İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Hamzayi, bölgedeki çevresel durumdan ciddi endişe duyduğunu ifade ederek, Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi'ndeki petrol kirliliğinin yayılmasına karşı uyarıda bulundu.
Hamzayi, "Hürmüz Boğazı'nda vurularak batan petrol tankerlerinden sızan petrol, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne doğru süratle ilerlemektedir." dedi.
Askeri saldırılar sonucu bölgede batan gemilerin yakıt tanklarından kademeli olarak petrol sızdığını belirten Hamzayi, söz konusu gemilerin "çevresel saatli bombalara" dönüştüğünü ve yakıt tanklarından her an daha fazla petrol sızabileceğini kaydetti.
Hürmüzgan eyaleti kıyılarındaki duruma ilişkin bilgi veren Hamzayi, petrol kirliliğinin Cask'tan Sirik'e, Minab'dan Bender Abbas'a kadar uzanan kıyı bölgelerinde Keşm, Hengam ve Şidver adalarında da görüldüğünü ifade etti.
Son günlerde Bender Abbas'ın Suru ve Gulşehr kıyılarında yoğun petrol kalıntılarının görüldüğünü belirten Hamzayi, kirliliğin Sirik'teki karides yetiştirme kanallarının ağızlarına kadar ulaştığını ve bunun karides yetiştiriciliği sektörü ile bu sektörden geçimini sağlayanlar için ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi.
Keşm Adası'ndaki bazı kıyıların da petrol kirliliğinden etkilendiğini aktaran Hamzayi, Suza, Şibideraz ve Nakkaşe köyü kıyılarında temizlik çalışmalarının devlet kurumları ve yerel halkın katılımıyla yürütüldüğünü vurguladı.
İranlı yetkili, daha önce de Lavan Rafinerisi'nin hedef alınması sonucu oluşan petrol kirliliğinin Şidver kıyılarına ulaştığını ve yayımlanan görüntülerde kuş, kaplumbağa ve yengeçlerin katran benzeri petrol tabakalarının arasında kaldığının görüldüğünü söyledi.
Hamzayi, "Petrol kirliliği yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını ve ekonomik faaliyetleri de tehdit ediyor. Petrol bileşiklerinin besin zincirine girmesiyle deniz ürünlerini tüketenlerin sağlığı da risk altına girebilir." ifadelerini kullandı.
Hürmüzgan sularındaki petrol ve kimyasal kirliliğin deniz canlılarının popülasyonunda azalmaya ve balıkçılık sektöründe önemli ekonomik kayıplara yol açabileceğini söyleyen Hamzayi, mevcut durumun deniz kaynaklarına bağlı kıyı topluluklarının yaşam ve geçim kaynaklarını da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.





