Nadir toprak elementlerinin kullanım sahası teknolojik ilerlemeyle birlikte hızla genişliyor.
Bu elementler, savaş uçaklarından cep telefonlarına, rüzgar türbinlerinden yeni nesil otomobillere kadar hemen her yüksek teknoloji ürününde kullanılıyor.
Bu madenlerin tedarikinde dünya neredeyse tamamen Çin’e bağımlı.
Türkiye’de de Eskişehir’de büyük bir rezerv bulunduğu açıklanmıştı. Ancak uzmanlar, bu elementlerin gerçekte ‘nadir’ olmadıkları, onları kıymetli kılanın üretim ve işleme sürecindeki zorluk olduğuna dikkat çekiyor ve özellikle de çevreye etkisi konusunda uyarıyor.
DW Türkçe’nin haberine göre Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Profesör Etem Karakaya, “Bir kilogram altın çıkartmak için beş ton toprağın kazılması ve işlenmesi gerekirken mıknatıs için vazgeçilmez olan neodimyum üretimi için 200 ton toprağın kazılması ve işlenmesi gerekir” diyor.
Bu, altın madenciliğine kıyasla 40 kat fazla toprak çıkarıldığı anlamına geliyor. Kazılar, bu işte kullanılan araçların yol açtığı emisyonlara ek olarak bitki örtüsünün tahrip edilmesi, su kaynaklarının kirlenmesi, zehirli atık üretimi ve hava kirliliği gibi sorunlara neden oluyor.
Neodimyum, ‘nadir toprak elementi’ diye sınıflandırılan 17 elementten birisi ve özellikle mıknatıs üretiminde kullanılıyor.
İklim konularına odaklanan İklim Masası’na konuşan Karakaya, nadir elementleri işleme sürecinde açığa çıkan emisyonların geleneksel metallere kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor:
“Uluslararası Enerji Ajansına göre neodimyum gibi elementlerin üretiminden kaynaklanan emisyonlar; demir-çelik, alüminyum ve nikel gibi yaygın metallere kıyasla çok daha fazla.
Neodimyum, çok kirli olduğunu düşündüğümüz çeliğe göre neredeyse 40 kat, alüminyuma göreyse sekiz kat daha fazla emisyona sebep oluyor.”
‘Eskişehir’deki cevher toryum içerdiğinden ek maliyet söz konusu olacak’
Eskişehir’in Beylikova ilçesinde 694 milyon tonluk rezerv keşfedildiği açıklanmıştı. Bunun ekonomik değeri henüz belirsiz. İklim Masası’na göre Eskişehir’deki akademik çalışmalar, yatakların yüzde 0,2 ila yüzde 2’sinin nadir toprak elementlerinden oluşmasının muhtemel olduğunu gösteriyor. Bu durumda kullanılabilir rezervin gerçekte 1,4 milyon ila 14 milyon ton arasında olduğu hesaplanıyor.
Karakaya, çevresel maliyetler hesaba katılmadan burada üretime başlanması halinde büyük felaketler olabileceğini belirtti. Profesör ayrıca: “Üstelik Eskişehir’deki cevher önemli miktarda toryum içerdiğinden ilave çevresel maliyetler de söz konusu olacaktır” dedi.
Toryum radyoaktif bir element. Bu, rafinasyon sürecinden ortaya çıkacak atıkların uzun vadeli bir radyoaktif atık yönetimi gerektireceği anlamına geliyor.