VATANDAŞI ÇALMAK HİÇ BU KADAR AŞİKAR OLMAMIŞTI...

*Son bir hafta içerisinde, şaşalı akaryakıt indirimi şölenleri...

*Tüp gaza zam okkalı, indirim ise bildiğiniz sadaka...

Şu sıralar indirim saçmalığın'da  poduymlarda boy gösteren bunlar. Peki ya şu devasa marketlerin denetimleri ne olacak?...  

Marketler başı boş, denetimsiz, her hafta kafaya göre fiyat değişimi. Alınan bir ürün asla diğer haftaya vede aya sabit kalmıyor. Marketlerin ürün alışlarının toptan olduğunu bilmeyen sanırım bir tek 0-5 yaş gurubu çocuklardır. 

Ülke içerisinde,  kanayan yara ve de dahi sürekli sorun olmaya devam eden bir yakıt problemidir gidiyor. Halkın alım gücü artık sıfır ve altına doğru süratle gidiyor. Sağlık'ta küçümsenemeyecek sorunlar, eğitim kezza öyle, sosyal yaşam şu sıra belli gücü olan kesimle ilerlerken, daha nasıl kaos vede yıpratıcı kararlar alıp uygularız peşindeler. 

Yeni dahihane buluş... %20 KESİNTİ...

Roobın Hoot bir masal kahramanı idi. Halk gerçek hayatta yaşıyor. Nasıl bir plan ki bu, oradan alıp daha nereye gideceği de belli olmayan şu alın terine göz dikme, halkın cebine taciz,  hayatına kastdır. Hangi mantık çerçevesinde, bunun kabul göreceği düşünülmüştür?...

Makamlara getirilen sizler Sayın Devlet-i Aliyye büyükleri, gelin de halkı yoksullaştırın,  aç bırakın, gömmün diye seçilmediniz.  Çözümsüzlük içinde kendiniz kafanıza göre sistem çıkartıp, her gurup'tan insanı göç  etmeye,  hırsızlığa, dolandırıcılığa vede intihara kadar sürüklüyorsunuz.

Asgari ücretin hesaplanması ve de hayata bir an önce geçirilmesi bekleniyorken,  yine her zamanki gibi gözün üstünde kaşın var bahanesi ile defa kez ertlenip, sanki buluş icat edercesine kabullenmesi zor kararlar ile halkın karşısına çıkılıyor. 

Kamu ve özel sektör. Bizim gözümüzde herkes emekçi, herkes aynıdır. Bu ikiliyi birinirine kırdıran, ayrıştıran bu algıyı yaratan yine siz devlet büyüklerinin zamanın'da yaptığı icraatlardı.  

Halkın alın terine el uzatana kadar. Üretken, çalışkan, tamah etmeyen bir ülke olma çabası yolunda olsanız. Bu garip toplantılarınızı "Bu ülkeyi nasıl kalkındırız" planları ile çözüm odaklı yapsanız.  

Ülke içerisinde taşından, toprağına, suyundan, yakıtına kadar herşey'den sorumluluk hissediyor olsanız ve bunun için çalışsanız şimdi bu durumlara gelinmezdi. 

Ve şu da asla unutulmasın ki, halkın devlete borcu var ise son kuruşuna kadar alır. Ama devlet asla halka olan borcunu ödemez. Aralık ayına kadar bu böyle olacak demeniz de sinirleri extra yerinden oynatıyor. 

Eminim ki "MÜJDE" lafını duyup korkan tek ülke şu sıralar KKTC'dir. 

 MEVZU BUĞDAY KITLIĞI DEĞİL!
AMBARDAKİ FARE ÇOKLUĞUDUR...

Güzel bir hafta dileriz, ama geçer mi bilmeyiz...

KARAKUŞ