Güncel

Fiber Optik Protokolü Meclis’te görüşülmeye devam ediyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokolü onay yasa tasarısına ilişkin görüşmeler sürüyor.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Fiber Optik Protokolü onay yasa tasarısına ilişkin görüşmeler sürüyor.

- Arıklı

Başbakan Ünal Üstel’in konuşmasının ardından kürsüye çıkan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, konunun yaklaşık dört aydır tartışıldığını, özellikle son bir haftada paydaşlarla uzun toplantılar yaptıklarını söyledi.

Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) nezdinde yapılan toplantıların kayıt altına alındığını belirten Arıklı, “Büyük oranda uzlaşı sağladık, elbette üzerinde anlaşılamayan bazı maddeler de var” dedi.

Arıklı, toplantılar sonucunda BTHK’nın taleplerinin tamamına yakınının, internet servis sağlayıcılarının taleplerinin yaklaşık yüzde 90’ının, sendikaların taleplerinin ise yaklaşık yüzde 50’sinin karşılandığını söyledi.

Telekomünikasyon Dairesi’nin gelir kaybına uğrayacağı ve çalışanların işsiz kalacağı yönündeki iddialara da değinen Arıklı, Telekomünikasyon Dairesi’nin yaptığı işleri yapmaya devam edeceğini, mevcut gelirlerini de koruyacağını söyledi. Arıklı, “Telefon Dairesi’nin görev, yetki ve sorumluluklarında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.” ifadelerini kullandı.

- “Fiyat tarifeleri BTHK tarafından belirlenecek”

Fiyatların nasıl belirleneceğine ilişkin eleştirilere yanıt veren Arıklı, BTHK’nın düzenleyici kurum olarak tarifeleri maliyetleri dikkate alarak belirleyeceğini kaydetti.

Türk Telekom’un perakende alanına girmeyeceğini de sözlerine ekleyen Arıklı, protokol kapsamında Türk Telekom’un perakende faaliyette bulunmayacağını, rekabetin korunmasında BTHK’nın düzenleyici rol üstleneceğini belirtti.

Arıklı ayrıca fiber altyapısının ana omurgasının Telekomünikasyon Dairesi’nin kontrolünde olacağını ifade etti.

- “Haberleşme devletin can damarlarından biridir”

Haberleşmenin stratejik bir alan olduğunu belirten Arıklı, “Haberleşme bir devletin can damarlarından biridir. Güvenlik açısından Türk Telekom ile çalışmak zorundayız,” dedi.

Arıklı, onay yasasının Meclis’ten geçmesinin ardından resmi görüşmelere başlanacağını, ek protokolün de Meclis’e getirileceğini söyledi.

- Arıklı soruları yanıtladı

CTP Milletvekili Sami Özuslu, yerinden söz alarak, yapılacak görüşmelerin canlı yayınlanmasını önerdi. Özuslu, “Gelin bu görüşmeleri birlikte yapalım, canlı yayınlayalım. Kimlerle uzlaşıldığını herkes görsün. Siz uzlaşı var diyorsunuz, sendikalar uzlaşı olmadığını söylüyor. Hodri meydan.” ifadelerini kullandı.

CTP Milletvekili Erkut Şahali de yerinden söz alarak çalışılan ek protokolde Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen kimin muhatap olduğunu sordu. Şahali’ye yanıt veren Bakan Arıklı, muhataplarının Türk Telekom olduğunu ve görüşmelerin bu çerçevede yürütüldüğünü söyledi.

Süreç gereği ek protokolün belli bir aşamaya getirileceğini, ardından Bakanlar Kurulu’na sunulacağını kaydeden Arıklı, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti tarafıyla bir araya gelinerek ek protokolün imzalanacağını ifade etti.

