Siyasetin gözü kör olsun...

Siyasetin gözü kör olsun...

28 Eylül 2016 tarihinde Afrika Gazetesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı fena halde eleştirmiş...

Öyle şeyler söylemiş ki Akıncı, çözüm yanlıları üzülmüş statükocular ise sevinmiş!

Söylediği de şu;

“Sığınacak tek liman Türkiye...”

Burada bakış açısı elbette önemlidir...

Kiminin içini ısıtan bir görüştür bu!

Ama tam tersini düşünenler için bir felaket...

Çünkü bazıları çözüm yanlısı olanları Türkiye düşmanı olarak damgalıyor bizim memlekette!

Türkiye’nin bu ülkeye yıllar yaptığı katkıları görmezlikten geliyor...

Haklı yanları da geçmişten gelen iradeye müdahale girişimleri!

Bundan da yerden göğe kadar haklıdırlar...

...

Bu ülkede neredeyse hiçbir şey iyi gitmediği için bazı aydın kesimler bile artık ümitlerini yitirdikleri için şu görüşü paylaşmaya başladılar;

“Türkiye bir vali göndersin bitsin artık bu iş...”

Çünkü tünelin ucunda hiçbir ışık göremiyorlar...

Bu ülke yıllardan beridir kötü yönetiliyor!

İnsanlar arasında gelen de aynı giden de aynı görüşü hakim olmaya başladı...

Çözümün gerçekten gerekli olduğunu söyleyenler ve buna inananlar bile artık böyle düşünmeye başlamışsa, bunun tek sebebi siyasilerdir!

Seçimlerden önce söyledikleri...

Seçimlerden sonra yapmadıkları!

Siyaset bu ilke insanına artık bıkkınlık getirmiştir...

Güvensizlik de hat sahadadır!

Çözüm olmayacaksa da beceriksiz siyasetçiler gidip yerine Türkiye bir vali görevlendirmelidir...

Çünkü siyasiler ve tabi ki hükümetler görevlerinin gereğini yerine getirmemektedirler!

...

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın tepki alan açıklamasına gelirsek;

Tek bir kelimenin bile ne kadar önemli olduğu burada da bir kez daha ortaya çıkmıştır...

Ha keşke Akıncı ‘korkunç’ kelimesini hiç kullanmasaydı!

Çünkü bunu söylerken geçmişte yine kendi söylemleriyle çelişmiştir...

Oysa her fırsatta çözüm olmazsa KKTC ile devam sözünü bir çok kez söylemiştir!

“Sığınacak tek liman Türkiye” dediğine göre de Türkiye düşmanı olması için bir neden bulunmamaktadır...

Yılların siyasetçisidir!

Ülke gerçeklerini de, Kıbrıs görüşmelerindeki gerçekleri de, Türkiye’nin önemini de en iyi bilenlerin başında gelmektedir...

Ama işte gelin görün ki ‘korkunç’ değil de bunu yerine başka bir kelime kullanmayı tercih etse şu anda yaşanan karışıklık hiç yaşanmayacak, kimsenin de huzuru kaçmayacaktı!

...

Akıncı’nın tepki yaratan açıklamalarından sonra bir kez daha siyasetin ön plana çıkarıldığını ve Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle bağdaştırıldığını üzülerek görüyoruz...

Evet Akıncı tek bir kelimeyi sözlerine ekleyerek iki ülke ilişkilerine zarar veren bir açıklama yapmıştır ama karşıdan, yani Türkiye’den gelen tepkilerde de seviye eksikliği yaşandığı için bunlar kimseye bir fayda getirmeyecektir!

Hadi içimizdekilerini bir yana bırakalım ama Türkiye’deki bazı yetkililerin de artık şunu anlamasını bekliyoruz...

Türkiye her şeyiyle Kıbrıs Türkleri için olmazsa hatta sığınılacak bir liman niteliğindedir!

Hatta bu bazı siyasilerin çok da samimi olmayan söylemlerinin çok ötesinde yürekten gelen duygulardır...

Ama Kıbrıs Türkünün de en büyük hassasiyetlerinden birisi ‘iradeye saygı’ zemininde olan ilişkilerdir!

Çünkü savaş düzeni çoktan bitmiş ve ekonomik bir savaşın içinde olan Kıbrıslı Türkleri de onurlu ve haysiyetli bir yaşamı hak etmektedirler...

Siyasilerin seçim rantları üzerine söylemleri kimseyi ilgilendirmemektedir!

Yeni hükümet senaryoları

Genelde kamuoyunda bu hükümet seçimlerden sonra bozulur görüşü hakim...

Buna etken de daha ziyade siyasi kesimlerin görüşleri!

Aslında kimsenin hükümet değişimi filan istediği yok alma kimi makam kimi de siyasi nedenlerden dolayı neredeyse bu görüşe inanmaya başladılar...

Bir sohbette ise konuya biz de dahil olduk, söylenenleri dinledik!

Onlara göre ikili hükümet gidecek 4’lü hükümet yeniden gelecek...

