Science Alert’in aktardığına göre bu tedavi, hastanın tümöründen elde edilen genetik bilgilerle üretilen, kişiye özel bir mRNA tabanlı aşı türü intismeranın, pembrolizumaba (immünoterapi ilacı) eklenmesiyle yapıldı.

Avustralya Melanom Enstitüsü’nden tıbbi onkolog Georgina Long, “İki ilacı tek başına kullanmak yerine birlikte uygulamak, nüks veya ölüm riskini yüzde 42 oranında azaltıyor” dedi.

İmmünoterapi, vücudun kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek veya yönlendirerek hastalıklarla, özellikle de kanserle savaşmasını sağlayan bir biyolojik tedavi yöntemi.

Avustralya'da yarasa virüsü alarmı: Ölüm riski çok yüksek
Avustralya'da yarasa virüsü alarmı: Ölüm riski çok yüksek
İçeriği Görüntüle

‘Dönüm noktası’

Dünyada 157 merkezde yürütülen 3’üncü faz çalışmalara 1100’den fazla hasta katıldı. Sonuçlar 2024’te yayınlanan 2’nci faz denemesindeki bulguları destekledi.

Tedaviye başladıktan altı ay sonra kanseri yenen hastalarda nüksetme veya ölüm riski, tek başına pembrolizumaba (immünoterapi ilacı) kullanılan yönteme göre yüzde 58 azaldı.

Baş araştırmacı, Avustralya Melanom Enstitüsü’nden tıbbi onkolog Georgina Long, sonuçları 2026 Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği Kongresi’nde sundu.

Araştırma sürecine dahil olmayan Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği Başkanı Robert Vonderheide de sonuçların dönüm noktası olduğunu söyledi.

mRNA aşısını, Moderna ve Merck ameliyattan sonra cilt kanserinin nüksetmesini engellemek için tasarladı.

Araştırmada önce her hastadaki tümör dizilişine ayrılıyor. Ardından tümörün parmak izi, yani vücuttaki diğer sağlıklı hücrelerden nasıl ayrıştığı belirliyor.

Long’un aktarımına göre vücut aşıyla neye dikkat etmesi ve neye saldırması gerektiğini anlıyor. İlaç, ‘Keytruda’ adı verilen mevcut bir immünoterapiyle birlikte çalışıyor.

Aşı henüz ABD ve Avustralya’da mevcut değil. Birkaç yıl sonra kullanımda olacak.

mRNA teknolojisinin diğer kanser türlerinde de etkili olabileceği düşünülüyor. Long, elde edilen başarının kanseri tedavi etme sürecinde temel bir değişimi başlatabileceğini söyledi.

Araştırmanın sonuçları ‘New England Journal of Medicine’ dergisinde yayınlanacak.

Kaynak: diken.com