Dün yaralandığı iddialarıyla gündeme gelen Hamaney’in göreve geldikten üç gün sonraki ilk konuşması, İran devlet televizyonunda bir kadın sunucu tarafından okundu.
Al Jazeera’nin aktardığına göre İranlı lider ulusal birlik çağrısı yaparak “İran’ın komşularıyla dostluğa inanıyor. Yalnızca ABD üslerini hedef aldık ve buna devam edeceğiz” mesajını verdi.
Bölge ülkelerini tutumlarını netleştirmeye çağıran Hamaney, İran’ın komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu söyledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ‘cesaretleri’ ve ‘ülkeyi bölünmeden kurtardıkları için’ teşekkür eden Hamaney, şöyle devam etti:
“Düşmanlarımıza baskı yapmak için Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam etmeli. Gerekirse başka cepheler açılacak. Şehitlerimizin intikamını alacağız.
Yemen’deki direniş de (Husiler) bu işi yapacak. Irak’taki silahlı gruplar (Haşdi Şabi) da İslam devrimine yardım etmek istiyor.”
Hamaney, İranlılara vaatleriniyse şöyle sıraladı: “Yaralananlar ücretsiz tedavi edilecek. Durumdan zarar görenlere bir miktar maddi tazminat sunulacak.”
Yaralandığı iddiası
ABD-İsrail, 28 Şubat’ta İran’a hava harekatları başlatmış, savaş İran’ın İsrail’e ve ABD üslerine misillemeleriyle bölge ülkelerine sıçramıştı. Saldırıların ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey İranlı isim öldürülmüştü. Savaş, karşılıklı saldırılarla sürüyor.
9 Mart’ta yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi, liderlik makamına Mücteba Hamaney’in ‘ezici oy çoğunluğuyla’ seçildiğini duyurdu.
Dün Reuters’a konuşan İranlı bir yetkili Hamaney’in saldırılarda yaralandığını açıkladı; devamında sağlık durumunun iyi olduğu ve görevine devam ettiğini bildirdi.
New York Times‘a konuşan üç İranlı yetkiliyse Hamaney’in bacakları dahil yaralandığını ve yüksek güvenlikli bir yerde saklandığını söyledi.
Mücteba Hamaney kimdir?
1969’da İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed şehrinde doğan Mücteba Hamaney, Ali Hamaney’in altı çocuğundan ikincisi.
Ortaöğrenimini Tahran’da tamamladı. 17 yaşındayken İran-Irak Savaşı sırasında kısa dönem askerlik yaptı.
1999’da dini eğitimini tamamlamak için Şii teolojisinin önemli merkezlerinden kabul edilen Kum şehrine gitti. Bu tarihe kadar din adamlarına özgü kıyafetler giymedi.
Resmi bir devlet görevi üstlenmedi, kamuya açık konuşmalar yapmadı veya röportaj vermedi. Fotoğraf ve videolarının sayısı oldukça sınırlı.
Buna rağmen babasına erişimi kontrol eden bir ‘kapı bekçisi’ olarak etkisi olduğuna dair söylentiler var. Devrim Muhafızları’yla da yakın ilişkileri olduğu konuşuluyor.
2000’lerin sonlarında yayınlanan WikiLeaks belgelerindeki ABD diplomatik yazışmalarında kendisinden ‘cüppelerin arkasındaki güç’ diye bahsediliyor.