçlarına üstün gelir.

Kral I.pierre buna kızarak 1366’da Trablussam’a 230 gemilik bir Haçlı donanması ile hücum edip, çarşılarını yağmalr. Memlük Türk or-dusu ile yaptıkları savaşta ağır kayıplar verip, geri çekilmek ve gemilere binip kaçmak zorunda kalırlar.

Kıbrıs Haçlı kralı Janus (1398-1403), Mısır’a üçüncü bir yağma hareketi daha yaptırır. Memlük Türkleri, daha önce İskenderiye’ye yapı-lan iki yağma hareketini unutmamışlardı. Memlük Türkleri, Kıbrıslıların bu hareketine kızarak karşı hücuma geçer. Memlük Türk Sultanı Bay-bars, 1425’de Trablus’dan 50 parçlalık bir donanmayı Kıbrıs’a gönderir.

Memlük Türkleri donanma hareket ettiktan sonra hem Haçlı kralı Janus’a hemde Mağusa’daki Ceneviz Valisine başvurarak, teslim olma-ları isteminde bulunur. Ceneviz Valisi, kentte Memlük Türkleriyle sava-şacak sayıda asker olmadığı için, Mağusa’ya Memlük bayrağı çeker. Kral Janus ise teslim olmayı reddeder.

Memlük Türk donaması, Kıbrıs Haçlı donaması ile yaptığı deniz sa-vaşını kazanır. Türk ordusu, Larnaka ve Limasol’u kuşatıp, savaşarak ele geçirir. Bu iki kenti yağma ederler. Adalet yerini bulur. Çok sayıda esir ve ganimetle Mısır’a dönerler.

Bu sefer sırasında Kıbrıs’ın savunma gücünün zayıf olduğunu gördü-ler. Bunun üzerine Kıbrıs’a büyük bir sefer hazırlığı içine girdiler. 1 Temmuz 1926’da 180 parçalık bir Memlük Türk donanması Evdim ka-zasına çıkarma yaparak, Limasol’u fetheder. Türkler Limasol’a bir hafta asker, silah ve erzak çıkarmya devam eder.

Tarih öğretmeni M.Zihni İmamzade’nin bildirdiğine göre 1426 yılın-da mısır Memlük Türk Devleti 150 gemi ve 3.000 askerle Evdim yakın-larından Kıbrıs’a çıkarma yapmışlar. Evdim şehitliğinde Mısır Türkler’i yatmaktadır.

Tuncer Bağışkan’a göre ise Osmanlı Türkleri’nin 1570’de Kıbrıs’a ilk ayak bastıkları yer olarak burası gösterilmektedir.(2)

7 Temmuz günü, Limasol’u fetheden Türk ordusu Lefkoşa’ya doğru yürüyüşe geçer, kral Janos, 8.000 kişilik ordusunun başına geçerek, Türk ordusunun üzerine yürür. İki ordu Lefkoşa-Limasol yolunun 40. km’de Khirokitia mevkiinde karşılaşırlar. Yapılan meydan savaşını Türk ordusu kazanır. Kral Janos, ailesi ve Lâtin Balfikoposu esir alınır.

Türk ordusu Lefkoşa üzerine yürüyerek, hiçbir direnişle karşılaşma-dan kente girer. Türk ordusunun önünden kaçanlar, Girne kalesine sığı-nır. Türkler Lefkoşa’yı yağma ederek geri çekilir. Memlük Türk donan-ması, kral Janos ve büyük ganimetle Mısır’a döner. Papa V.Martin araya girerek, Kıbrıs Haçlı kralını fidye ile kurtarmaya çalışır. 1427’de iki dev-let arasında yapılan antlaşmaya göre:

1. Kral Janos 200.000 duka karşılığında serbest bırakılacak,

2. Kıbrıs kralları, Memlük Sultanına yılda 8.000 duka vergi verecek,

3. Kıbrıs kralları, Memlük Türk Sultanını metbu tanıyacaktı. Savaşı Hilâl kazanmıştı…

Kıbrıs yeniden Türk İslâm egemenliği altına geçmiştir.

Kıbrıs’ta Hilâl ve Haç kavgası devam edip gidiyordu.

