Akıncı’ya sesleniyorum. Anastasiadis’e cevap vermek yetmez, federasyon arayışlarının bittiğini ilan etmelisin

Lute’nin federasyon görüşmelerini yeniden başlatması, 9 aylık uğraştan sonra iflas etti.
Akıncı, biri sözcüsü aracılığıyla olmak üzere bu konuda 3 açıklama yaparak Anastasiadis’i suçladı.
Anastasiadis de biri sözcüsü, biri müzakerecisi ve sözcüsü biri de kendisi tarafından yapılan 3 açıklama ile hem kendini savundu, hem Akıncı’yı suçladı
Anastasiadis açıklamasında şu suçlamaları yaptı:

“Kıbrıs Türk tarafı, SAYISAL EŞİTLİĞİ OLMADIĞI HALDE ( anladınız mı nüfusumuzun artmasına niye hep birlikte karşı çıkıyorlar? S.i.) daha fazla hak elde etmeyi arzuluyor. Sabrımın da bir sınırı var. Akıncı, Guterres belgesini mahvetmeye çalışıyor. Kıbrıs’ın Türkiye tarafından rehin alınması ve kontrolünün tamamen Türkiye’nin eline geçmesi için çalışıyor. Türk tarafının siyasi eşitlikle ilgili şartları, bizi gerçek anlamda bağımsız bir devlete götürmeyecektir. O nedenle kabul edilebilir değildir.. Akıncı, iki toplumun nüfus oranıyla ilgili varılmış uzlaşının ve AB Müktesebatı’nda temel özgürlüklerle ilgili öngörülenlerin hala geçerli olup olmadığını yanıtlamalıdır..Akıncı ayrıca, “Maraş’ın 45 yıldır neden hayalet şehir olarak kaldığı ve Kıbrıs Türk tarafı çözüm istediğini söylerken, neden Maraş’ın mevcut durumuyla ilgili uluslararası çalışma komitesi atanmasını kabul etmediği” konusunda izahat vermelidir..Rum tarafı için Kıbrıs sorunu, yalnızca iki tarafın katılımı ya da siyasi eşitlik meselesi değildir. Guterres’in 6 maddelik çerçevesinde göstermeye çalıştığı şeyler vardır”

VURGULARI ÖNEMLİ

Anastasiadis’in nüfusla, AB müktesebatına göre temel özgürlüklerle ve Maraş’la ilgili soruları önemlidir…Demek istediği şudur:
- “Sen bana Türk nüfusunu 220 bin olarak vermiştin..Bu hala geçerli mi?”
- “Sen tüm Rum-Yunan vatandaşlarına AB müktesebatı çerçevesinde derogasyonsuz 4 özgürlük tanımıştın. Bu hala geçerli mi”
- “Sen seçildiğin günlerde Maraş’ın eski sakinlerine iade edileceğini söylemiştin. Niye yapmadın? Bu hala geçerli mi?” 
Anastasiadis’in “Kıbrıs sorunu sadece siyasi eşitlik meselesi değil Guterres raporundaki 6 madde var, bunlarla ilgili düşüncen nedir? ” şeklindeki sorusu da önemlidir…Demek istedi şudur:
- Guterres belgesinde garantörlüğün iptal edilmesi ve Güzelyurt’un da Rum tarafına verilmesi öngörülüyor, ama bunlara hiç değinmiyorsun, sadece eşitlikten söz ediyorsun…Bu konularda görüşün nedir?

ANASTİ YAZILI DA İSTEDİ

Anastasiadis bu konularda Akıncı’dan yazılı görüş istemiştir…
Lute’ye “Akıncı Guterres belgesinin 6 maddesi konusunda teker teker ne düşündüğünü bana yazılı versin, ben de görüşmelerin başlaması konusunda bir karar vereyim, sırf görüşme olsun diye görüşme yapmak istemiyorum” demiştir…
Akıncı ise “Guterres belgesini stratejik bir anlaşma olarak imzalamayı” Rum tarafına önermesine karşın böyle bir yazılı belge vermeyi kabul etmemiştir…
Peki Niye?
Çünkü vermesi halinde istediği “siyasi eşitliğin” içinin boşaltılmış olduğu, VETO ve AYRI OY ÇOĞUNLUĞU haklarımızdan vazgeçtiği bir kez daha kendi imzası ile seçimler öncesinde kanıtlanmış olacaktı
Sadece bu değil, garantörlüğü ve Güzelyurt’u pazarlık konusu yaptığı, belli bir süre sonunda garantörlükten vazgeçmeyi önerdiği, ayrıca verdiği taviz haritasında yer alan Güzelyurt şehir merkezine ilaveten tüm Güzelyurt ilçesini vermeyi kabul ettiği ortaya çıkacaktı…
Vereceği yazılı metnin Rum tarafınca basına sızdırılması ve halkın verilen korkunç tavizleri altında kendi imzasının olacağı bir belgeden öğrenmesi halinde Akıncı, bırakın o koltukta oturmayı ve yeniden seçime girmeyi düşünmeyi, bu ülkede barınamayacaktı…
O nedenle Anastasiadis’in istediği belgeyi veremedi…

