KKTC’ye saldırılarını sürdüren işbirlikçiler şöyle diyorlar:
- “KKTC ilanına ne gerek vardı, KKTC ilanı ile ne kazandık? KKTC çözümsüzlüğe hızmet eden ayrılıkçı-bölücü bir eylemdir…KKTC bir işgal devletidir, muz cumhuriyeti’dir, sahtedir vb…
KKTC’nin Meclisi’nde milletvekili, okulunda öğretmen, devlet dairesinde memur, medyasında gazeteci, partilerinde siyasetçi olduklarını, bu devletin imkanlarından karınlarını doyurduklarını, bu devletin demokrasisinden yararlandıklarını, bu devletin güvenlik şemsiyesi altında yaşadıklarını, çocuklarına bu devlet çatısı altında güvenli bir gelecek kurduklarını, bu devlet sayesinde saygı gördüklerini ve ciddiye alındıklarını, bu devletin çatısı altında bağımsız, özgür ve egemen yaşadıklarını düşünmeden aptalca, ahmakça, cahilce yazılar döşüyorlar…
Yüzleri de kızarmıyor, utanıp sıkılmıyorlar…

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ SINIRSIZ DEĞİL
Düşünce ve ifade özgürlüğü sınırsız değildir…
Bu özgürlükler başkalarının özgürlüklerini, gerçek ve tüzel kişilerin manevi kişiliklerini, şeref ve haysiyetlerini rencide etmediği sürece kullanılabilir…
Bir başka deyişle, sizin özgürlüklerinizin sınırı, başka gerçek ve tüzel kişilerin özgürlükleriyle ve ortak ulusal değerlerle sınırlıdır…
“Benim düşünce ve ifade özgürlüğüm var” diyerek hiçbir gerçek ve tüzel kişinin özgürlüğünü, şeref ve haysiyetini darbeleyemezsiniz…
Halkın tarihi süreç içinde, özverili bir mücadeleyle yarattığı ortak ulusal değerlere saldırıp aşağılayamazsınız…
KKTC Devleti, Kıbrıs Türk Halkının eşi benzeri görülmemiş özverisi, mücadelesi, kanı ve canı ile yarattığı en önemli ve en kutsal bir milli değerdir…
Savunulması, korunması, yaşatılması her yurttaşın milli görevi olan tüzel bir kişiliktir…
Egemenliğimizin, bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, güvenliğimizin, milli kimliğimizin sembolü ve güvencesidir…
Anavatan Türkiye, bayraklarımız, Atatürk, Dr. Fazıl Küçük, Denktaş, TMT, ordumuz Ulusumuzun ve Halkımızın, eşdeğerdeki diğer ortak ulusal değerleridir…
Kimsenin, “Düşünce özgürlüğüm var, basın özgürlüğüm var, siyaset – sendikacılık yapma, özgürlüğüm var” diyerek, bu milli değerlere saldırma, hakaret etme, aşağılama hak ve yetkisi yoktur…
“Hayır, vardır” derseniz, o zaman yasalar yakanıza yapışır, yasalar yapışmazsa, bu değerlere sahip çıkanlar size “DUR” deme hakkını elde eder…
Nasıl ki size hakaret ve küfür edilmesine, nasıl ki aşağılanmanıza tepki gösterme hakkınız var, başka gerçek ve tüzel kişilerin de kendilerine, kan ve can pahasına kurulan devletimize ve ortak ulusal değerlere saldırılmasına tepki gösterme hakkı vardır…

5. KOL’UN AYRICALIĞI YOKTUR
Ne ki, içimizdeki 5. KOL, kendilerinin ifade ve düşünce özgürlüklerinin sınırsız olduğunu sanıyor…
Kendilerinin KKTC’ye, Türkiye’ye, bayraklarımıza, Halkın bağrından çıkan milli liderlere hakaret etme ve aşağılama hakları olduğunu, ama kendilerine kimsenin yanıt verme hakları bulunmadığını savunuyorlar…
KKTC’ye sahip çıkan, bu devlet için kan döken, can veren, bu devleti yaşatmak için emperyalist güçlerden oluşan yedi düvele karşı mücadele eden insanların, böyle bir zihniyete ve KKTC’ye yapılan hakaretlere karşı seslerini yükseltmelerinden daha doğal ne olabilir?
Kendileri ağzına geldiği gibi konuşacak, milli değerlere çirkef kusacak, ama hiç kimse onlara “kardeşim sen diyorsun?” diye sorma hakkı olmayacak…
Eğer sorarlarsa, bu sözümona “ barış düşmanı gerici faşistlerin düşünce ve ifade özgürlüğüne saldırısı” olacak!…
Böyle bir safsata kabul edilebilir mi?
Kendilerinin her şeyi söyleme özgürlüğü olacak ama kimsenin onlara en ufak bir yanıt verme, bir eleştiri yapma hakkı olmayacak…
İşte sözde solcuların özgürlük ve demokrasi anlayışları bu denli sığdır…
Ne ilginçtir ki, Halkın KKTC’ye yapılan hakaret ve saldırılara gösterdiği tepkiden rahatsız olanlar, her gün her konuda KKTC ve Türkiye düşmanlığı yapan ve “KKTC’yi sahte, muz Cumhuriyeti, dandik cumhuriyet, Türkiye’nin kolonisi” olarak niteleyen; Anavatanı da işgalci” olarak suçlamaktan utanmayan ve her konuda Rum yönetimiyle ağız-eylem birliği yaparak içimizde 5. KOL faaliyeti sürdüren bildik Rum papağanlarıdır…

KKTC’Yİ KORUYUCU YASALAR NEREDE?
Aslında bütün bu karmaşanın nedeni, gelmiş geçmiş ve şimdiki hükümetlerin KKTC’yi ve ulusal değerleri koruyucu yasaları çıkarmamasıdır…
Bugün bu ülkede dış güçlerden beslenen ve 5. KOL vazifesi yapanlar, her Allah’ın günü, devletin manevi şahsiyetine, varlığına, Anavatana, ordumuza, ulusal değerlerimize en aşağılık şekilde saldırarak Halkı tahrik ediyorlar…
Ve ne acıdır ki, bunların çoğu da KKTC devletinden maaş alan öğretmenler, memurlar, KİT ve üniversite çalışanları ile medya mensubu dandik aydınlardır...
Böyle bir garabet olamaz….
KKTC’nin maaşını alıp, KKTC demokrasisinden yararlanıp bu devlete küfretme ve cumhuriyeti aşağılama özgürlüğü olamaz…
Devlete karşı çıkanların bu devletten maaş alması söz konusu olmamalıdır…
Bunların Cumhuriyetin sağladığı özgürlük ortamından, demokrasiden yararlanma hakkı bulunmamalıdır..
Bu nedenle gerekli yasal düzenlemeler mutlaka ivedilikle yapılmalıdır…
Yasal boşluk olan veya yasaların işletilmediği yerde kaos ve kavga olması kaçınılmazdır…
Dandik aydınlara Halkın kanı ve canı pahasına kurduğu cumhuriyetin yasalarının, mahkemelerinin söyleyecek sözü olmalıdır…