sveç'in başkenti Stockholm'de İsrail'in 15 Mayıs 1948'de Filistinlilere yönelik işlediği suçları ifade eden Nekbe'nin (Büyük Felaket) 78. yılı nedeniyle anma yürüyüşü düzenlendi.
Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi, İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarının derhal durdurulmasını talep etti.
[1/26] Filistin’e destek veren göstericiler, Nakba’nın 78. yılı dolayısıyla Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen yürüyüşte bir araya geldi. Pankartlar ve Filistin bayrakları taşıyan göstericiler Filistin’e destek sloganları atarak şehir merkezinde yürüyüş gerçekleştirdi.
Göstericiler, Filistin bayrakları ile “Siyonist rejimin Filistin’deki soykırımını durdurun” yazılı pankartlar taşıdı.
Gösteriye destek veren Yahudi Antisiyonist İttifakı (JIPF) Dernek Temsilcisi Jonathan Key, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in Filistin'de gerçekleştirdiği işgal hareketinin 7 Eylül'de başlamadığını, 80 yıl önce başladığını söyledi.
Nekbe'nin tarihsel önemine dikkati çeken Key, bu konudaki farkındalık eksikliğini "Nekbe'nin adeta yer altında kalmış, gizli bir tarih muamelesi görmesi ve hepimizin bunu internetten kendi çabalarımızla araştırıp öğrenmek zorunda kalması skandaldır. Bu konu, tıpkı Holokost ve tarih kitaplarında yer alan diğer tüm önemli olaylar gibi okullarda müfredatın bir parçası olarak öğretilmelidir. Bu gerçek, artık daha fazla gizlenemez. Umuyorum ki, dünya, Filistinli insanların onlarca yıldır çektiği bu acıları artık idrak edebilir." sözleriyle eleştirdi.
Fransa
Fransa’nın başkenti Paris’te, İsrail’in 1948’de Filistinlilere yönelik işlediği suçları ifade eden Nekbe’nin (Büyük Felaket) 78. yılı dolayısıyla yürüyüş yapıldı.
Farklı sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla Filistin destekçileri, Paris’in tarihi Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi.
Filistin, Lübnan ve İran bayrakları taşıyan eylemciler, Menilmontant metro durağı yakınlarına kadar yürüdü.
Her yıl 15 Mayıs’ta anılan Nekbe’nin 78. yılı dolayısıyla yapılan yürüyüşe, “Kudüs’ün Mahkumu” kitabının yazarı Filistin asıllı Fransız avukat Salah Hamouri, solcu Boyun Eğmeyen Fransa Grup Başkanvekili Mathilde Panot, Filistin diasporası mensuplarının yanı sıra on binlerce kişi katıldı.
Yoğun yağış altında başlayan yürüyüş sırasında bazı eylemciler, karpuz ve kefiye motifli şemsiyeler taşıdı.
Bir gösterici, Filistinli mültecilerin kendi topraklarındaki evlerine geri dönüşünü temsil eden büyük bir anahtar maketiyle geldi.
Bazı göstericiler ise üzerlerinde Filistinli kadınların geleneksel kıyafetleriyle yürüdü.
“Mülteciler için dönüş hakkı ve esirler için özgürlük”, “Nekbe’yi unutmuyoruz” ve “Filistin kazanacak” sloganları atan göstericiler, “Bizim hafızamız, bizim direnişimiz, bizim topraklarımız, bizim dönüşümüz”, “Tüm Filistinliler için özgürlük” ve “Boykot etmek direnmektir” yazılı afişler açtı.
Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönebilmesini talep eden göstericiler, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin de serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Hamouri, yürüyüşte yaptığı konuşmada, “Her şey 78 yıl önce başladı, hiçbir şey 7 Ekim’de (2023) başlamadı.” dedi.
İsrail’in 1948’de başlattığı şeyi sürdürdüğünü belirten Hamouri, “Bugün, halkımızın Filistin’de yaşadıkları, Lübnan’ın yaşadıkları, bölgenin yaşadıkları, Nekbe’nin devamıdır.” ifadesini kullandı.
Hamouri, İsrail’in Filistinlileri bombalayarak yerinden etmeye çalıştığına işaret ederek, “Bugün Gazze’deki, Batı Şeria’daki, Kudüs’teki soykırım devam ediyor.” diye konuştu.
"İsrail’in Eurovision’a katılımı tam bir skandal"
Sivil toplum kuruluşu Urgence Palestine (Acil Filistin) Üyesi Filistinli Samia, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bana göre, Nekbe, asla sona ermedi ve devam ediyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana (Nekbe’nin) hızlandığını açıkça görüyoruz.” sözlerini sarf etti.
Samia, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik etnik temizliğin artarak devam ettiğine işaret ederek, “Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için bugün sokakta olmamız önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme ve geri dönüş haklarını talep ettiğini kaydeden Samia, idari gözetimde bulunan Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını istedi.
“Bence İsrail’in Eurovision’a katılımı tam bir skandal” ifadesini kullanan Samia, bu yıl şarkı yarışmasına katılmayarak boykot eden ülkeleri takdir etti.
