Ne yasal ne de etik!

Levent Özadam - Mesaj Kutusu

leventozadam@gmail.com

Bu ülkenin en büyük gerçeklerinden birisidir…

Hakkını hukukunu arayacaksın!

Gerekirse de sokağa ineceksin…

Sokaktaki her eylem sonuçlanmış ve sokağa inen kazanmıştır!

Tarih bir kez daha tekerrür etti…

Kamu-İş’in bir süredir başlattığı sokak eylemi dün bir kez daha işe yaradı ve Başbakan Üstel basın toplantısında taşeron işçilerin 2 aylık maaşlarının dün itibarıyla ödeneceğini açıkladı!

Ödendiler de…

Bu arada öncelikle Kamu-İş Başkanı Serdaroğlu’nu tebrik etmek gerek!

200 civarındaki taşeron işçiyi Başbakanlık önünde bir an olsun yalnız bırakmadı…

Sonunda mücadele hep birlikte kazanıldı ve mutlu sona ulaşıldı!

Bu arada bir ara eylemci bir işçi ile konuşmuştuk, asgari ücretin altında bir ücret aldıklarını duyunca hayretler içinde kaldık…

İnanır mısınız, onların tümü de asgari ücrete bile razı olan insanlar!

Hem de bu hayat şartlarında…

Bu arada başka bir soru;

Bu insanların maaşlarını madem ki ödeyecektiniz, illa ki eylem mi yapmaları gerekirdi?

Taşeron işçi modası son yıllarda peydahlandı…

Güvenlik, temizlik ve hademe işleri özele devredildi!

Aslında bu bir tasarruf tedbiriydi…

Özele devret, asgari ücret ödensinler, devlete fazla yük olmasınlar!

Oradan bakınca mantıklı olabilir ama buradan bakılınca öyle gözükmüyor…

Bir de tabi ki taşeron çalışanlar asgari ücret ödeniyorlar ama bir de onların patronları var tabi ki!

İhalelerde kelle başı anlaşılıyor, çalışana asgari ücret ve tabi ki asgari ücretin kuruş üzerinde tek bir çalışan yok ama patronlar kıllarını kıpırdatmadan parayı cebe indiriyor…

Çok daha önemlisi;

Bu tür alımlar her ne kadar taşeron olarak adlandırılsa da kendi kulağımızla duyduk, gözlerimizle gördük siyasiler bu alımlarda bile hayli etkili oluyorlar…

Patronlara birer telefon, şunu bunu da istihdam et!

Çünkü bu ülkede asgari ücretle de olsa birilerini istihdam etmek siyasi rant kapısı olarak görülüyor…

Ama bir gerçek daha var;

Anayasa’ya göre bu insanları devlet kadrolarında çalıştırmak yasal değil…

Bu arada Anayasa kimin umurunda ki diye de sormak ve sorgulamak gerek!

Ne yasal ne de etik olmayan içler acısı bir durum…

Gözler artık bu ay sonu verilecek olan hayat pahalılığı rakamında…

Tabi ki asgari ücrette ki artış oranı da önemli!

Asgari ücret büyük ihtimal 9 Bin TL civarında olacak…

Hayat pahalığı da yüzde 52 oranında ki bu söylem dün Maliye ile görüşen sendikacı arkadaşların verdikleri rakamdır!

Başbakan hayat pahalığı konusunda geçenlerde aynen şu açıklamayı yapmıştı;

Az alana çok, çok alana az verilecek!

Bu tabi ki az alanları sevindirdi de çok alanların kafası hayli karıştı…

Şimdi soruyorlar;

Yüzde 43.1 hayat pahalığı açıklandı, biz bu parayı almayacak mıyız diye!

Güzel bir sorudur…

Az alanı her zaman destekleriz ama çok alanında alacağı parada tabi ki gözümüz yok!

Bu konuda sistem tamamen değiştirilmelidir…

Maaşa göre maaş artıyı haksızlıktır, adaletsizliktir, insafsızlıktır!

Maaşı az olan da çok olan da aynı yerden aynı fiyata alışveriş yapıyorsa, yapılacak olan maaş zammı maaşa göre değil, orana göre her kese aynı rakamda yapılmalıdır…

Belki şimdi di değil ama bundan sonra!

Başbakan Üstel bu konuda ekibine talimat vermeli ve adaletin tecil edilmesi sağlanmalıdır…

Güzel şeyleri de yazmak gerek…

Türkiye’den getirilen ve hibe edilen 2 adet jeneratör!

