Cyprus Mail, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin gergin olduğu bir dönemde iş birliğinin öne çıkarılmasının, Ankara’nın Güney Kıbrıs’ta artan İsrail etkisini ve askeri varlığını kendi güvenliği açısından tehdit olarak değerlendirme ihtimaline dikkat çekti.

Gazete, “Bu, Kıbrıs’ta barış çabalarına nasıl katkı sağlayacak ve Türkiye’yi müzakerelere olumlu yaklaşmaya nasıl teşvik edecek? Aksine, tam tersi etki yaratacak.” ifadelerini kullandı.

-“Birkaç saatlik nezaket ziyareti olduğundan daha önemli gösteriliyor”

Cyprus Mail tarafından dün yayımlanan görüş yazısında, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un GKRY’ye yaptığı ziyarete ilişkin değerlendirilmelerde bulunuldu.

Yazıda, Hristodulidis’in ziyarete ilişkin bölgesel gelişmeler, güvenlik, istikrar ve iş birliği ile iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın her düzeyde güçlendirilmesinden söz ettiği hatırlatılan açıklamada “Birkaç saatlik bir nezaket ziyareti”nin olduğundan daha önemli gösterildiği savunuldu.

Hükümet tarafından verilen bilgiye göre, ziyaret sırasında savunma alanında iş birliği, İsrail’den silah alımı, İsrailli silah şirketlerinin adada faaliyet göstermesine yönelik duyduğu ilgi, Great Sea Interconnector projesi ve çifte vergilendirme gibi konuların gündeme geldiği belirtilen yazıda, Herzog’un Cumhurbaşkanı olarak bu alanlarda karar alma yetkisinin sınırlı olduğuna dikkat çekildi.

Hristodulidis’ten GSI projesiyle ilgili açıklama
Hristodulidis’ten GSI projesiyle ilgili açıklama
İçeriği Görüntüle

-“Türkiye Kıbrıs konusunda kilit aktör, sürece desteği hayati”

“Hristodulidis’in müzakerelerin yeniden başlamasını sağlamaya çalıştığını öne sürdüğü bir dönemde, İsrail’le stratejik ortaklığa bu kadar önem atfetmesinin mantıklı olmadığı” ileri sürülen yazıda, bu şekilde “Ankara’yı kışkırtmak Hristodulidis’in barış çabalarına yardımcı olacak mı?” sorusu yöneltildi.

Güney Kıbrıs’ın hangi ülkelerle stratejik iş birliği geliştireceğinin Türkiye’yi ilgilendirmediğinin söylenebileceği ve bunun teorik olarak doğru olduğu kaydedilen yazıda, buna karşılık Türkiye’nin Kıbrıs sorununda “Kilit bir aktör” olduğu, herhangi bir ilerleme sağlanabilmesi için barış sürecine desteğinin hayati olduğu vurgulandı. Yazıda ayrıca; “Hristodulidis ve danışmanları bunu anlamıyor mu?” diye soruldu.