Trump dün (6 Kasım) görevi üstlenen ilk kadın olan Susie Wiles’ın genel sekreterlikten uzaklaştırıldığını, yerine 41 yaşındaki Miller’ın getirildiğini duyurdu.

Trump’ın ‘en güvendiğim danışmanlarımdan biri’ dediği Miller’ın terfisi, ara seçimlerin ardından Beyaz Saray’daki değişimin ilk işareti oldu.

Cumhuriyetçi Trump için referandum niteliğindeki 3 Kasım’daki ara seçimlerde Demokratlar kongrede çoğunluğu sağlamış, böylece ülkedeki güç dengesini tersyüz etmişti.

The Guardian gazetesi Trump için ağır bir yenilgi anlamına gelen ara seçimlerden birkaç gün sonra yapılan bu atamayı ‘sıradışı’ diye değerlendirdi.

Miller aşırı sağcı ve kışkırtıcı bir isim olarak biliniyor. Yani Trump, Demokratların kongredeki denetim ve soruşturmalarına karşı sıkı bir mücadeleye hazırlanıyor olabilir.

Nitekim Miller’ın Washington’da ‘başkandan sonraki en güçlü koltuğa’ atanması hem Demokratlarca hem de Cumhuriyetçilerce eleştirildi.

Doğrudan beyne uygulanan gen tedavisi, epilepsi nöbetlerini yüzde 90 azalttı
Doğrudan beyne uygulanan gen tedavisi, epilepsi nöbetlerini yüzde 90 azalttı
İçeriği Görüntüle

Demokrat siyasetçiler Miller’ı ‘nefret taciri’, ‘yabancı düşmanı’ ve ‘aşağılık’ diye niteledi.

Temsilciler meclisindeki Demokratların lideri ve meclisin ilk siyahi başkanı olması beklenen Hakeem Jeffries, Miller’ın bir an evvel görevden alınmasını isteyerek şöyle dedi: ”Elleri Amerikan kanına bulanmış tehlikeli bir yabancı düşmanı ve pervasız bir aşırılıkçı.”

Maryland eyaletinin Demokrat senatörü Chris Van Hollen’sa söz konusu atamayı ”Trump’ın seçmenleri hor gördüğünün bir göstergesi” diye niteledi: ”Amerikan halkının suratına bir tokat daha.”

‘Cumhuriyet tarihimizin en tehlikeli atamalarından biri’

Trump’ın yardımcıları ve başkana yakın Cumhuriyetçiler atama duyurusunu memnuniyetle karşıladı.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Miller için ”Trump’ın ilk günden beri yanında olan adam” dedi: ”Trump’ın davasını Stephen’dan daha fazla savunan kimse yok.”

Gelgelelim bu atamadan hoşnut olmayan Cumhuriyetçiler de vardı.

Ara seçimlerde koltuğunu koruyan Indiana eyaletinin Cumhuriyetçi kongre üyesi Marlin Stutzman, hafta başında Amerikalıların kitlesel sınırdışı etme kampanyasını sevmediğini vurgulayarak ”Miller kovulmalı” diye çağrı yapmıştı.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde İç Güvenlik Bakanlığı’nda genel sekreterlik yapan ve daha sonra Trump karşıtı Cumhuriyetçilerin saflarına katılan Miles Taylor’sa şöyle dedi: ”Stephen Miller’la iki yıl çalıştım. Beyaz Saray genel sekreterliğine getirilmesi, cumhuriyet tarihimizin en tehlikeli atamalarından biri. Bunu söylerken en ufak bir tereddüdüm yok.”

Stephen Miller ya da ‘nefret taciri’

Beyaz Saray genel sekreterleri üzerine yazdığı ‘The Gatekeepers’ kitabıyla tanınan Chris Whipple, CNN’e şunları söyledi: ”Bu adeta Trump’ın savaş ilanı… Miller’ın tek bir vitesi var, o da uçuruma doğru tam gaz.”

Trump yönetiminin tartışmalı isimlerinden Miller, başkanın hem en yakın hem de en uzun süreli danışmanlarından biri. 2016’daki başkanlık seçim kampanyasına metin yazarı olarak katılmıştı.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde sınırda göçmen çocukların ailelerinden ayrılması ve Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ülkelere seyahat yasağı gibi politikaların mimarıydı.

Öyle ki Amerikalı araştırmacı gazeteci Jean Guerrero’nun 2020’de kaleme aldığı Miller biyografisinin adı ‘Hatemonger’dı (Nefret taciri).

Miller, Trump’ın Ocak 2025’te başkanlığa dönüşünden bu yana genel sekreter yardımcısı olarak görev yapıyordu. Sert göç politikalarının orkestra şefi Miller, 1868’den beri anayasada güvence altındaki doğuştan vatandaşlık hakkının kaldırılmasını talep etmişti. Aynı zamanda Trump’ın en gözü kara savunucularından biri.