Evde, parkta, yemek masasında… Çocuk bir şey anlatırken ebeveynin bakışı bir anda ekran ışığına yöneliyor. Bu küçük kesinti, dijital çağda neredeyse fark edilmeyen bir rutin haline geldi: Ebeveyn phubbingi...
Psikolojide “phubbing”, “phone” ve “snubbing” kelimelerinin birleşiminden doğuyor; yani dikkatin karşıdaki insandan telefona kayması.
Ancak konu ebeveyn-çocuk ilişkisi olduğunda bu davranış yalnızca bir dikkatsizlik değil, çocuğun kendini değerli hissetmesinden empati becerisine kadar pek çok alanı etkileyen önemli bir başlık.
Çocuklar ebeveynlerinin bu davranışını nasıl okuyor?
Uluslararası araştırmalar, phubbinge maruz kalan çocuklarda yalnızlık hissinin arttığını, benlik algısının zayıfladığını ve sosyal geri çekilmenin güçlendiğini ortaya koyuyor. Bu alandaki çalışmalar, ebeveynin sık sık telefonuna yönelmesinin çocuklarda “görülmeme” hissini tetiklediğini ve bunun ilerleyen yıllarda kaygı ve düşük özgüvenle bağlantılı olabileceği yönünde...
“Ekrandakiler senden daha değerli” mesajı
Phubbingin en kritik etkisi, çocuğa verilen örtük mesajda gizli. Bu mesaj çoğu zaman farkında olunmadan veriliyor. Çocuk bunu kelimelere dökmese bile, davranışının değersizleştirildiğini hissediyor. Sevde Uzunoğlu bu süreci “mikro reddedilme” olarak tanımlıyor.
“Çocuk ebeveyninin gözünde önemli ve değerli olduğunu görmek ister, güvende olduğunu görmek ister. Bu tabii ki göz temasıyla mümkün. Ancak ebeveyn çocuğuyla iletişim esnasında eline ekran aldığında ve göz temasını ekranla kurduğunda şöyle bir mesaj iletiyor: ‘Bu ekranda gördüklerim senin söylediklerinden ve varlığından daha değerli.’ Çocuk bunu ilk başta tam olarak kavrayamasa da sık sık karşılaştığında bu mesajı içselleştirebilir ve zamanla temel değersizlik hissi ve özgüven kaybı yaşayabilir.”