Diyetçiler..


Lefkoşa Şehir Kulübü; tenis ve fitnes ötesi bi’terapi merkezi. Or’daki bebebelerimizle haftada üç tenise özel çeviklik antrenmanı yapmaktayız. Geçen gece rutin antrenmanı sonrası tesis idare amiri Ercü’nün ofisinde çay merkezli muhabbet ediyorduk. Beş çayının merkezinde de yağ yakma amaçlı diyet vardı. Mâlum, zaman zaman diyetimize harfi harfine uymamıza rağmen bi’türlü kilo veremiyoruz ya da gram gram akıntıya ha’bire kürek çekiyoruz. E en’önce n’apmalı? Tabii ki de öncelikle tiroid ve açlık şekerimize ilişkin bi’kan tahlilleri serisi iyi gelir. E bu noktada sıkıntı yoksa sorgulama an’ı derhâl başlamalıdır. E n’apmalı? Tabii ki de profesyonel bi’diyet bilimciyle çalışmakta fayda var. İşte tam da bu anlamda Ercü’nün ofiste gözümüze bi’yazı takıldı; Diyet bilimci Dilara Topcan’ın kaleme aldığı ‘Neden kilo kaybedemiyorsunuz?’ adlı yazıyı okuduk. İşte bugün de bu yazıya ilişkin birkaç alıntı yapmak istiyoruz; “Hareketsizlik veya egzersiz azlığı bir süre sonra kilo kaybını yavaşlatabilir. Bunun yanısıra kas kütlesindeki düşüş metabolizma hızını yavaşlatıp yavaş yavaş yağlanmaya yol açar” demiş. Dilara Hanımefendi haklı! Kaslar odun fırını gibidir. Ne kadar büyük olursa o kadar çok yağ yakar. E başka? “Uygulanan birbir çeşit diyet senaryosu ve hep aynı mutsuz son’lar” demiş yazar. Evet, abuk sabuk internette yer alan Yo Yo Diyetleri sayesinde bedenimize gereksiz yere ‘diyet bağışıklığı’ kazandırır ve de yağ cinsinden kısa süreli vermeleri, uzun süreli almalara çeviririz. Bu süreçte de “sabır ve eğitim” ön plana çıkar demiş Topcan. Hemfikiriz; Aslolan sağlık ve esteikte “sürer durum” değil midir? Hatta “önce estetik, sağlık arkadan gelsin” diyen çok vatandaş var bildik. E başka kakara kikiri arasında diyet mönümüzden de çok çıktığımız anlar olur. Mâlum, diyetçiler göz kararı işlere çok dalar. E göz kararır ve de homunine gırtlak işlerine ilâveten diyetisyenimizle ortak kararlaştırdığımız randevuları hep öteleriz. E hep öteledikçe de ha’bire hüsranlarda bata çıka demoralize oluruz. “Yenilince değil, vazgeçince kaybedersin” sözü var ya, sanki de El Che diyetçiler için söylemiş. Ya “göz yumduğumuz kaçamaklar”a ne demeli? “Bir kereden birşey olmaz merkezli; Mutfağa girip çıkarken tezgâhın üzerindeki hellimliden bir parça almak, çaya ekstra şeker atmak, çocuğunuzun çikolatasından bir diş, makarnadan bir kaşık veya ekmeğe sürülen reçel” kaçamakları sıralamış sevgili Dilara. E sonuç? Buna bağlı yağlanmalar devam ede ede bugünlere geldik. Aha şahsen bu klavyenin başında; 44 kg atıp, yerine 10 kg koyduk. Şimdilerde de bu ekstra 10’u atmak için ılımlı egzersizle birlikte daha çok kararlı olayı yeğledik yine. Mâlum, hiçbir lezzet estetikten daha önemli değildir zira ruhlar âleminde de yaşamıyoruz. Sonuç mu? Sonucu yine ilgili yazının sonuç bölümüyle bağlayalım; “Unutmayın, hayal gücünüz her şeye bedel! Şu anda bulunduğunuz yer bile bir hayalken, hiç ummadığınız bir anda gerçeğe dönüştü. Sağlıklı beslenmeyi benimseyin, hayal gücünüzü kullanın ve sağlığın hayatınıza yansıyışını keyifle seyredin” dedi. Daha fazla detay isterseniz www.balancecyprus.com’da. Hade kolay gelsin...