Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), yeniden toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na dair değerlendirmesinde, asgari ücretin değişmemesi yönünde çıkan kararı değerlendirdi. Sendika açıklamasında, değişmeyen ücreti “emekçilerin yaşam gerçekleriyle bağını tamamen koparmış ve bu haliyle kabul edilebilir değildir” ifadeleriyle eleştirdi.
Basın-Sen, asgari ücretin “barınma, beslenme, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi en temel ihtiyaçları karşılamaktan uzakta” olduğunu belirterek, ücretin “yalnızca hayatta kalma mücadelesini daha da ağırlaştırdığını” kaydetti.
Sendika açıklamasında, hayat pahalılığının göz ardı edilerek yapılan belirlemelerin “emekçiyi bilinçli biçimde yoksulluğa mahkum ettiğini” savundu. Komisyonun yeniden toplanmasının, yapılan belirlemenin toplumda karşılık bulmadığını gösterdiği belirtilirken, “Emekçilerin yaşamını esas almayan, özel sektör emekçilerini sistemli biçimde yoksullaştıran bir anlayış değişmediği sürece, ortaya çıkacak her sonuç aynı ölçüde sorunlu olmaya mahkumdur” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, özel sektörde asgari ücretin “fiilen ortalama ücret haline gelmiş durumda” olduğuna dikkat çekilerek, bunun “toplumun geniş bir bölümünü doğrudan etkilediği” vurgulandı. Basın-Sen, asgari ücretin “en düşük kamu maaşının bile altında tutulmasının, emekçiye reva görülen yaşamın sınırlarını açıkça ortaya koyduğunu” kaydetti.
Sendika, hayat pahalılığının altında belirlenen asgari ücretin “ne ekonomik gerçeklerle ne de insan onuruna yakışır yaşam ilkesiyle bağdaşmadığını” ifade ederek, emekçilerin “artan borç yükü, barınma krizleri ve temel ihtiyaçlardan feragat etmek zorunda kalmasının bu politikanın doğrudan sonucu” olduğunu belirtti.
Basın-Sen, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun önünde duran gerçeğin “emekçilerin yaşam ihtiyaçlarını karşılamayan, yoksulluğu kalıcılaştıran bir ücret düzeyi, hangi gerekçeyle sunulursa sunulsun meşru görülemez” olduğunu vurguladı. Sendika, emekçilerin “yaşamlarını karşılamayan rakamlara mahkum edilemez” olduğunu belirterek, “İnsanca yaşam istiyoruz. Yoksulluğun değil, yaşamın esas alındığı bir ücret istiyoruz” çağrısında bulundu.