Sağlık

Diş fırçalamaya 'iki dakika'mız yok

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi iki dakika. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya dişlerini iki dakika fırçalayanların oranı sadece yüzde 12. Günde iki kez diş fırçalayanların oranı yüzde 30.

Ülke genelinde 18-65 yaş aralığında 1220 kişiyle yapılan ‘Türkiye Ağız Sağlığı Haritası’ araştırması, ağız ve diş sağlığıyla ilgili davranışları ortaya koydu. Sensodyne’in Ipsos Türkiye işbirliğiyle yürüttüğü araştırma, ağız ve diş sağlığını koruma konusunda alışkanlıkların değişmesi gerektiğini gösterdi.

Yüzde 6 sadece sosyalleşeceği zaman dişini fırçalıyor

Araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 75’i diş macunu, yüzde 58’i diş fırçası kullanıyor.

Nüfusun yüzde 6’sı dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçalıyor. Yüzde 13’üyse haftada sadece üç-dört kez fırçalamakla yetiniyor. Diş hekimlerinin önerisi günde en az iki kez, ikişer dakika fırçalamak. Dolasıyla veri sağlık için değil, ‘sosyal vitrin’ için fırçalandığını ortaya koyuyor.

Diş ağrımadan tedaviye gidilmiyor

Toplumun yüzde 25’inin ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürük var. Aktif çürüğü bulunanların yüzde 76’sı son üç aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken her beş kişiden biri son iki yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor.

Veriler, çürük tedavisinin çoğu zaman ‘acil ağrı’ seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.

Diş hekimiyle 16 yaşında tanışılıyor

Türkiye’de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16. Ancak ebeveynler artık çocuklarını ortalama yedi yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Diş hekimlerinin önerisi bunun süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte bir-iki yaşlara çekilmesi. Yine diş hekimlerinin önerisi, çocukların diş sağlıklarını korumak için florürlü diş macunlarının tercih edilmesi. Ancak ailelerin yüzde 46’sı florürsüz diş macunlarını tercih ediyor.

Maliyetten korkuluyor

Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz.

Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri zaman bulamamak ve diş hekimi korkusu izliyor.

Tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin zayıf olduğunu ve diş hekimine kriz anında gidildiğini gösteriyor.

Diş rengi ve dizilimi özgüveni etkiliyor

Toplumun yüzde 78’i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini düşünüyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor.

Özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor. Dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74’ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33’ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.

En sık çürük, diş eti hastalıkları ve hassasiyeti görülüyor

Türk Periodontoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Çekici araştırmanın sonuçlarıyla ilgili Diken’in sorularını yanıtladı.

Çekici çürük ve diş eti hastalıklarının (periodontal hastalık) yanı sıra ‘diş hassasiyeti’nin de çok yaygın hastalıklar arasında sayıldığını söyledi.

Diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissediliyor. Sıcak gıdalar ve tatlılar da tetikliyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 41’i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36’sı diş hekimine başvursa da yüzde 35’lik kesim tetikleyici yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınmakla yetiniyor.

Araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 75’i diş macunu, yüzde 58’i diş fırçası kullanıyor. Bu aradaki farka şaşırdığını belirten Çekici, “Açıkçası bunun sebebini ben de merak ettim ama maalesef hala bir evin bir dış fırçasını kullanması çok yaygın maalesef” dedi.

Dört kişiden biri misvak kullanıyor

Yine araştırmaya göre her yüz kişiden 24’ü misvak kullanıyor. Ağaç dallarından elde edilen misvak, diş temizliğinde kullanılan geleneksel yöntemlerden biri. Çekiçi misvağın çok yaygın kullanıldığını, sadece kültürel ve dini sebeplerle değil daha doğal ürün kullanmak isteyenlerce de tercih edildiğini söyledi.

Diş macunu ve fırçası dışındaki ürünlerin de kullanımının giderek yaygınlaştığını anlatan Çekici “Hala düşük oranda kullanılsalar da aslında bilinç giderek artıyor. Hekimler de bunları önermeye başlıyor” dedi.

Çekici ağız ve diş sağlığının genel sağlıkla da yakından ilişkili olduğunu da vurguladı.