Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda 62. maddeden söz alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, trafik, toplu taşıma ve eğitim üzerine konuştu. 

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, trafik kazaları, toplu taşımacılık ve yüksek eğitim konularında konuşma yapmak üzere söz aldı. Erhürman, ülkede birkaç gün içinde trafik kazalarında gençlerin kaybedildiğini, yaralanmalar olduğunu ifade ederek, Meclis adına başsağlığı ve geçmiş olsun temennilerinde bulundu.

“Duvara doğru gidiyor kafamızı vuruyoruz” diyen Erhürman, bu olunca bazı yasalarda değişiklik yapılması gerektiğine işaret edildiğini ancak konu unutulunca bunların da unutulduğunu söyledi.

5 bin 350 sürücüden 2 bin 127'sine yasal işlem... 5 bin 350 sürücüden 2 bin 127'sine yasal işlem...

Erhürman, 2016 yılında trafikle ilgili bir yasanın hayat bulduğunu, bu çerçevede bir trafik komisyonu kurulması gerektiğini ve bunun yasayla korunan güçlü bir komisyon olduğunu belirterek, bu komisyonun trafikte her türlü karar alma yetkisi olduğunu ve ayda bir defa toplanması gerektiğini vurguladı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı altında bulunan bu komisyonun, 3 yıldır toplanmadığını belirten Erhürman, “Demek ki bu ülkede trafikle ilgili hiçbir problem yoktur” dedi ve eleştirilerde bulundu.

Erhürman, bakanlığın bu basit yükümlülüğü bile yerine getirmediğini, ancak bu komisyonda sadece bakanlık değil her alandan paydaşların yer aldığını ifade ederek, Meclis kürsüsünden “ciddiyetsizlik” ifadesini yeniden kullanmak zorunda kaldığını söyledi.    

Ülkede trafik ve trafik eğitimine önem verilmediğini, bu alanda yapılan çalışmaların da devam ettirilmediğini savunan Erhürman, küçük bir ülke için bu kadar ölüm ve yaralı bulunan kazanın çok olduğunu vurguladı.

Zihniyet değişmediği sürece bu olayların yaşanacağını, “ağlanacağını” belirten Erhürman, toplu taşımacılık sisteminin geliştirilmemesinin de bu kazaları getirdiğini söyledi. Erhürman, toplu taşıma izinleri ile ilgili kararları eleştirdi ve iptal edilen bu izinlerin kararını kürsüden okudu. Erhürman, bu iptaller içinde sadece bir kişinin izninin iptal edilmediğini ifade ederek, bu ismi Başbakan Ünal Üstel’e ileteceğini söyledi.

Erhürman, ihtiyaç çerçevesinde, kamu yararına verilen izinlerin yanlış olmadığını ancak hiçbir dönem bu işi yapmayan kişilere bu izinlerin verilmediğini savunarak, bunun sebebinin ne olduğunu sordu, yasaya göre kiralama, satma gibi devirlerin olamayacağını ancak bunun hava parası üzerinden yapıldığını ve siyasi rantın bu olduğunu kaydetti. Bunun ağıllar ve diğer bazı alanlarda da yapıldığını ifade eden Erhürman, bunun cezası olduğunu, ancak herkesin bu şekilde devirler yaptığını, çünkü sorgulanmadığını söyledi.

Bu alanın yüksek eğitim konusu gibi olduğunu, toplu taşımacılıkta izinlerin bir bataklık gibi olduğunu ifade eden Erhürman, önemli olan yaratılan bataklığın kurutulması olduğunu, bu bataklığın ürettiği sinekleri kovalamanın olmadığını vurguladı. Bataklık varsa sineklerin üremeye devam edeceğini ifade eden Erhürman, “İş yapacaksanız, iş budur” dedi. İcraatın izin verilip sonra iptal edilmesi olmadığını belirten Erhürman, iptal kararı alan izin kurulunu, gerekçeli kararlarından dolayı tebrik etti.

İhtiyaç analizi çıkarılarak bu izinlerin verilmesi gerektiğini ifade eden Erhürman, tekelleşmenin önlenmesi gerektiğini ancak bu izinlerle daha fazla tekelleşme yaratıldığını söyledi.