“İsrail’in Eurovision’da olmasını gerektirecek herhangi bir neden yok. Avrupa Birliği’nin bir parçası bile değiller” yorumunu yapan Samia, bu nedenle İsrail’in Eurovision’a katılmasını anlayamadığını kaydetti.
Hollanda
Nekbe'nin 78. yılını ve İsrail'in işlediği soykırımı protesto etmek isteyen yüzlerce kişi, Hollanda’nın başkenti Amsterdam'ın Dam Meydanı'nda toplandı.
Konuşmacılardan Mohammed Kotesh, Nekbe’nin adaletsizliğin başlangıcı olduğunu ve bunun halen sürdüğünü belirterek, şunları söyledi:
"Bugün Gazze Şeridi’nde devam eden soykırım, bir istisna değildir. Bu devam eden Nekbe’nin en kanlı bölümüdür. İşgalci hala aynı doktrini kullanmaktadır. Öldürme, sindirme ve sürgün. Nekbe, ancak tam geri dönüş sağlandığında, savaş suçluları hesap verdiğinde ve haklar iade edildiğinde sona erecektir. Her meydanda sesinizi yükseltin, adalet talep edin ve asla vazgeçmeyin. Adaletsizlik karşısında susmak, suça ortak olmaktır.”
Göstericiler, "78 yıldır Nekbe, soykırım, yerinden edilme ve işgal", “Özgür Filistin” ve “İsrail’in cezasızlığına ve Avrupa’nın suç ortaklığına son ver." yazılı dövizler taşıdı.
Filistin bayraklarının ve Filistinlilerin topraklarına dönüş mücadelelerini sembolize eden anahtarların taşındığı gösteride, "Özgür Filistin", “Bibi, Hitler’den farkın yok, sadece isimleriniz farklı” ve “İsrail, Orta Doğu'dan defol” sloganları atıldı.
Göstericiler, konuşmaların ardından yürüyüş yaparak, Dam Meydanı'na geri döndü.
Meydana ulaşan göstericiler, İsrail bayrağı ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve aşırı sağcı İsrailli Bakan Ben-Gvir’in fotoğraflarını asarak, bayrağa ve söz konusu fotoğraflara ayakkabı fırlatıp protesto etti.
Göstericiler daha sonra Ben-Gvir’in fotoğrafını sembolik olarak bir idam sehpasına astı.
Yunanistan
Filistin'e destek veren sivil toplum kuruluşları ile sol görüşlü grupların çağrısıyla, Yunanistan'ın başkenti Atina'nın merkezindeki Eleftheria Parkı'nda bir araya gelen Filistin destekçileri, sloganlar eşliğinde önce ABD'nin, ardından İsrail'in Atina Büyükelçiliğine yürüdü.
Filistin bayrakları taşıyan grup, yol boyunca "Filistin'e özgürlük" sloganları attı.
İngiltere
Filistin'e destek veren sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla, İngiltere'nin başkenti Londra'nın Kensington bölgesinde bir araya gelen Filistin destekçileri, sloganlar eşliğinde kentin merkezindeki Pall Mall bölgesine yürüdü.
Kentte aynı saatlerde yakın bir bölgede düzenlenen aşırı sağcıların "Krallığı Birleştir" yürüyüşü nedeniyle geniş güvenlik önlemleri alınan yürüyüşe katılan göstericiler, "Özgür Filistin", "Nehirden denize Filistin özgür olacak" ve "İsrail'i silahlandırma" sloganları attı.
Hükümetin, İsrail'e destek veren tutumu ve İsrail'e silah satışının sürmesine karşı çıkan pankartlar taşıyan göstericiler, İsrail'in Lübnan ve İran saldırılarına da tepki gösterdi.
"Batı Şeria'da işgal ve yasa dışı yerleşimler devam ediyor"
Yürüyüşün sona erdiği Pall Mall'da kurulan platformdan göstericilere seslenen iktidardaki İşçi Partisi'nin eski lideri Jeremy Corbyn, 78 yıl önce Filistinlilerin 3'te 2'sinin topraklarından edildiğini, evlerine el konduğunu ve hayvanlarının öldürüldüğünü söyledi.
Filistinlilerin bugün Gazze'de bir soykırımla karşı karşıya olduğunun altını çizen Corbyn, "Büyük İsrail Planı devam ediyor. İsrail, Lübnan'ın güneyini işgal ederken gözünü Sina Yarımadası'na dikti. Batı Şeria'da işgal ve yasa dışı yerleşimler devam ediyor." dedi.
Corbyn, İngiliz hükümetinin yaşananlara tepkisiz kaldığını belirterek, Başbakan Keir Starmer'a karşı parti içinde bayrak açanlar olduğunu da ifade etti.
Starmer'ın bir darbeyle karşı karşıya olduğunu savunan Corbyn, "Keir'a ne oldu bilmiyorum. Darbeye karşı durabilecek mi bilmiyorum. Ama değişim istiyorsa dış politikayı değiştirmeli, kişileri değil. Silah satmayı ve Filistin destekçilerine karşı politikaları durdurmalı." diye konuştu.
