Güncel

Erhürman: "Adanın ortak sorunlarının çözümünde iş birliği ve iyi niyet önemli"

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, adanın ortak sorunlarının çözümünde iş birliği ve iyi niyetin önemli olduğunu vurguladı; Güney’de şap hastalığı konusunda yaşanan gelişmeler üzerinden iki toplumlu komitelerin önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, adanın ortak sorunlarının çözümünde iş birliği ve iyi niyetin önemli olduğunu vurguladı; Güney’de şap hastalığı konusunda yaşanan gelişmeler üzerinden iki toplumlu komitelerin önemine işaret etti.

Güney’de aşı ihtiyacı ortaya çıkar çıkmaz gerekli koordinasyonu yaparak aşıları ilettikleri anımsatan Erhürman, “Ortaya koyduğumuz yaklaşımı iyi niyetle sürdüreceğiz. Bu yaklaşımın aynı şekilde Güney’de de benimsenmesi, adanın tamamının yararına olacak” dedi.

Erhürman, göreve geldiği ilk günden itibaren teknik komitelerin görünür olması, düzenli toplanması, sonuç odaklı çalışması ve iki taraftan yetkili kişilerden oluşması çağrısı yaptığını ifade etti.

- “Güney’de şap konusunda bizim yaşadığımızdan çok daha büyük sorunlar yaşanıyor”

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Erhürman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Biraz uzun bir yazı olacak ama bugün Güney’de 'şap' konusunda bizim yaşadığımızdan çok daha büyük sorunlar yaşanırken, gerek Kıbrıslı Rumların, gerekse Kıbrıslı Türklerin, iki toplumlu teknik komitelerin çalışmalarına ve verimlerine ilişkin bilgiye sahip olması gerektiğini düşünüyorum.

İki toplumlu Sağlık Teknik Komitesi altında oluşturulan Veterinerler Komitesi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen sonra, 'şap' konusunun gündeme gelmesinin üzerine kasım ayında toplandı. Veterinerler Komitesi, o günden bu yana dört kez bir araya geldi. Çalışmalarına devam ediyor.

Bu komitenin ilginç bir hikayesi var. Veterinerler Komitesi ilk kez 2024 Nisan ayında toplanmış. Önündeki konu, iki taraftan evcil kedi ve köpeklerin geçiş noktalarından sahipleriyle birlikte geçebilmesiymiş.

Kedi ve köpeklerin ülkeye girişine ve sağlığına ilişkin mevzuat güney ve kuzeyde aynıymış. Dolayısıyla Kasım 2024'te Komite bu geçişlerin sağlanabilmesi için dört maddelik bir metin üzerinde anlaşmış. Ama bu anlaşma, teknik seviyeden daha üst seviyeye taşınınca, her nasılsa güneydeki yetkililerce AB Hukuku gündeme getirilerek ‘uyutulmuş’... Üstelik AB yetkilileri iki tarafın anlaşması halinde engel çıkarmayacaklarını belirtmiş olmasına karşın…

- “Şap ile ilgili tüm bilgileri, hem AB, hem BM, hem de güney yetkilileriyle anlık olarak paylaştık”

Bu durumda Komite, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önceki son toplantısını 2025 Ocak ayında yapmış ve bir daha toplanmamış… Ta ki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen sonra, Kasım 2025'te, ‘kuzeydeki şap’ konusu dolayısıyla toplantı Kıbrıslı Rumlar tarafından çağrılıncaya kadar…

Biz, şap ile ilgili tüm bilgileri, bizde görüldüğü andan itibaren hem AB, hem BM, hem de güney yetkilileriyle anlık olarak paylaştık. Dolayısıyla böyle bir toplantı talebine de tabii ki ‘evet’ dedik. O günden beri de Komite sürekli toplanıyor. Dahası, şap konusundan önce Komite'nin güney bacağında idari yetkili hiçbir üye yokken, şap konusundan sonra güneyden yetkili kişiler, üst düzeyde, üye olarak Komite toplantılarına katılmaya başlamış.

Uzun olduğunu biliyorum ama bu konunun bu açıklık ve ayrıntıda hem kuzeyde, hem de güneyde bilinmesi, gerekirse tartışılması lazım.

- “Güney’de aşı ihtiyacı ortaya çıkar çıkmaz gerekli koordinasyonu yaptık ve aşıları ilettik”

Göreve geldiğim ilk günden beri teknik komitelerin görünür olması, düzenli toplanması, sonuç odaklı çalışması ve iki taraftan yetkili kişilerden oluşması çağrımı her düzeyde yineledim. Şap, gündeme geldiğinde, hemen, hiçbir şeyi gizlemeden bilgi paylaşımı yaptık. Güney’de aşı ihtiyacı ortaya çıkar çıkmaz, hemen gerekli koordinasyonu yaptık ve aşıları ilettik.

Beklentimiz aynı yaklaşımın güneyden de gelmesi, komitelerin yetkili kişilerden oluşması, düzenli bilgi paylaşımı yapılması, sonuç odaklı çalışılması, günlük sorunları, siyasi mülahazalardan arınarak çözmesidir.

Bu, sadece şap konusunda değil, her konuda böyle olmalıdır. Bu ada küçücük ve hastalıklar, ortak sorunlar sınır tanımıyor. BM Genel Sekreteri Sn. Guterres'in de raporlarında belirttiği gibi, birlikte hareket etme olanaklarının siyasi mülahazalarla boğulmaması gerekir.

Biz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen sonra ortaya koyduğumuz yaklaşımı, iyi niyetle sürdüreceğiz. Bu yaklaşımın aynı şekilde güneyde de benimsenmesi, adanın tamamının, hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Kıbrıslı Rumların yararına olacaktır.”