Erhürman, yüksek öğretimle ilgili yapılan çalışmalar ve YÖK’ün bugün ülkede bulunmasına değinerek, YÖDAK Başkanının dün atandığını ve bunun yanlış olduğunu savundu. Kişiler için olumsuz bir şey söylemediğini ancak madem atama yapılacaktı YÖK’ün gelmesi beklenmeden yapılabileceğini ifade eden Erhürman, dersin iyi çalışılması ve iyi anlatılması açısından bunun önem taşıdığını kaydetti.

Ciddiyetin  önemli olduğunu ancak YÖDAK konusunda atama yapanın bunu taşımadığını savunan Erhürman, yüksek öğretimdeki sorunlara işaret ederek, bu konunun hızlı ve doğru hareket edilerek çözülmesi gerektiğini söyledi.

Erhürman, üniversite için verilen 13 ön açma izninin hemen iptal edilmesi gerektiğini, ölçeğe göre izin verilmesinin önemli olduğunu, 23 üniversite açılırsa denetlenemeyeceğini belirtti. Bu üniversiteler için de hava parası konuşulduğunu savunan Erhürman, ülkede tüm eğitim alanının doğru denetlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Erhürman, örnek olarak güzellik alanındaki eğitim kurumlarına verilen kontenjanların yanlışlığına işaret ederek, kayıt yapıp doldurulan ama nerede olduğu bilinmeyince boşalan kontenjana yeni kontenjan verilmesini eleştirdi, bu yolla ülkeye gelen insanların nerede olduğunun belli olmadığını kaydetti.

O yüzden bu konunun polis tarafından nereye taşınacaksa taşınması gerektiğini ifade eden Erhürman, “çağrım şudur” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu süreci dizi film gibi, kimin diploması sahte, kimin gerçek diye izlemek yerine Meclis içerisindekilerle ilgili de iddialar ortadayken, bu işi temizleyin. Hakkınızdaki iddia neyse ifade veya açıklama yapın. Polis ve askerde, her yerde bu varsa, Mecliste bu söylentiye izin vermeniz doğru değildir, kaldırılabilirin ötesindedir. Yüksek eğitim ülkede yaşamsaldır. O yüzden zarar vermeyin, birinin canı yanacaksa da yanacak. Üniversiteler nitelik odaklı olmalıdır. Duvara vurduktan sonra çok geç. Üniversiteler bundan çok ciddi olarak olumsuz etkilenecek. Yapılması gereken işler zamanında yapılmadığı içindir… O yüzden sorumluluk bilinci içerisinde davranalım. Poliste her veri var. Yeter ki çözüm için, temizlik için niyet olsun. YÖK’ten yazılım ulaşıyor, hepsi denetlenecek. Kapanması gereken de kapanacak. Gereken adım neyse atılacak, bu alan temizlenecek. Üniversitelerin hem itibar hem de ekonomik olarak zarar görmemesi için bu sürecin takipçisi olacağız. Her alanda sorumluluk bilinciyle hareket edilmeli.”    

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, eğitim alanındaki sıkıntıların ülkeyi toplumu yakından etkilediğini ifade ederek, üniversitelerin ülkenin olmazsa olmazı olduğunu, ancak yanlış yapanların da yanlışına taraf olmayacaklarını söyledi.

Çavuşoğlu, ülkede üniversitelerin geliştiğini, olmazsa olmaz göz bebeği noktasına yükseldiğini ifade ederek, arada yaşanan bu tip sıkıntıların alanı temizlemeye vesile olduğunu kaydetti.

Sınırsız bir şekilde bu temizliğin yapılması gerektiğini düşündüğünü ifade eden Çavuşoğlu, kimsenin zan altında bırakılmadan da hareket edilmesinin önemine işaret etti. Çavuşoğlu, YÖK’ün bugün ülkede olmasının da normal olduğunu ifade ederek, YÖK ile birlikte yapılan çalışmaların sürdürüldüğünü, eksikliklerin tamamlanacağını belirtti.

Çavuşoğlu, bu yolun temizlenerek yürünür hale getirileceğini ve yoldaki taşların temizleneceğini belirterek, YÖK sisteminin nasıl kullanılacağını anlattı ve bu alanda iyileşme sağlanacağını vurguladı. Eksiklikler varsa tamamlanacağını ve şeffaf bir hale getirileceğini ifade eden Çavuşoğlu, üçüncü ülkelerde de yapılacak YÖK çalışmalarında KKTC üniversiteleri ile ilgili de gereken çalışmaların yapılacağını, bu süreçte zarar görmemesi için çalışacaklarını kaydetti.

