banner386
banner399

Altın anahtar: Ön sevişme

Cinsel ilişki, birbirlerine cinsel ilgi ve istek duyan iki insanın, birlikte ürettikleri ve karşılıklı keyif a

30 Temmuz 2012 Pazartesi 15:23
Altın anahtar: Ön sevişme

Cinsel ilişki, birbirlerine cinsel ilgi ve istek duyan iki insanın, birlikte ürettikleri ve karşılıklı keyif aldıkları her çeşit cinsel davranıştır. “İlk dokunuştan orgazma kadar olan evreler cinsel ilişkinin bütününü oluşturur” diyen Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe, ön sevişme ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Cinsel ilgi duyulan biriyle bazen aynı mekanda bulunmanın ya da telefonla konuşmanın bile cinsel uyarı ve doyuma yönelik yönleri vardır. Cinsel davranış yelpazesinin bir ucunda duygusal ya da fiziksel bir dokunmayla başlayan uyarılma, diğer ucunda ise sevişme ile sağlanan ruhsal ve fiziksel doyum bulunmaktadır. Cinsel davranış yelpazesi ne kadar geniş, ne kadar zenginse, cinsellikten alabilecek hazlar da o kadar fazla ve değişik olacaktır. Cinsel hazların daha yoğun yaşanabilmesi için ise; kadının ve erkeğin ön sevişme ile birbirlerini sekse hazırlamaları önemlidir. Dokunma, okşama, öpüşme, sürtünme, masaj ve diğer tensel aktivitelerin yer aldığı cinsel isteği artırıcı ve daha zevkli hale getirici tüm iletişimler ön sevişmeyi oluşturur. Ön sevişme, partnerlerin cinsel birleşmeye fizyolojik ve psikolojik olarak hazırlanma sürecidir. Ön sevişme sağlıklı bir cinsel yaşantıda kesinlikle olmalıdır.

Bedene dokunulmasından alınan haz, kişi doğduğu andan itibaren geçerlidir. İnsanoğlu çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca bunların çeşitli şekilleriyle karşılaşırken, toplumsal baskılar nedeniyle, cinsel haz yaratan bazı dokunmaları engellemeyi de bir şekilde öğrenebilir. Bu baskılama sürecinin sonunda birçok erişkin erkek ve kadın, maalesef, cinsel ilişkiyi cinsel organların birleşmesinden ibaret bir eylem olarak algılamaya başlarlar. Böylece sevişmeler cinsel birleşme ve orgazma odaklanır, süreç değil hedef önemsenmeye başlanır. Cinselliği cinsel birleşme ve orgazma indirgeyen bu anlayış, cinsellikten alınabilecek birçok hazzın yaşanmasını da engellemektedir. Çünkü dokunma ve okşama gibi birçok cinsel davranış, süre sınırı olmayan bir haz kaynağı iken, cinsel birleşme dakikalarla, orgazm ise saniyelerle sınırlı bir haz üretebilir. Birçok cinsel işlev bozukluğunun ve cinsel doyumsuzlukların temelinde bu indirgeme anlayışı yatmaktadır.

Ön sevişme zorunlu bir eylem olarak görülmeli

banner341
Ön sevişmeye, hep bir hazırlık dönemi, bir hedefe giden yolda yapılması gereken zorunlu eylemler olarak bakılmaktadır. Genç çiftlerde, ön sevişmenin daha çok kadının cinsel birleşmeye hazırlanması için gerekli olduğu inanışı yaygındır. Çünkü genç erkeklerin cinsel açıdan uyarılması daha hızlıdır. Cinselliğe fazla ilgi duymayan, cinsel ilişkiye eşlerinin isteğini reddetmemek için girişen birçok kadın, ön sevişmeyi kısaltır, sevişmeyi cinsel birleşmeden ibaret hale getirir. Oysa iki insan arasındaki cinsel ilişki, sevişmeden ve haz yaratan cinsel davranışlardan oluşan keyifli bir süreçtir. Dokunma, öpme, sürtünme, fanteziler, cinsel birleşme, cinsel yanıtlar, boşalma veya orgazm, hepsi bu sürecin ayrı hazlar üreten parçalarıdır. Bunların bazılarını yeğleyip doyum sağlayabilirken göz ardı edilen parçaların potansiyel hazzını kaçırmak da mümkündür.

Kısa tutulan ön sevişme cinselliği olumsuz etkiliyor

Kısa tutulan bir ön sevişme cinselliği olumsuz etkilediğinden, ön sevişmenin süresi çiftin cinsel doyum yaşamasına yetecek kadar uzun olmalıdır. Yani iyi ve yeterli bir ön sevişme kadın eteği gibi olmalıdır, dikkat çekici olacak kadar kısa, gerekenleri kapsayacak kadar uzun. Sevişmek aceleye getirilmemelidir. Çünkü cinselliğin %90′ı dokunarak haz almak ve dokunarak haz vermektir yani sevişmektir. Geri kalan %10′luk kısmı ise penis vajina birlikteliğidir. İyi ve yeterli bir ön sevişme ile çiftler hem kendilerini ve partnerlerini keşfedebilirler, hem de daha kolay tatmin olabilirler.

Ön sevişmenin süresinin uzatılması ve içeriğinin değiştirilmesiyle, erken boşalmadan, sertleşme sorunlarına, orgazm olamamadan cinsel uyarılma bozukluklarına kadar birçok cinsel işlev bozukluklarının tedavisi yapılabilmektedir. Uzun süreli ilişkilerde, çiftlerin sevişmesinde cinsel birleşme nitelikleri çok değişmezken, ön sevişme süreleri ve davranış çeşitliliği genellikle azalmaktadır. Bu da cinsel ilişkinin monotonlaşmasına, cinsellikten alınabilecek birçok hazzın yok olmasına yol açabilmektedir. Öte yandan, eşlerden birinde veya her ikisinde cinsel işlev bozukluğu olan, cinsel sorunları nedeniyle cinsel birleşmenin kurulamadığı çiftlerde, sevişme uzundur, cinsel davranışlar çeşitlidir, karşılıklı birçok cinsel haz üretebilmektedirler. Ancak cinsel ilişkilerinde, istedikleri halde cinsel birleşme olmadığı için, cinsel doyumsuzlukları olmaktadır.


banner360
Son Güncelleme: 30.07.2012 15:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner398

banner361

banner357

banner363

banner226

banner301

banner290

banner320

banner331

banner184