EKONOMİK PAKET VE SAYIN BÜYÜKELÇİ’NİN SÖZLERİ



Bayramdan önce Büyükelçi Sayın Akça, Ekonomik Paket’in uygulaması ile ilgili genel bir değerlendirme yaptı ve özetle “Statükocuların ayak sürmesi ve kamuoyunu yanlış yönlendirmesi sonucu ekonomik paket yavaş ilerliyor..” dedi.




Sayın Büyükelçi’nin her demecini fırsat bilen malum örgütler, her zamanki gibi ucuz kahramanlık gösteri ve histerisi içinde hem Sayın Büyükelçi’ye hem de Türkiye’ye kin ve öfkelerini kustular.

Bu örgütlerin halk nezdindeki itibarları, fikirleri ve meşrepleri belli olduğu için onları kimsenin ciddiye aldığını zannetmiyorum.

Bu malum örgütlerin dışında hiç kimsenin ne Sayın Büyükelçinin değerlendirmesi ve ne de Ekonomik Paketle ilgili bir değerlendirmesi olmadı.

Mesela hiç kimse çıkıp Sayın Büyükelçiye; “Sayın Büyükelçim, Ekonomik Pakette her yıl ne kadar istihdam yapılacağı yazılı iken, Kurultay sürecinde sizin desteklediğiniz UBP iktidarının 1000 cıvarında yeni istihdam yapmasına niye ses çıkarmadınız?” demedi. 

Aynı şekilde “Sigortaların giderlerinin sürekli artması niye önlenemedi?” sorusunu yönelten de olmadı.

Ve yine mesela ; Ekonomik pakette ek mesailerin kaldırılmasını öngörürken, geçmiş hükumetin vardiya düzenlemesi ile beceremeyip bu kalem giderini misli ile artırmasına niçin engel olunmadığından tutun, bütçedeki kara delik durumundaki RHA rezaleti, izaz ikram , yolluk, ve çiçek gönderilmesi gibi israf noktalarını soran da olmadı..

Bunlara benzer onlarca soru sorularak Sayın Büyükelçiye koruması altındaki geçmiş Hükumetin sakat ve yanlış icraatları hatırlatılabilirdi...

Kimse yapmadı.

Hep söyleriz,

KKTC ekonomisi bugün batakta ise, bunda KKTC’nin ehliyetsiz, liyakatsiz, beceriksiz ve vizyonsuz politikacılarının payı olduğu kadar, onların bu sakat ve populist icraatlarına göz yuman ve hatta onları destekleyen Anavatan Türkiye’nin ve onların buradaki temsilcilerinin de büyük payı vardır.

Hakkını yemeyelim. Sayın Akça seleflerinden farklıdır.

O, KKTC ekonomisinin ve devlet gemisinin battığını anlamayan ve hiç bir alternatif çözüm üretmeyen KKTC Hükumet ve politikacılarının yapamadığını yapmış, iyi veya kötü elimizdeki ekonomik paketin hazırlanmasında ve kör topal da olsa uygulamasında başrol oynamıştır.

Dünyanın her yerinde, dara giren ekonomilerin düze çıkarılması için çeşitli paketler hazırlanır. Bu paketler de genellikle o ülke halklarından tepki görür.Bazan da paketi hazırlayan siyasiler, bunun bedelini ağır şekilde öderler.

Mesela 1999-2001 yılları arasında, bugünkü Türkiye ekonomisini düze çıkaran acı tedbirleri alan zamanın Koalisyon partilerinin 3’ü de (DSP-ANAP ve MHP) yapılan ilk seçimde baraj altında kalmış,iki tanesi kapılarını kapamış, o acı reçetelerin keyfini isürmek ise AK Partiye nasip olmuştur.

Bizde ise siyasiler işin kolayını bulmuştur.

Beceriksizliklerini, uzun süre; “İzolasyon ve Ambargo” bahanelerinin arkasına sığınarak izzah etmişlerdir.

Kendileri ekonomik paket hazırlamadıkları gibi, Türkiye’nin hazırladığı paketi de uygulamakta nazlanmışlardır.

Gelen tepkileri de ustaca Türkiye’ye yönlendirip , “Ne yapalım Türkiye böyle istiyor” diyerek Kıbrıs Türkü ile Anavatanı karşı karşıya getirmişlerdir.

Şimdi...

Önümüzde bir koalisyon var.

Birde hedefleri ve tesbitleri güzel ama reçetesinde bazı sorunlar olan bir Ekonomik Paket var. 

Sorumluluk sahibi hiç kimse; “ Ben paket maket anlamam arkadaş. Al paketini başına çal..” ucuz kahramanlığı yapamaz.

Aynı şekilde ne Sayın Büyükelçi ne de diğer Anavatan yetkilileri seçimden yeni çıkmış ve koalisyon kurmuş bir Hükumete; “ Ben anlamam kardeşim. Bu paketi ya aynen uygular ya da başınızın çaresine bakar, ay sonu maaşları kendiniz ödersiniz..” diyemez.

Güçlü bir siyasi ve kamuoyu desteği olmayan hiç bir ekonomik paketin uygulama ve başarı şansı yoktur çünkü.

Ekonomik Paket, gökten inmiş tedbirler içeren ilahi bir paket değildir. 

Tartışılması da revize edilmesi de son derece normaldir.

Umarım ne Sayın Büyükelçi ne de Anavatan yetkilileri bu meseleyi bir gurur meselesi yapmazlar.