ANASTİ FIRSATI DEĞERLENDİRDİ

Anastasiadis de bunu fırsat bilerek şimdi işte şöyle diyor:.
- Sen beni anlaştığımız konulardan caymakla suçluyorsun ama asıl cayan sensin.. 220 bin olan nüfusunuz 350 bine çıktı…220 bin hala geçerli mi? Değilse verdiğin sözden caydın demektir…( Akıncı da “ben sana o rakam 2016 sonuna kadar geçerliydi demiştim” diye yanıt verdi. S.i.) Aynı şekilde sen bana tüm Rum-Yunan vatandaşlarına 4 özgürlüğü tanıdığını söylemiştin ama şimdi Türkiye buna karşı Türk vatandaşlarına da 4 özgürlük istiyor…Bu nasıl olacak? Guterres belgesinde garantörlüğün iptali vardı, sen bunu kabul ettin, ama şimdi Türkiye ‘garantörlük pazarlık konusu değil, garantörlüğün devamı eskisinden daha hayati önemdedir diyor…Güzelyurt’un verilemeyeceğini söylüyor…Sen de bunlara karşı susuyorsun
İşte Akıncı’nın kendi aklına göre izlediği korkunç tek yanlı taviz siyasetinin, beceriksizliğinin, müzakere tekniklerinden habersiz ve kırmızı çizgisiz-ilkesiz görüşme yapmasının, Guterres belgesini “stratejik bir anlaşma olarak imzalamayı” önermesinin, tek yanlı taviz haritası vermesinin ve “tek seçenek federasyon, başka çaremiz yok” zihniyetinin kendisini getirdiği durum budur…
Anastasiadis onu köşeye sıkıştırmış, adeta perişan etmiştir, bir soldan, bir sağdan habire yumruklamaktadır, alay etmektedir, kendisinin de ifade ettiği gibi hakaret etmektedir. 
Buna karşın Akıncı, verdiği 3 yanıtta da sadece savunma yapmakta, atağa geçip, insiyatif alıp karşı öneri sunmamaktadır. Karşı hamle olarak “o zaman federasyon süreci sona ermiştir, bundan sonra ancak iki devletli çözümü ve ancak iki eşit-egemen devlet zemininde görüşürüm” diyemiyor… Çünkü yine seçim korkusu ile hareket etmektedir…
Federasyon arayışlarının çöktüğünü ilan etmesi için BM Genel Sekreteri Guterres’e çağrı da yapmıyor…Bu tutumuyla Rum tarafına seçeneksiz ve çaresiz olduğumuz mesajı vererek, statükoyu savunduğunu kanıtlıyor, Halkımızı Rum’un insafına terk ediyor ve onların çözüm için eşref saatinin gelmesi için mevcut statüko içinde oturup çasresiz beklememizi öneriyor

YAPMASI GEREKEN

Halkımızın, Rum zihniyetini Akıncı’dan öğrenmesine gerek yoktur. Halk, Rum zihniyetini çok iyi tanımaktadır..Onların tek amacının bizi, işgalleri altında tuttukları Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama yapmak olduğunu bilmektedir…
O nedence Akıncı sağ seçmeni aldatmak için, Anastasiadis’e suçlama yapmakla, ama aynı anda, iflas eden federasyonu hala savunmakla inandırıcı olamaz, Halkı aldatamaz…
Eğer inandırıcı olmak istiyorsa, federasyon arayışlarının çöktüğünü ve bittiğini ilan etmek zorundadır..
Guterres’e çağrıda bulunarak bunu raporuna koymasını ve ambargoların artık kaldırılmasını talep etmelidir…
Bundan böyle ambargolar kaldırılmadan hiçbir görüşmenin olmayacağını ilan etmelidir..
Görüşmelerin ancak iki devlet zemininde, iki devletli çözüm ve kadife ayrılık hedefi ile başlayabileceğini duyurmalıdır ve bu konuda bir Meclis kararı alınması için girişim yapmalıdır. .
Akıncı bunları yapmadığı ve işbirlikçi “sol”dan oy almak için, Rum tarafına seçeneksiz-çaresiz-hedefsiz olduğumuz mesajı vermeye devam ettiği sürece, Anastasiadis’i ne kadar eleştirirse eleştirsin, objektif olarak, Rum milli çıkarlarına, milli hedeflerine ve statükonun devamına hızmet etmektedir..
Ha, bunları yapsın, ben de kendisine oy vermezsem, oy verilmesi için çalışmazsam, arap olayım!