Basın Emekçileri Sendikası (Basın Sen), tüm uyarılara rağmen “Özel Hayatın Gizliliği” adı altında hazırlanan yasa neticesinde gazetecilerin hapislikle karşı karşıya kaldığını savundu.

Basın-Sen Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, kamu yararına ve büyük bir skandalı ortaya çıkartmaya yönelik yayımladıkları bir haber yüzünden üç basın emekçisinin yıllardır yasadaki eksiklikler yüzünden yargılandığı belirtildi.

Japon Hükümeti, Değer Kaybeden Yen Karşısında Müdahaleye Hazır Olduğunu Bildirdi Japon Hükümeti, Değer Kaybeden Yen Karşısında Müdahaleye Hazır Olduğunu Bildirdi

Kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayın yapan Serdinç Maypa’nın da benzer bir suçlama ile gözaltında tutulması ve yargılanmasının, bahse konu yasanın ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğinin belirtildiği açıklamada, Maypa’ya yönelik getirilen bazı iddialardan veya Maypa’nın karıştığı iddia edilen bazı olaylardan bağımsız olarak kendilerini en çok endişelendiren bu ve benzeri yasaların kullanılarak keyfi tutuklamaların ve yargılanmaların yapılması olduğu kaydedildi.

Açıklamada, bu süreçte karartma yoluna gidilmesi, şeffaflıktan uzaklaşılması ve kamuoyunun ne olup bittiğini anlamayacağı şekilde gizemli bir hale getirilmesinin oldukça rahatsız edici olduğu belirtildi.

Açıklamada şöyle denildi:

“Sadece gazetecilerin değil tüm bireylerin de özgürlüklerini savunan bizler, polis çatısı altında hangi amaca hizmet ettiği örtülü olan yapılanmalarla hedef gösterilen kişi veya kişilere operasyon çekilmesini kabul etmiyoruz. Elbette mesleğimizin etik ilkelerine bağlı bir şekilde yayınlar yapılmasını savunuyor, aksi tavırları asla tasvip etmiyor, ortada eğer siyasiler dışında bireylerin özel hayatını rencide edici veya ele geçen belgelerde oynama yapılması sonucu bir suç varsa gereğinin hukuksal anlamda yapılmasını savunuyoruz. Ancak bunun yolu despot bir anlayışla kumpas kurarak değil kanıt ve belgelerle hukuk davası açılarak mahkeme huzurunda şeffaf bir şekilde yargılama talep etmektir.”

Basın-Sen açıklamasında, ülkeye işçi getirebilecek tek yerin devlet olduğu ve onun dışında işçi getirilmesinin yasalara göre suç olduğu da belirtilerek “Bu suçu her kim işlemişse yargımızın gereğini yapacağından şüphemiz yoktur.” ifadelerine yer verildi.