Akıncı’yı böyle mi cezalandıracaksınız!

Ulusalcı tecrübeli bir siyasetçimize sordum;

Akıncı’nın The Guardian gazetesine yaptığı açıklamanın tam metnini okudun mu diye!

Tek kelime ile ‘hayır’ dedi...

Ama ona şu soruyu sormadım;

“Peki niye eleştiri açıklaması yaptın” diye...

Sormadım çünkü onu zorda bırakmak istemedim!

Zaten bir insan hiç okuyup anlamadığı bir şeye yorum yapıyorsa ve özelikle de eleştiriyorsa, bu soruların ne önemi kalır ki...

Hiçbir amaca da hizmet etmez!

Ama işte bizde eleştiri furyası böyle bir şey...

Özelikle de Kıbrıs konusunda hiçbir şeyin ortası yoktur!

Destekleyenler vardır, desteklemeyen aksine ağır eleştirilerde bulunanlar vardır...

Kutuplaşmanın ta kendisidir bu!

Bile bile ülke insanını karpuz gibi tam ortadan ikiye bölerler...

O karpuzun da tadı kalmaz zaten!

...

Hafta sonu kapalı Maraş toplantısı yapacaklar yine bu ülke sınırları içinde...

Gayet de olumludur bu tür çalışmalar!

Ama yöntemini iyi ayarlarsanız...

Toplantıya Türkiye’den iki bakan, bizden Başbakan ve yardımcısı katılacak!

Cumhurbaşkanı Akıncı davetli değil...

Muhalefet partileri de öyle!

Bu konuda Tufan hoca biraz kibarca eleştirdi ama...

YDP Genel Başkanı Arıklı sağlam eleştirdi doğrusu!

Muhalefeti niye davet etmediklerini sorguladı...

Hatta ‘yemişim sizin denge politikanızı’ diyerek tepkisini ortala koydu!

Eksik bir açıklamaydı bu aslında...

Sadece muhalefet partilerinin olmamasını değil aynı zamanda Cumhurbaşkanı’nın da davet edilmeyişini de sorgulamalıydı!

Bunu yapsaydı dört dörtlük olacaktı...

Kim ne dersi dersin Akıncı’nın bu ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu kimse göz ardı edemez!

Hani kendisine saygısızlık bastılar ya...

Aynı saygısızlığı kendileri de yaparsa kendilerini de sorgulamaları gerekir!

Bu ülkede eğer Maraş konusunda epey önemli bir toplantı yapılacaksa ve bu toplantıda ülkenin Cumhurbaşkanı yoksa aslında bu Cumhurbaşkanını değil, Kıbrıs Türkünün iradesini cezalandırmakla eş anlamlıdır!

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nın Akıncı’yı eleştirisini hatırlayalım;

“Biz hiçbir zaman Kıbrıs Türkünün iradesine karışmadık” dememiş miydi?

O zaman Akıncı’nın bu toplantıdan dışlanması da iradeye saygısızlık ve müdahale değil midir?

...

Türkiyeli yetkililer de bizimkiler de asıl bundan sonrasını düşünmelidir...

26 Nisan’da Mustafa Akıncı seçilir ya da seçilmez!

Halkın iradesi neyse o olacak?

Peki yeniden seçilirse, onu dışlamak isteyenlerin politikası ne olacak!

Özellikle Ankara’daki devlet erkanının tabi ki...

Adam bir 5 yıl daha bu ülkenin Cumhurbaşkanı olacak!

Sonuç ne olursa olsun görüşmelere katılacak...

Hayati kararlar üretecek!

O zaman nasıl dışlayacaksınız?

Ya da bunun hesabını bütün dünyaya nasıl vereceksiniz!

Maraş konulu toplantıda Akıncı da yer almalıydı...

Onu bu şekilde cezalandırmayı düşünenler aslında kimi cezalandırıyorlar, bir değil birden çok düşünmeli!

Kıbrıs Türkünün genel hassasiyetlerini şimdiye kadar çoktan öğrenmeliydiler...

Hem içerde, hem de Türkiye-KKTC arasındaki kutuplaşmanın şimdiye kadar kimseye faydası olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır!

Pilli de organlarını bağışlıyor...