Kral ve diğer 3.600 esir fidyr ile kurtulduktan sonra, Kıbrıs Lüzinyan

Haçlı krallığı, Memlük Türk Devleti’ne bağlı, vergi veren bir devlet du-rumuna geldi. İki devlet arasındaki düşmanlığa karşın, hukuki durum sürdü. Yavuz

Sultan Selim Han’ın 1517’de Mısır’ı fethi ile de Osmanlı Türk Devleti’ne bağlandılar.

Bu arada Kıbrıs krallığı ve Karaman oğulları, dostluk elçisini 1432’de Konya’ya, Karaman oğlu İbrahim Bey’e gönderir. Daha sonra 1450’de Karamanlılar’ın koruması altında bulunan Alâiye emiri Lütfi Bey’de Kıbrıs karlı II.Jean ile dostluk ve ticaret antlaşması imzalar. Bu antlaşmaya göre her iki tarafın tüccarlarına karşılıklı serbesti tanınır.

Osmanlılar güney sahillerini ilhak edince, Kramanlılar ve Akkoyun-lular da onlara karşı Kıbrıs kralı ve Haçlılarla ittifak antlaşmasını yeniler. Bu nedenle Hristiyan Kıbrıslılar 1473’de bir kez daha Anadolu sahille-rinde, Osmanlı Türk Devleti aleyhinde görülür.

Ancak Kıbrıs Haçlı krallığı, Türk-İslâm Dünyasına yaptığı zulüm, yakıp yıkma, yağmalama ve katliamların İlâhi cezasını çeker. Kıbrıs, Os-manlı ve Mısır Türk Devletleri arasında çok zayıflamış, Sultan Baybars’ın fethi ile de çökmüş ve bir daha da belini doğrultamamıştır. Buna karşılık Venedik ve Ceneviz ise, gittikçe güçlenerek etkilerini attı-rırlar.

Kıbrıs Lüzintan Haçlı krallığının İlâhi cezası bununla da bitmemek-tedir. Prof. Osman Turan 1348’de Türk ve İslâm ülkelerini kıran veba-dan Kıbrıs Haçlı Krallığı’nın büyük bir nüfus kaybına uğradığını belirt-mektedir. Kıbrıs’ı veba salgını bir başka türlü kasıp kavurur. Asiller can-larını kurtarmak için Ada’dan kaçmaya karar verir. Bu kez de zindanla-rında esir yatan Türkler’in, Kıbrıs’a egemen olacaklarından korkarak hepsini vahşice öldürdüler.

Artık Kıbrıs’tan kaçanlar için hiçbir engel kalmamıştı. Doğru liman-lara koştular. Onları izleyen Rum halkı da gemilere doldu. Daha gemiler limandan hareket etmeden, Cenaballah’ın gazabı olarak şiddetli bir fırtı-na, onları denizin dibine gömdü. Boğularak, Türk esirlerinin günahını çektiler.

İş bununla dabitmedi. Cenaballah’ın İlâhi gazabı olarak esen şiddetli fırtına “Veba Salgınını” tüm Ada’ya yaydı. Kıbrıs’a yaymakla da kalma-dı. Limandaki deiğer gemilere ve adalara ad “Veba Salgını” Kıbrıs’tan yayıldı.

Korkunç vega salgını Kıbrıs Haçlı krallığını öyle bir sardı ki, Ada li-manlarına uğrayan gemiler insan bulamadıkları için Trablus’a geçmek zorunda kaldı. Prof. Osman Turan Venedikliler zamanında Kıbrıs’ın nü-fusunun 147.000 düştüğünü (2) yazmaktadır. Kıbrıs’ın bu hastalıklarla nüfusunun yarısını kaybettiğini Kıbrıs kaynakları da bildirmektedir.(3)

Kıbrıs’ta son Lüzinyan kıralı III.James, 1474’de bir yaşında iken ö-lünce, annesi Kraliçe Katerine Kornaro yönetimi eline aldı. Ancak Kraliçe Katerina 1489’da yönetimi Venedik Cumhuriyetine bırakarak, Ada’dan ayrılmak zorunda kaldı.

Venedikliler, 1489’da Kıbrıs’ta yönetimi ele geçirdiler. Fakat Mem-lük Türk Devletine vergi vermeye devam etmişlerdir. Vededikliler de Kıbrıs’ta Mmelük Türk egemenliğini tanımışlardır.