Luiss Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Program Direktörü Prof. Giovanni Orsina: "(Yükselen aşırı sağ) Bu, kesinlikle Avrupa projesi için bir risktir"Luiss Üniversitesi İtalya Seçim Çalışmaları Merkezi Müdürü Prof. Lorenzo De Sio: "Sağın yükselişi söz konusu ancak aynı zamanda Avrupa Komisyonunun çoğunluğu genel olarak kendi varlığını sürdürüyor"

 İtalya'da siyaset bilimi ve Avrupa politikaları uzmanları, geçen hafta yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde sağa kayış olduğunu ancak Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in bir dönem daha görev yapması konusunda şansının yüksek olduğunu belirtti.

Ülkenin önde gelen yüksek eğitim kurumlarından Roma Luiss Üniversitesinin Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Program Direktörü Prof. Giovanni Orsina ve Luiss Üniversitesine bağlı İtalya Seçim Çalışmaları Merkezi (CISE) Müdürü Prof. Lorenzo De Sio, Avrupa'da siyasi çalkantıya yol açan AP seçim sonuçlarını, AA muhabirine değerlendirdi.

Orsina, AP seçimlerinin sonuçlarına ilişkin "Bu, aslında uzun zamandır hazırlık aşamasında olan yeni bir Avrupa'dır." dedi.

"Yıllar boyunca tarihi partilerin birbirine giderek daha çok yaklaştığı bir dönemin ardından şimdi sağ blokta bir meydan okumanın ortaya çıktığını izliyoruz." diyen Orsina, bunun köklerinin derin olduğunu ve gelecek yıllarda da bununla yaşamaları gerektiğini söyledi.

Orsina, halihazırdaki AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in ikinci dönemi istemesiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bana göre, Von der Leyen'in büyük bir şansı var. Tabii sonra ne olacağını göreceğiz. Aslında sosyalistlerin, liberallerin ve halkçıların halen çoğunluğu tuttuklarını görüyoruz. Bence gelecek parlamentonun daha sağa kayacağı açıktır. Bu, radikal bir dönüşüm ya da dengelerin tersine çevrilmesi değil, daha çok sağa doğru bir kayma, dengelerin sağa doğru kaymasıdır."

AP seçimlerinde yükselen aşırı sağa ilişkin Orsina, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu, kesinlikle Avrupa projesi için bir risktir. Çünkü bu aşırı sağ, çok daha radikal olan sağa bakıyor. Doğal olarak ulusal egemenliğe bakıyor. Avrupa, bence bir şekilde bu meydan okumayı entegre etmeyi başarmalı. Şimdi bunun nasıl olacağını göreceğiz. Bu basit olmayacak. Onu siyasi olarak entegre etmeye çalışırken aynı zamanda kıtasal koordinasyonu korumaya çalışmalı. Bu, önümüzdeki yıllarda en büyük meydan okuma olacak."

- AP seçimlerinin İtalyan siyasetine yansıması

AP seçimlerine ilişkin İtalya'daki durumun, 2022'deki erken genel seçimleriyle benzerlik gösterip göstermediğiyle ilgili Orsina, "Yaklaşık 10 yıllık istikrarsızlığın ardından İtalya, oyların çok az hareket ettiği, siyasi açıdan oldukça istikrarlı bir ülke haline geri döndü. Gördük ki oylar, birkaç puanlık bir oranda değişiyor ama 2013-2022 dönemindeki büyük değişkenlik dönemi sona erdi. Bu istikrara kavuşma durumu, Giorgia Meloni figürü ve sağ koalisyon üzerinde yoğunlaştı." diye konuştu.

