AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Avrupa'nın referans doğal gaz piyasası olan Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF'de ön ay kontratları, savaş öncesinde megavatsaat başına yaklaşık 40 avro seviyelerinde işlem görürken Hürmüz Boğazı üzerinden sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının aksayabileceğine yönelik endişelerle temmuz sonunda megavatsaat başına 60 avronun üzerine çıktı.
Fiyatlardaki yükselişte, Avrupa'nın kış öncesinde doğal gaz depolarını doldurmaya çalıştığı dönemde küresel LNG arzının daralabileceği beklentisi belirleyici oldu. Özellikle Katar'dan yapılacak LNG sevkiyatlarının aksayabileceği ihtimali, Avrupa'nın LNG tedarikinde Asyalı alıcılarla daha yoğun rekabet etmek zorunda kalacağı endişelerini artırdı.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Gaz Piyasası Raporu'na göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler küresel gaz piyasasında arz güvenliğine ilişkin belirsizlikleri artırırken LNG ithalatına bağımlı bölgeler bu süreçten daha fazla etkilendi.
Ancak son haftalarda ABD ile İran arasında diplomatik temasların başlaması ve Katar'dan LNG sevkiyatlarının yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle piyasalarda savaşın ilk günlerinde oluşan risk primi önemli ölçüde geriledi. Böylece TTF fiyatları da yeniden 55 avro seviyelerine geriledi.
Buna karşın enerji danışmanlık şirketi Energy Aspects, piyasanın diplomatik gelişmeleri fazla iyimser fiyatladığını değerlendiriyor.
Şirkete göre Avrupa doğal gaz piyasası açısından belirleyici unsur, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların ne kadar hızlı normale döneceğinden çok, kıtanın kışa hangi depo doluluk seviyesiyle gireceği olacak.
Almanya Avrupa'nın en kırılgan ülkeleri arasında yer alıyor
Energy Aspects verilerine göre, Avrupa Birliği'nin doğal gaz depoları 23 Haziran itibarıyla yaklaşık 50 milyar metreküple kapasitenin yüzde 46'sına ulaştı. Bu seviye geçen yılın aynı dönemine göre 10,6 milyar metreküp, son beş yıl ortalamasına göre ise yaklaşık 15 milyar metreküp daha düşük gerçekleşti.
Yaz aylarında LNG piyasasında yaşanan sıkışıklık ve TTF vadeli fiyat eğrisinin depolamayı teşvik etmeyen yapısı nedeniyle depolara gaz enjeksiyonu beklenenden yavaş ilerledi. Mevcut hızın korunması halinde Avrupa'nın ekim sonunda depolarını kapasitenin yaklaşık yüzde 75'ine kadar doldurabileceği hesaplanırken Energy Aspects daha güçlü enjeksiyonların gerçekleşmesi durumunda bile bu oranın en fazla yüzde 78'e ulaşacağını öngörüyor. Şirket, her iki seviyenin de sert geçebilecek bir kış için yeterli güvenlik marjı sağlamadığını ifade ediyor.
Analizde özellikle Almanya'nın Avrupa'nın en kırılgan ülkeleri arasında yer aldığına işaret edilirken depolardaki gaz miktarının kapasitenin yüzde 50'sinin altına düşmesi halinde teknik nedenlerle gaz çekiş hızının önemli ölçüde yavaşlayacağı ve bunun Almanya ve Kuzeybatı Avrupa'daki komşu piyasaları etkileyebileceği belirtiliyor.
Öte yandan, Katar LNG'sinin Avrupa piyasasına dönüşünün de beklendiği kadar hızlı olmayacağı öngörülüyor. Energy Aspects'e göre mayın temizleme çalışmalarının zaman alması, savaş riskine ilişkin sigorta şartlarının yeniden düzenlenmesi ve gemi işletmecilerinin güvenli geçiş konusunda temkinli davranması nedeniyle Katar'dan Avrupa'ya düzenli LNG akışının en erken yılın son çeyreğinde başlaması bekleniyor. İlk sevkiyatların ise öncelikle Körfez ülkeleriyle Asya pazarına yönelmesi öngörülüyor.
Bu nedenle Avrupa'nın yaz aylarında ihtiyaç duyduğu LNG'nin önemli bölümünün Atlantik havzasından karşılanmaya devam edeceği, bunun da Avrupa ile Asya arasındaki LNG rekabetini canlı tutacağı değerlendiriliyor.
IEA ise orta ve uzun vadede küresel LNG piyasasında bazı yapısal gelişmelerin fiyatlar üzerindeki baskıyı hafifletebileceğine işaret ediyor. Ajansa göre Çin'in yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması, yerli doğal gaz üretimini artırması ve boru hattı gazı kullanımını genişletmesiyle LNG ithalatındaki büyümenin yavaşlaması bekleniyor.
Bununla birlikte, uzmanlar Avrupa'nın 2026-2027 kışına hangi depolama seviyesiyle gireceği, Katar LNG ihracatının ne hızda normale döneceği ve Avrupa ile Asya arasındaki LNG rekabetinin seyri netleşmeden doğal gaz fiyatlarında kalıcı bir normalleşmeden söz etmenin erken olduğu görüşünü paylaşıyor.