Bunlara büyük ihtiyacımız vardı, zor günde yine Ankara imdada yetişti…

Şimdi birileri kalkmış bunların çevre dostu olmadığı iddia edilmeye başlandı!

Yani muhalefeti anlarız da bu kadarına da pes doğrusu…

Bu ülkede Teknecik Santralı tam 40 yıldır orada zehir tütüyor!

Bunu kaç kere eleştirdiniz kaç kere eylem yaptınız lütfen onu bilelim…

Muhalefete karşı değiliz, biz de genelde muhalif yazılar kaleme alırız ama bu kadarına da pes doğrusu deriz!

Bu arada gelen jeneratörler ile ilgili küçük bir detay gözümüzden kaçmadı;

Jeneratörler önceki gün sabah G.Mağusa limanına gelmişti, bizim devlet erkanı da oraya gitti…

Açıklamalar yapıldı, fotoğraflar çekildi ama eksik bir şey vardı!

Sadece jeneratörlerin içinde bulunduğu gemi görüntüleri vardı…

Yine önceki gün akşam saatlerinde bir gelişme yaşandı ve jeneratör görüntülerini bizimkiler değil ama Türkiye Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi tarafından yayınlandı!

Sanki de burada bir mesaj veriliyordu gibi geldi bize…

MESAJ KUTUSU

Sayın Ünal ÜSTEL, ekonomik mini paketi açıkladıktan sonra şimdi de mazbata suçluları ve aileleri borçların ertelenmesi için bir çalışma başlatmanızı isteyen mesajlar göndermeye başladılar. Umarız dikkate alır ve gerekli girişimleri başlatırsınız…

Sayın Ahmet SERDAROĞLU, taşeron işçilerin haklarını alması konusunda en büyük pay siz ve emekçilerdi. Bu arada ha keşke diğer sendikalar da bu eyleme destek verseydi çok daha iyi olurdu değil mi?

Sayın Emrullah TURANLI, Ercan’ın 20 Temmuz tarihine yetiştirilmesi için çalışma saatlerini vardiya sistemine çevirip yoğunlaştırdığınız gözlemleniyormuş. Bu arada ekip başında da gelen bazı görevliler ince eleyip sık dokuyormuş. Hadi bakalım sadece 19 gününüz kaldı artık…

Sayın Deren OYGAR, sahil ve plajlardaki koli basili oranları konusunda bir takım çelişkili haber ve yorumlar yapılmaya başlandı. Yaz mevsiminin başladığı bu dönemde konuyla ilgili özel bir ekip oluşturup sıkça tahliller yaptırmanız isteniyor…

Sayın Kartal HARMAN, Cumhurbaşkanlığı iletişim danışmanlığınız hayırlara vesile olsun. Umarız ilk görev olarak kendinize medya ve mensupları ile ilişkileri ön plana çıkarırsınız ve başkanı yargı değil de uzlaşı yoluna gitmesi konusunda razı edersiniz…

Sayın İsmail ARTER, bölgede adaylık konusunda karar değiştirdiğiniz yönünde yorumlar yapılmaya başlandı. Oysa resmi açıklamanızda artık kendi çiftliğinize çekileceğinizi ifade etmiştiniz, değişiklik varsa bir açıklama daha yapmaya ne dersiniz?

Sayın Sunat ATUN, akaryakıt fiyatlarında gözle görülür bir düşüş olunca vatandaş da haklı olarak benzin ve elektrikte yeni bir düzenleme yapmanız gerektiği yönünde mesajlar göndermeye başladı, haberiniz olsun istedik…

Sayın Fehmi GÜRDALLI, TAK aboneleri sistemdeki yavaşlıktan şikayet etmeye başladılar, teknik elemanlara bir sorun bakalım bu neden kaynaklanıyormuş? Çağımız haberciliği hızlı olmayı gerektiriyor değil mi?

Sayın Faiz SUCUOĞLU, UBP Genel Başkanı olarak parti tabanınız bu kadar sessiz kalmamanız gerektiğinde uyarı mesajları gönderiyorlar. Tamam kalıp kalmamak arasında gelip gidiyorsunuz ama iki günlük dünyada dert yapmaya da hiç gerek yok ki!

Sayın Erhan ARIKLI, artık kendi partilileriniz bile sosyal medyadaki sivri paylaşımlarınıza bir son vermeniz gerektiği yönünde görüş belirtiyorlar. Zira böyle devam ederseniz haklı iken haksız duruma da düşebilirsiniz…