Hindistan'daki Sellerde Ölenlerin Sayısı 90'a Yükseldi Hindistan'daki Sellerde Ölenlerin Sayısı 90'a Yükseldi

Orsina, İtalya'nın Kardeşleri Partisi (FdI) lideri Meloni ve sağ koalisyonunun şu aşamada İtalyan siyasetinde konsolide olarak öne çıkan tek taraf olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

"Bu nedenle şaşırtıcı bir şekilde bugün İtalya, Avrupa'nın en istikrarlı ülkelerinden biri. Meloni hükümeti, Avrupa'nın en güçlü hükümeti ve kurulmasından bu yana geçen 2 yıldan sonra bugün oy kaybetmeyen, aksine oy kazanan tek hükümet. 2022'de İtalya'nın siyasi sistemi yeniden konsolide olurken bir sağ koalisyon vardı ama sol koalisyon yoktu. Bu nedenle de Meloni, öne çıkan tek isim."

- De Sio: "Meloni'nin başarısı, Avrupa'da daha az etkili olabilir"

Prof. Lorenzo De Sio da AP seçimleri sonrasında Avrupa'da sağın daha fazla yükseldiği bir güne uyandıklarını ancak bununla beraber karşıt bir eğilimin de söz konusu olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Avrupa'da, Avrupa Parlamentosu'nun ve Avrupa Komisyonu'nun geleneksel çoğunluğunun yani halkçılar, sosyalistler ve liberallerden oluşan 3 grubun daha güçlü olduğu bir ortam var. Bugün tam anlamıyla kendi kendine yeterli olmasa da değişme riski olsa da yine de daha güçlü bir çoğunluğa sahipler. Bu yüzden bir yandan evet, sağın yükselişi söz konusu ancak aynı zamanda Avrupa Komisyonunun çoğunluğu genel olarak kendi varlığını sürdürüyor."

AB'de yeni yönetimin nasıl ve kimin liderliğinde oluşacağıyla ilgili De Sio, ortaya çıkan parlamento dağılımına işaret ederek "Bu potansiyel, başlangıçta örneğin; Von der Leyen'in ikinci kez görevlendirilmesi olasılığını da güçlendiriyor ancak tabii ki müzakereleri kesinlikle karmaşık hale getiren farklı parlamento gruplarının ve farklı ülkelerin dinamikleri de var." ifadesini kullandı.

De Sio, AP seçimlerinin İtalya'ya çok fazla yansıması olmadığına dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Paradoksal olarak, İtalya'da çok fazla değişiklik olmadığı söylenebilir çünkü 2022'de zaten çok büyük değişiklikler olmuştu. Meloni'nin merkez sağ değil, bir sağ parti lideri olarak ortaya çıkması ve yüzde 26 oyla koalisyonun lideri olması, İtalya siyasetinde zaten kabul edilmiş bir gerçekti.

İtalya'da bu seçimlerin yenilikleri, Meloni'nin daha da güçlenmesi, sağ müttefikler arasında güç dengelerinin büyük ölçüde değişmemesi ve merkez sol içinde yeniden dağılımdır. Demokratik Parti, yeni lideri Elly Schlein ile önemli ölçüde güçlenmiştir. Beş Yıldız Hareketi ise önemli bir gerileme yaşamıştır. Yeşil-Sol İttifakı'nın beklenmedik başarısı da dikkate değerdir. Bu da merkez sol içindeki güç dengelerini belirlemiştir."

Avrupa'da "geleneksel çoğunluk" olarak tanımladığı sosyalistler, halkçılar ve liberallerin yine çoğunluğu oluşturduğuna işaret eden De Sio, şunları kaydetti:

"Meloni'nin başarısı, Avrupa'da daha az etkili olabilir. Çünkü Meloni, komisyon başkanını seçmek ve Avrupa'da çeşitli adımlar atmak için ya da farklı çoğunluklar oluşturmak için gerçekten vazgeçilmez olmayabilir. Dolayısıyla Meloni, belki de kendi evinde işlerini iyi yapmış ancak umduğundan daha az elverişli bir Avrupa bağlamında kendini bulmuştur."

Kaynak: rss