Meclis Genel Kurulu’nda, Başbakanlık, bütçesi görüşülüyor.

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, karasal yayınla ilgili hazırlıkların yapılmadığını ve yeterince parası olmayanın uydu yayını yapamayacağı duruma getirip konuyla ilgili hala konuşacak yüzü olmasını anlayamadığını kaydetti.

Beklenenin karasal yayına uygun hale gelene kadar devlet katkısı sağlanması olduğunu hatırlatan Erhürman, 2016’dan itibaren hükümette olanların karasal yayının altyapısının hazırlanmamasının sorumluluğunu başkasına atmaya çalıştığını belirtti.

Çok parası olanın yayın yapabileceği bu düzenin demokrasinin katli olduğunu ileri süren Erhürman, bunun kabul edilebilir olmadığını ve bu konunun peşini bırakmayacaklarını ifade etti.

Taçoy’un kullandığı "Bulgar Türkü" tanımının asla kullanılamayacağını belirterek, kimseye bu şekilde kimlik tanımı yapılamayacağını meclis kürsüsünden yapılacak konuşmalarda daha dikkatli davranılması gerektiğini söyledi.

Büyükkonuk’ta aylardır ödenmeyen maaşların seçimden birkaç gün önce nasıl ödendiğini öğrenemediklerini söyleyen Erhürman, çalışanın ödenmesinin kendilerini memnun ettiğiniş ancak “Türkiye'deki kardeş belediye ödedi” gibi iddia ve duyumlara açıklık istediğini belirtti.

Erhürman, bütçe için üretimi arttırıp istihdamı arttırma hedefi belirlendiğini, asgari ücrette yapılacak artışın, kayıt dışılık, kapanma, işten çıkarma gibi sorunlara yol açabileceğini ancak bütçede bu durumda devletin ne gibi önlemler alacağının yer almadığını kaydetti. Cezaevinde bile 40 milletten insan olduğunu hatırlatan Erhürman, bu kadar çok kültürlü yapının yönetilememesinin kaosa yol açtığını söyleyerek, mahkemelerde Kıbrıslı Türk görmekte bile zorluk çekildiğini, okullarda Türkçe bilmeyen öğrenci sayısının her gün arttığını kaydetti.

Gelirlerin artma sebebinin Güneyden gelip alışveriş yapanlar olduğunu ancak Kıbrıslı Türklerin alım gücünün her gün düştüğünün görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade eden Erhürman, böyle giderse istihdamın daha da düşeceğini ve gençlerin göçe zorlanacağını savundu.

Mali Yardım Tüzüğü'nün peşine düşülmesi gerektiğini yineleyen Erhürman, hakların peşine düşülüp söke söke alınması gerektiğini söyledi.

Nisan ayında ek bütçe görüşülürken belediyelerin katkı paylarıyla ilgili hesap hatası olduğuyla ilgili uyarılarda bulunduklarını anımsatan Erhürman, bu hatanın düzeltilmemesinin bedelini belediyelerin ödediğini belirtti.

Erhürman, tüm bunların doğru bir gidişat olmadığını vurguladı.

-Toros

CTP milletvekili Fikri Toros, başbakanlığın hükümet politikalarına yön veren bir makam olduğunu, hükümetin programında belirttiği kalkınma programının da hazırlanmaması nedeniyle bu bütçe de de yer almadığını kaydederek, milli gelirin düştüğünü enflasyonun da daha da tırmanacağının öngörülebileceğini söyledi.

Ukrayna savaşının ne tür etkileri olacağı bilinmezken, kalkınma programının acil ihtiyaç olduğunu belirten Toros, yüzde 24 bütçe açığı olacağını ve bunun için güç birliğine gidilmesi gerektiğini hatırlattı.

TC’den alınması öngörülen katkılar için yapılması gerekenlere de örnekler veren Toros, geçen yıl bunların Kıb-Tek’in zararlarını kapamak için kullanıldığını hatırlattı.

Kıb-Tek’in komik şekilde Başbakanlığa bağlı olduğunu ve bu sebeple doğru düzgün yönetilemediğini dile getiren Toros, akaryakıt konusundaki tartışmaların da çok yanlış olduğunu dile getirdi.

Toros, AB’nin geliştirdiği güneş enerjisi projesinin ihalesinin açılmak üzere olduğunu ve en kısa sürede fosil yakıttan kurtulmayı umduğunu söyledi.

Ukrayna savaşının gıda krizine etkisiyle ilgili bilgi veren Toros, bu krize karşı acil tedbir alınması gerektiğini belirtti.

Mahali gelirlerin arttırılmasının önemi üzerine konuşan Toros, bu amaçla hükümet programda yer alan konularla hiçbir adım atılmadığını kaydetti.

Toros, geçmiş cumhurbaşkanları için ayrılan bütçenin emlak giderlerini bile karşılamaya yetmeyeceğini bu nedenle ödeme kalemlerinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Akdeniz'de Hatay açıklarında 4,0 büyüklüğünde deprem Akdeniz'de Hatay açıklarında 4,0 büyüklüğünde deprem

-Barçın

Barçın, bütçenin bir öngörü işi olduğunu vurgulayarak, bugün elindeki verilerin “nasıl bütçe hazırlanamaz”a ders niteliğinde bir çalışma olduğunu söyledi ve örnekler verdi.

"Rakamlara dayalı konuşmaların tamamının manasız olduğunu çünkü bütçe için öngörü yapmayı sağlayan verilere sahip olmadıklarını" kaydeden Barçın, “böyle giderse tarihte ilk kez gelirde indirime gidilecek” dedi.

Barçın, Maliye Bakanlığı'nın sayfasında bile yapılan ek bütçenin yer almadığını ve sanki ilk yapılan bütçe üstünden kar sağlandığı yanılgısı yaratıldığını anlattı. Barçın, ödenmeyen belediye katkı paylarının ne olacağını  da sordu.

Türkiye'de uygulanan kur korumalı mevduatın niye ülkede uygulanmadığını sorarak, Türkiye'ye büyük bir mevduat kaçışı olduğunu, bunun sebep olduğu vergi kaybının önüne nasıl geçileceğini de soran Barçın, Maliye Bakanı Şan’ın gelir vergisi matrahlarıyla ilgili bilgi vermesini istedi.

Başbakanlık'ta 400 bin olan ağırlama giderinin niye 1 milyon 200 bine çıktığını soran Barçın, bu konuda eleştirilerde bulundu.

Spor Dairesi’nin yönetiminin de çok kötü olduğunu, aylardır dairede müdür bulunmadığını söyleyen Barçın,  "Başbakanın geçici işçi kadrosundaki bir yakınının müdürlük koltuğunda oturduğu, dairedeki iki şahsın RHA plakalı araçlara sivil plaka taktırıp eve gidip gelmekte kullandığı, naylon fatura uygulaması yapıldığı, daireye yapılan alımların UBP'ye yakın bir şahıstan gerçekleştirildiği" iddialarına işaret ederek, bu konularda gerekli araştırmanın yapılmasını istedi.