Sağlık Bakanı Dr. Ali Pilli ile Radyo Vatan’da canlı yayında hoş bir sohbet gerçekleştirdik, sorular yönelttik...

Zira bizde Sağlık Bakanlıkları hep topun ucundaki bakanlık olarak görülür!

Pilli gayet net ve samimi açıklamalar yaptı...

Sağlıkta yaşanan sıkıntıların başında da alt yapı eksikliklerinin olduğunu ifade etti!

Ülkedeki tüm hastanelerin yerine yenilerinin yapılması gerektiğini vurguladı...

Fonda 30 Milyon TL civarında para olduğunu bununla birlikte Türkiye yardımlarını da eklenmesiyle yeni hastane yapımının hayal olmadığını söyledi!

Alına bir takım kararların bürokrasi nedeniyle geciktiğini de itiraf etti...

Kendisini bir hayli ve heyecanlı gördük!

Yaşanan sıkıntıları aşmak için büyük çaba sarf ediyor...

Eğer başta partisi ve hükümetin diğer ortağından destek görürse yapılan çalışmaların kısa sürede olumsu sonuca ulaşacağı gün gibi ortada!

Bu arada bu köşede birkaç kez sorduğumuz ama yanıt alamadığımız organ bağışı konusunu da sorduk...

Söz verdi!

Ne zaman isterse arayacak ve birlikte organlarımızı bağışlayacağız...

Zira burada hayat kurtarmaktan bahsediyoruz!

Telefonunu bekleyeceğiz artık...

Hastanelere borçlar ödendi...

Yine bu köşede geçenlerde Türkiye’deki hastanelere biriken borçları sormuştuk kendisine...

Çünkü okurlardan gelen şikayetlere göre Türkiye’deki bazı hastaneler borçlar nedeniyle bizim hastalara randevu vermemeye başlamıştı....

Kendi ifadesiyle 2019 Haziran yılına kadar olan borçların hepsi ödenmiş!

Geri kalanın da önümüzdeki aylarda ödenmesi bekleniyormuş...

Bu arada bazı yetersizlikler nedeniyle hasta sevklerin de yıllık 100 Milyon TL’yi geçtiğini, bu paranın içeride kullanılması gerektiğine vurgu yaptı!

Bunun mutlaka bir formülü bulunmalı ve dışarıya kaçan paranın içerde kullanılması sağlanmalıdır...

GAÜ’nün hastane inşaatı artık devletin...

Dün sağlık bakanı ile de konuşmuştuk...

O konuşmadan sonra Resmi Gazetede yayınlandı!

Girne’de GAÜ’nün hastane için yaptığı bina artık devlete geçti...

Hem GAÜ hem de Girneliler için hayırlı bir haberdir bu!

Girne Akçiçek Hastanesi zaten uzun bir süredir artan nüfus nedeniyle yeterli hizmeti veremiyordu...

Şimdi devlet bu inşaatı tamamlayıp 150 yataklı hastane yapacak!

Girne ve civarının gözü aydın...

Delil karartan savcı kim?

Girne’de bir tecavüz olayı...

Yasal olmayan 5 ağaç kesimi!

Suçlunun korunması maksadıyla bir savcının delil karartarak adalete kara leke sürmesi...

Hukuk camiası son günlerde bunu konuşuyor!

Etik olmayacağı için şimdilik isim vermiyoruz ama kesinlikle hiç gecikilmeden sonuçlanması ve akla karanın ortaya çıkarılmak zorundu...

En güvenilir kurum olan mahkemelerin gözden düşmesini kimse istemez değil mi?

Vekiller bari şikayet etmesin!

HP’nin renkli simalarından Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu gayet açık fikirli bir arkadaşımız...

İçi neyse dışı da o!

Dilinin de pek kemiği yok...

Türkiye’den gelmesi beklenen 170 Milyon TL’nin gelmediğinden şikayet etti son olarak!

Bu hem iyi hem de kötü bir açıklama...

Hükümet vekili olduğu için şikayeti olumludur ama yine hükümet vekili olduğu için bunun sorgulanmasının da yine hükümetin görevinin olduğunu bilmesi gerekir!

İşte onlara bir fırsat;

Yarın Fuat Oktay, Maraş toplantısına katılmak için adaya gelecek!

Cesur olun ve paranın niye ulaşmadığını sorun...

Bu işin ayıbı yok ki!