CTP Milletvekili Ongun Talat da, sendikaların uzlaşı olmadığı yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatarak, Arıklı’nın “uzlaşı var” iddiasını sürdürüp sürdürmediğini sordu. Toplantılarda Türk Telekom yetkililerinin bazı konularda yetkili olmadıklarını ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine sormak durumunda olduklarını söylediklerinin paydaşlar tarafından aktarıldığını belirten Talat, “Kamuoyunu laf kalabalığıyla yanıltmaktan vazgeçin.” dedi. Talat ayrıca kurulacak şirketlerin hissedar yapısına işaret ederek, Türkiye’de yapılacak bir hisse değişikliğinin KKTC Bakanlar Kurulu’nun onayına tabi olmayacağını, bu nedenle ileri sürülen argümanların hukuken doğru olmadığını savundu. Arıklı ise Talat’a, “Gelin cümleyi birlikte yazalım.” diyerek muhalefeti ek protokolün hazırlanmasına katkı koymaya çağırdı.

CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise, henüz Türkiye Cumhuriyeti’ndeki resmi muhataplarla doğrudan görüşme yapılmadığına işaret ederek, ek protokolü kimin imzalayacağının netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Solyalı, onay yasasının Meclis’ten geçmesinin protokolün hemen yürürlüğe gireceği anlamına gelmediğini, yasanın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla hukuki sonuç doğacağından taraflara “Bugün geçsin, sonra hallederiz” şeklinde güvence verilmesinin hukuken doğru olmadığını savundu.

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars da, ek protokolde hangi maddelerde uzlaşıya varıldığının netleşmediğini belirterek, onay yasası geçmeden ek protokole ilişkin bağlayıcı bir mutabakat olup olmadığını sordu.

Baybars, onay yasasında imzası bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile ek protokol konusunda prensip anlaşmasına varılıp varılmadığını da sordu.

Bakan Arıklı, Baybars’ın sorularını yanıtında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı dâhil ilgili tüm muhataplarla görüşmeler yapıldığını ve ek protokol konusunda prensipte bir sıkıntı bulunmadığını söyledi. Arıklı, ek protokolün mevcut protokolün gereği olduğunu, bu konuda onay alındığını kaydetti. İyi bir noktaya gelindiğini belirten Arıklı, muhalefetin desteğine ihtiyaç duyduklarını belirterek, “Bu ülkenin faydasına olan bir konudur. Daha iyi, daha güzeli birlikte yapalım.” dedi. Arıklı, protokol ve ek protokollerin ilerleyen süreçte devreye gireceğini, ihtiyaç olması halinde yeni ek protokollerin de gündeme gelebileceğini ifade etti. Anayasa aykırılığı iddiaları konusunda ise yetkili merciinin Anayasa Mahkemesi olduğunu kaydeden Arıklı, gerekli görülmesi halinde yargı yolunun her zaman açık olduğunu söyledi.

Fizibilite konusuna da değinen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, son yapılan çalışmaların ardından maliyet ve fiyatlamaya ilişkin rakamların değişeceğini söyledi. Arıklı, daha önce konuşulan 12 dolar seviyesinin güncellenebileceğini belirterek, “Perakende alanına girilmeyeceği için gelir yapısı değişiyor. Bu nedenle yeni bir fizibilite çalışmasına ihtiyaç var.” dedi.

- Şahali

Arıklı’nın ardından söz alan CTP Milletvekili Erkut Şahali, toplumun farklı kesimlerini temsil eden örgütlerin büyük bölümünün söz konusu yasaya karşı olduğunu belirterek, hükümetin buna rağmen ısrarla yasayı geçirmeye çalıştığını söyledi.

Başbakan Ünal Üstel’in Türk Telekom’un cirosuna ilişkin açıklamalarına da değinen Şahali, kamuoyunda dile getirilen rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Şahali, hükümetin yetki ve sorumluluk alanına giren konularda inisiyatifi Türkiye Cumhuriyeti’ndeki şirketlere devretmeye hazır bir görüntü verdiğini savunarak, buna tepki gösterdi. Şahali, uzlaşı oranlarına ilişkin yüzde 90-95 gibi ifadelerin de gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Bakan Arıklı’nın “ses kayıtları ortadadır” sözlerine yanıt veren Şahali, söz konusu kayıtların erişilebilir olmadığını belirterek, fizibilite raporuna dahi erişemediklerini ve kapalı toplantı kayıtlarının kamuoyuna açık olmadığını vurguladı.