Corbyn, kentte yapılan aşırı sağcıların yürüyüşüne de değinerek, "Nefretiniz başarılı olamayacak. Nefretiniz bir sosyal konut yapamaz, bir hastane yapamaz, bir çocuğu eğitemez, bir evsizi kurtaramaz. Değiştireceğiniz tek şey politikalar olur, biz de onlara karşı duracağız." ifadelerini kullandı.
"Filistinlilerin direniş ruhu yıkılmadı"
Britanya Müslüman Birliği (MAB) Başkanı Raghad Altikriti de konuşmasında, Nekbe'nin bir etnik temizlik projesi olduğunu belirterek, "Bu bir tarih değil, devam eden bir işgal, ayrımcılık ve soykırım projesidir. Son 2,5 yıldır süren Gazze soykırımı, bize uluslararası düzenin ve kurallara dayalı düzenin yıkıldığını gösterdi. İngiliz silahlarının İsrail'e satışının devamı ve İngiliz işbirliği, uluslararası hukuku görmezden gelmektir." ifadelerini kullandı.
Holokost mağduru Stephen Kapos da konuşmasında, Filistinlilerin Nekbe'den bu yana İsrail tarafından aşağılanmaya devam ettiğini söyledi.
İsrail'deki hükümetin Filistinlilerle birlikte soykırım izleyen tüm dünyadaki insanları aşağıladığını kaydeden Kapos, "Bunları daha fazla tolere edemeyiz. Elimizden gelen her şeyi yapmalıyız." dedi.
Kapos, bugün Filistinlilerin yaşadığını, bir holokost mağduru olarak Macaristan'da yaşadıklarının altını çizerek, "Bu korkunç dersi unuttuk mu? Danimarka'da polisin barışçıl göstericileri nasıl dövdüğünü gördük. Bunu Nazi Almanyası'nda görüyorduk. Direnişimiz, Filistin halkının kahramanca direnişinin bir yansımasıdır. Tüm aşağılama ve ezilmeye rağmen Filistinlilerin direniş ruhu yıkılmadı ve vazgeçmediler." diye konuştu.
31 kişi gözaltına alındı
Kentin Russell Square bölgesi ile İngiltere Parlamentosu arasındaki bölgede aşırı sağcı Tommy Robinson'un çağrısı ile "Krallığı Birleştir" yürüyüşü yapıldı.
Buraya katılan on binlerce eylemci, İslam ve göç karşıtı sloganlar atarken, hükümete de tepki gösterdi.
Londra Metropolitan Polisince yapılan açıklamada, kentte bugün 4 bin polisin görevlendirildiğini, iki eylemde ise gözaltına alınanların sayısının yerel saatle 17.00 (TSİ 19.00) itibarıyla 31 olduğunu bildirdi.
İtalya
İtalya'nın Roma ve Milano kentlerinde, İsrail'in 15 Mayıs 1948'de Filistinlilere yönelik işlediği suçları ifade eden Nekbe'nin (Büyük Felaket) 78. yılı nedeniyle anma ve İsrail'in Gazze'ye ablukasını kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek amacıyla yürüyüşler düzenlendi.
Başkent Roma'nın merkezindeki Cinquecento Meydanı'ndan başlayan yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Göstericiler, İsrail'in Batı Şeria ve Gazze'de Filistinlilere yönelik saldırılarını protesto ederken, Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na desteklerini ifade etti.
Filistin bayraklarıyla yürüyüşe katılan göstericiler, sık sık "Roma nerede durduğunu biliyor, nehirden denize özgür Filistin", "Katil İsrail", "Şimdi ve sonuna kadar direniş", "İsrail'in soykırımını durdurun", "Özgür Filistin" sloganları attı.
Yürüyüşe katılan Mariella Cataruzza, AA muhabirine, "Bugün burada olmayı bir görev olarak hissettim. Gazze'yi unutmamak, Filistin halkını unutmamak, dünyada başkalarının ezici güçlerine maruz kalan tüm ezilen insanları unutmamak için." dedi.
Lorenzo Libero da "Ben, burada sadece bir insan olarak bir halkın yok edilmesine karşı protesto etmem gerektiğini düşündüğüm için bulunuyorum. Şahsen sol görüşlü bir partide faaliyet gösteriyorum ve bir komünist ya da sosyalist olarak görevimin, özellikle bir halk yok edilirken gerekli olduğunda protesto etmek olduğuna inanıyorum." diye konuştu.
Sonia Russo da "Soykırımcı bir devlete karşı sessizliği bozmak halen çok önemli ve gerekli olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.
Kuzeydeki Milano kentinde de Nekbe'nin yıl dönümü dolayısıyla yürüyüşler yapıldı.
Nekbe
Filistinliler, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve Filistinlileri zorunlu göçe tabi tutması nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.
İsrail güçleri, Nekbe sırasında 1 milyona yakın Filistinliyi zorla topraklarından çıkararak sürgün etti, Filistinlilere ait 675 köy ve kasaba yok edildi.
Siyonist çeteler, 70'ten fazla katliam yaptı ve bu olaylarda 15 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi.