“Bu deprem ülkemizin en önemli aktif fay zonlarından biri olarak bilinen Doğu Anadolu fay zonunun değişik kolları üzerinde meydana gelen bir deprem"

“Yaklaşık 400 kilometrelik hatta, 8-10 kilometrelik derinlik boyunca, 3-4 metrelik deformasyona uğranıldı”

“Bu iki büyük depremin oluşumundan sonra şu ana kadar 1400'ün üzerinde artçı deprem yaşandı”

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, Kahramanmaraş merkezli depremlerin, dünyada karasal ortamlarda meydana gelen en büyük depremlerden biri olduğunu söyledi.

Tatar, AFAD Acil Durum Yönetim Merkezi'nde, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin son durumu paylaştı.

Covid-19 artık ağır mevsimsel grip Covid-19 artık ağır mevsimsel grip

Orhan Tatar, iki depremin, Türkiye'nin son yüzyılda yaşadığı en büyük depremlerden, Anadolu coğrafyasının ise son 2000 yılda yaşadığı üç büyük depremden biri olduğunu belirtti.

Etki alanı da büyük olan depremlerin, Türkiye'nin yüz ölçümünün yedide birine karşılık gelen 110 bin kilometrekarelik alanı doğrudan etkilediğini ifade eden Tatar, çok kısa sürede art arda meydana gelen iki depremin oluş mekanizmasının da son derece farklı olduğunu kaydetti.

Tatar, "Bu deprem, dünyada karasal ortamlarda meydana gelen en büyük depremlerden bir tanesi. Bu deprem, ülkemizin en önemli aktif fay zonlarından biri olarak bilinen Doğu Anadolu fay zonunun değişik kolları üzerinde meydana gelen bir deprem." dedi.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, yaklaşık 400 kilometrelik hatta, 8-10 kilometrelik derinlik boyunca, 3-4 metrelik deformasyona uğranıldığını bildirdi.

-"Artçı sarsıntıların çok uzun süre devam edeceğini öngörüyoruz"

Bu iki büyük depremin oluşumundan sonra şu ana kadar 1400'ün üzerinde artçı deprem yaşandığını belirten Tatar, "Bu çözümleyebildiğimiz deprem sayısı, bunun çok daha üzerinde olduğunu da biliyoruz. Bu tür depremler sonrasında artçı sarsıntıların çok uzun süre devam edeceğini öngörüyoruz. Hasarlı binalardan belli bir süre uzak durmamız gerekiyor. Hasar tespit çalışmaları sonucunda eğer oturulabilir raporu alındıysa binalarımıza girmekte yarar var." diye konuştu.

Tatar, AFAD ile TÜBİTAK Başkanlığının, iki büyük depremden bu yana uygulamaya koyduğu "Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Destek Programı" kapsamında, halihazırda 14 araştırma grubuna dahil, 28 farklı kurumdan 69 araştırmacının şu anda sahada görev yaptığını kaydetti.

Tatar, "Bu araştırmacıların dışında, AFAD'ın lojistik destek verdiği, değişik üniversitelerimizden hocaların bulunduğu en az şu anda 100'ün üzerinde farklı uzmanlık alanına sahip hocalarımız sahada depremin yarattığı deformasyonu, etkiyi bilimsel anlamda ortaya koymak için çaba sarf ediyorlar." dedi.

Orhan Tatar'ın konuşmasının ardından 7 öğretim üyesi, iki depremin jeolojik, sismolojik boyutu, inşaat mühendisliği açısından değerlendirilmesi, depremler sonucu oluşabilecek ikincil afetler diye nitelendirilen heyelanlar, kaya düşmesi gibi tehlikelerin neler olabileceği, afetin sosyolojisi ve psikolojisi konularında bilgi verdi.