Şahali, geçmişte imzalanan su temin anlaşmasını örnek göstererek, anlaşmaların içeriğine ilişkin eleştirilerin “Türkiye karşıtlığı” olarak sunulmasının da doğru olmadığını söyledi. Şahali, tartışmaların esas olarak suyun işletme modeline ilişkin olduğunu ifade etti.

Hastane projesi üzerinden de örnek veren Şahali, projelerde KKTC mevzuatında yer alan bazı şartlara uyulmadığını ve eleştirilerin çarpıtıldığını söyledi.

Şahali, sorunun yasal yükümlülüklerin değersizleştirilmesi ve söylenmeyen sözlerin söylenmiş gibi gösterilmesi olduğunu ifade etti.

- Akansoy

CTP Milletvekili Asım Akansoy da konuşmasında, fiber optik altyapı protokolüne ilişkin görüş ve uyarılarını gerek kürsüden, gerek yazılı olarak uzun süredir paylaştıklarını söyledi.

Konunun neden sıradan bir mesele olmadığını ve hangi hassasiyetlerle ele alınması gerektiğini toplum örgütlerinin de ortaya koyduğunu belirten Akansoy, amaçlarının Kıbrıs Türk halkının kendi kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak bu adada daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak olduğunu kaydetti.

Başbakan ve hükümet yetkililerinin açıklamalarını eleştiren Akansoy, “Bu kadar itibarsızlaştırılmış ve yok sayılmış bir Meclis ortamında çalışmak giderek utanç verici hale geliyor.” dedi.

Hükümete “talimat alıyorsunuz" eleştirisinde bulunarak, protokolle ilgili toplumun farklı kesimlerinden ciddi görüş ve katkılar geldiğini kaydeden Akansoy, bu görüşlerin dikkate alınması halinde bugün çok daha geniş bir uzlaşı ve “barış kültürü” içinde ilerlemenin mümkün olacağını söyledi.

"Strateji" kavramının, Kıbrıs Türk halkının ve KKTC kurumlarının çıkarları temelinde ele alınması gerektiğini kaydeden Akansoy, “Strateji; kendi devlet yapımızı, kurumlarımızı, yasalarımızı ve insan kaynaklarımızı gözeterek hareket etmek demektir.” dedi.

Fiber optik altyapısının güvenlikle ilişkilendirilmesine de değinen Akansoy, veri güvenliğinin teknik düzenlemeler ve sistemler üzerinden sağlanabileceğini kaydetti. Akansoy, meselenin doğrudan güvenlik başlığıyla gerekçelendirilemeyeceğini söyledi.

Akansoy, “Kurumların, hukukun, egemenliğin ve kendi insanımızın gözetilmediği bir yapıya devlet demek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

Hükümetin 2023’ten bu yana 18 onay yasası gerektiren protokol imzaladığını hatırlatan Akansoy, bu protokollerin önemli bir bölümünün hayata geçirilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi.

Akansoy, uzlaşı çağrılarına da atıfta bulunarak, iktidar ve muhalefetin birlikte hareket ederek, toplum yararını gözeten bir mutabakat sağlanması gerektiğini söyledi.

Fiber optik altyapının geliştirilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Akansoy, sürecin kamu yararı gözetilerek ihale yoluyla yürütülmesi, Kıbrıs Türk yatırımcısına pozitif ayrımcılık tanınması ve sürecin yanlış yönetilmemesi gerektiğini kaydetti.