“Sıkıntılar bekliyorum ama bu süreçten eksikliklerin giderildiği ve ders alınan bir tarih olarak kalmasının sonrasında üniversitelerin zarar görmeyeceği şekilde tamamlanan bir süreç olacağını” ifade eden Çavuşoğlu, ülkede verilen üniversite izinlerinin fazlalığına işaret etti, 36 üniversite ve ön açma iznini fazla görmeseler kendilerinin de vermiş olacağını ancak izin vermediklerini kaydetti.

Çavuşoğlu, ön izinleri verilen ancak faaliyete geçmeyen üniversitelerin “yok hükmünde” olduğunu, savcılıktan gelecek görüşe göre hareket edeceklerini ifade etti. Eğitim kurumları ile ilgili tartışmalara da işaret eden Çavuşoğlu, bu alanda bir istismar ortaya çıkması nedeniyle bu konuyu Bakanlar Kuruluna taşıdıklarını, İçişleri Bakanlığının da bu çerçevede ikamet ile ilgili çalışmayı yapacağını anlattı.

Bu hafta bu alandaki tüzüğün geçeceğine inanç belirten Çavuşoğlu, sahte diploma olayının tüm eğitim alanını etkilemesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

Yerinden söz alan ve Mecliste hakkında iddia olan milletvekilleriyle ilgili bakanlığın bir araştırma yapıp yapmadığını soran CTP Milletvekili Sami Özuslu’ya cevap veren Çavuşoğlu, kişilerin kendileri ile ilgili yapılan eleştirilere kendilerinin cevap vermesinin doğru olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, partisi ile ilgili savunma yapabileceğini, ancak bir kişi ile ilgili “avukatlık” yapmasının istenemeyeceğini,  Milli Eğitim Bakanı olarak alnının açık olduğuna inandığı bir kişinin kendisi ile ilgili cevap verebileceğine inandığını kaydetti.

-Arıklı

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da, trafikte son zamanlarda meydana gelen ölümlü kazaların yüreklerini parçaladığını ancak özellikle son kazaların tamamen insan hatası, trafik magandalığından olduğunu söyledi. Arıklı, devletin suçlandığı kadar bu kazalara herhangi bir sebepten dolayı sebep olan kişilerin de suçlanması gerektiğini ifade ederek, devletin hataları eksiklikleri olduğunu ancak insan hatasının da olduğunu vurguladı.

Altyapı, izinler, komisyon çalışmaları, denetimler, eğitimler gibi konularda yapılan çalışmalar ile eksikliklere değinen Arıklı, toplu taşıma izinlerine işaret etti, sadece kendi döneminde izin verilmediğini ancak tek tartışılanın kendi dönemi olduğunu kaydetti. Kendisinden önce 23 bin izin verildiğini ifade eden Arıklı, toplu taşımada tekelleşmenin önüne geçmek için çalıştıklarını, geçmiş dönemde doğru olmayan, doğru yapılmayan işleri de düzeltmeye çalıştıklarını söyledi.  

İptal gerekçelerinin yasal bir dayanağı olmadığını, hukuki gerekçenin olmadığını ifade eden Arıklı, iptalin, yoğun siyasi baskı olduğu için yapıldığını söyledi.

Tufan Erhürman da, kürsüden yeniden söz alarak, ülkede trafik alanında yetkili olan bir komisyonun çalıştırılmasının yasal sorumluluk olduğunu söyledi, ancak bu komisyonun “benzin istasyonları konuşulmasın” diye toplanmadığını ileri sürdü.  Erhürman, “Eğer bu komisyon beğenilmiyorsa yasa değiştirilsin ve daha etkin hale getirilsin” dedi.    

Çavuşoğlu ve Arıklı’nın cevapları üzerinden değerlendirmeler yapan Erhürman, iptal edilen izinlerin hukuka uygun olduğunu da vurguladı, her alanda ciddiyet olması gerektiğini söyledi.

Arıklı da, trafikte polisin çok ciddi denetim yaptığını ifade ederek, trafikte yapılan çalışmaları ve denetimleri örnekledi, polis teşkilatına teşekkür etti. Arıklı, uyuşturucu ile ilgili test aletlerinin de yakında geleceğini, sabit radarlar ile ilgili de çalışmaların sürdüğünü kaydetti, bazı soruların “paranın kaynağına” da sorulmasını istedi.