Burada amacın UBP’yi muhalefete göndermek olduğunu öne sürüyorlar!

Bizim aklımıza hiç yatmıyor çünkü eğer öyle olursa bundan en fazla HP ve dolayısıyla Kudret Özersay zara görecek...

Adı şimdi tamamen hükümet bozucuya çıkacak!

Bakalım böyle bir hatayı tekrarlayacak mı?

Üsluba bakar mısınız?

Siyasetçi-gazeteci dostluklarını anlarız...

Bunda da bir yanlış görmeyiz!

Ama abartanları görünce de ister istemez içimiz daralıyor...

Örneğin bir bakan ve bir gazeteci özel hayatlarında istedikleri kadar samimi olabilirler, yeme içmelere katılabilirler, bu da doğaldır zaten!

Ama bunu hele de televizyon programlarına yansıtıp ne kadar çok samimi olduklarını kanıtlamaya çalışırlarsa işte o zaman sırıtır ve her iki meslekte sorgulanır...

Senli benli konuşmaları kendi aranızda yapınız lütfen!

UBP’li müşavirler görev bekliyor!

Bazı müşavirlerin keyfi bir hayli yerinde...

Başka isimler adına şirketler kurup, işlerini bir hayli ilerletenler var!

Ciddi paralar da kazanıyorlar...

Onları da kesinlikle suçlayamıyoruz çünkü sistem bizde bu şekilde işliyor!

Ama bazı UBP’li müşavirler de var ki sadece devletten görev beklediklerini belirten istemlerde bulunuyorlar!

Sayıları da bir hayli fazla...

Onların tecrübelerinden muhakkak yararlanılmalıdır!

MESAJ KUTUSU

Sayın Mehmet ÖZBİLGEHAN, Spor Dairesi’ne arka kapıdan yapılan 2 istihdam hafta sonunun en çok konuşulan ve tepki alan kararlarından birisiydi. CAS çalışanları çadırda açlık grevi yaparken torpilli isimler kimlerin talimatıyla bundan böyle devlet memuru oldular!

...

Sayın Raif KİMSESİZLER., siyasi gücünüz bir hayli fazla olsa ki traktörü belediye çalışanlarının üzerine sürmeniz üzerine bazı siyasiler aracı olmaya başladılar. Enseniz bir hayli kalın olabilir ama hiç mi vicdanınız sızlamadı da böyle bir eyleme giriştiniz!

...

Sayın Erhan ARIKLI, partililerinizi sürekli olarak ikinci turda yönlendirme girişimleriniz ve bu konudaki açıklamalarınız parti içinde tepki ile karşılanmaya başladı. Hatta bazıları ‘biz koyun muyuz’ diye yorumlarda bulunuyorlar, haberiniz olsun istedik!

...

Sayın Ünal ÜSTEL, Girne Antik limanın restorasyonu konusunda bazı işletmeler hatalı bir karar alındığını belirten mesajlar göndermeye başladılar. Eğer bir işletme batık çıkarsa diğerinin kaderinin ne olacağı görüşünü ortaya koyuyorlar, halkı yönleri de yok değil!

...

Sayın Olgun AMCAOĞLU, bazı çalışanların yıllık 28 maaşı olduğu yönündeki açıklamalarınız resmen şok etkisi yaratmış olmalı ki vatandaş şimdi de bunların deşifre edilmesi gerektiğini isteyen mesajlar gönderiyor. Sistem değişmeden bu konuda sağlıklı bir çalışma yapılabilir mi?

...

Sayın Mustafa AKINCI, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yapacağınız açıklamalarda kelimeleri özenle seçmek gibi bir sorumluluğunuz da var. Bir daha seçilme gaylesi ile konuşursanız sığınılacak tek limanda geminiz her an batabilir değil mi?

...

Sayın Ali TUNÇTAŞLI, yeni dönemde DP içinde kendinden en fazla sözü edilenlerin başında gelmektesiniz. Bu arada yaptığınız açıklama ve paylaşımlar da gözlerden kaçmıyor, siyasette kapıların hepsi sizin için açık...

...

Saylın Behiç ÖZTÜRK, emeklilik günlerine çok az bir süre kala 3 yıl daha göreve devam etmek için girişimde bulunmanız hukuk çevrelerinde memnuniyetle karşılandı. Zira sizden sonra o makamda fırtınalar kopacağını söyleyen çok sayıda endişeli hukukçular var!

...

Sayın Arif Salih KIRDAĞ, ilk kez bir seçim öncesinde bu kadar sessiz kalınca adaylık konusunda çok da hevesli olmadığınız konuşulmaya başlandı. Siyasetten artık yoruldunuz ve bezdiniz mi yoksa!

...

Sayın Mustafa NAİMOĞLULARI, et ithalatı kararının alınacağı gün ülke çapında çok büyük eylemlere başlayacağınız konuşulmaya başlandı. Bir kurcalayın bakalım ithal kararını en fazla hangi siyasetçi neden istiyor!