Protokolün içerdiği risklere de dikkati çeken Akansoy, “Egemenlik devri, tekelleşme riski, fiyatlandırma mekanizması ve yerel bilişim sektörünün sürdürülebilirliği başlıklarında bu protokolde çok ciddi hukuki ve ekonomik çekinceler vardır. Anayasa ve hukuka uygunluk, egemenlik ve kamu yönetimi açısından da önemli sorunlar bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

- Uluçay

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay da ülkede geniş bir kesimin konunun nasıl ele alınması gerektiğine dair ortak bir noktaya ulaştığını belirterek, ortaya konulan bu ortak görüşlerin hükümetin izlediği yaklaşımın uzağında kaldığını söyledi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın “Anayasa Mahkemesi’nden geri dönerse o zaman bakarız” açıklamasını eleştiren Uluçay, konunun basit olmadığını kaydetti. Uluçay, meselenin bir boyutunun protokol maddelerinin Anayasa’ya uygunluğu, diğer boyutunun ise protokolün KKTC piyasasına etkileri olduğunu kaydetti.

Protokolün iki tarafça imzalanarak, meclislere sunulduğunu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçtiğini anımsatan Uluçay, “Şimdi sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nden geçmesine geldi,” dedi. Uluçay, protokolün Meclis’te değiştirilerek ya da eklemeler yapılarak farklı bir metin halinde onaylanamayacağını ifade etti.

Bunun zamanında yapılmayan bir eksiklik olduğunu savunan Uluçay, KKTC’yi tek tanıyan ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan her türlü iş birliğinin önemli olduğunu ancak Anayasa ve yasaların öngördüğü usulün izlenmesi halinde bu tür sorunların yaşanmayacağını belirtti.

Komite toplantılarında yer alan paydaşların görüşlerini içeren bir protokol metniyle Ankara’ya gidilerek, imzaların atılması gerektiğini söyleyen Uluçay, KKTC açısından önemli olan bu konunun gereksiz tartışmalara yol açmadan yürürlüğe girebileceğini ifade etti.

“Bu protokolün bazı maddeleri Anayasa’ya aykırı. Bu nasıl çözülecek?” diyen Uluçay, hazırlığın imzalar atılmadan önce yapılması gerektiğini vurguladı. Uluçay, protokolün Ankara’da imzalanmadan önce süzgeçten geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Protokolde yer alan bazı maddeleri eleştirmeyi sürdüren Uluçay, protokolün Anayasa’dan geri dönmesi halinde ciddi sorunlar yaşanacağını belirterek, Ercan Havalimanı sözleşmesini örnek gösterdi.

Fiber optik protokolüne ilişkin komite toplantısında ilgili bakanı uyardığını kaydeden Uluçay, protokolde zamanlama, yürürlük, gelir ve yatırım konularının muğlak bırakılmaması gerektiğine dikkati çekti. Uluçay, KKTC’ye yapılan her yatırımın önemli olduğunu ve geleceğin teminatı niteliği taşıdığını ifade etti.

Protokolün bu noktaya getirilmemesi gerektiğini belirten Uluçay, ülke için önemli olan bu yatırımın mevcut haliyle ele alınmasının doğru olmadığını; çok daha ciddi ve özenli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk Telekom’un Türkiye Varlık Fonu’na devredilmiş bir şirket olduğunu anımsatan Uluçay, şirketin ileride satışa çıkarılabilecek bir konumda bulunduğuna dikkati çekti. “Bu protokolle birçok şeyi bedelsiz devrediyoruz.” diyen Uluçay, şirketin satılması halinde yapılan yatırımların nasıl ve hangi kaynakla kamulaştırılacağını sordu.

Uluçay, fiber optik projesinin KKTC sınırları dahilinde ve KKTC’nin yetkisinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, bu sürecin yürütücüsünün ise Telefon Dairesi olması gerektiğini vurguladı.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak böyle davranma lüksümüz yoktur.” diyen Uluçay, böylesine önemli bir konuda ortaya konulan ortak bakış açısının dikkate alınması ve bu görüşler gözetilerek hareket edilmesi gerektiğini söyledi.